İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali 30. kez perdelerini açmaya hazırlanıyor. 22 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşacak festival, Türkiye’den ve yurtdışından toplam 17 tiyatro, performans ve dans gösterisine evsahipliği yapacak. Biletler 11 Eylül Cuma günü satışa çıkacak.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı ( İKSV ) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen 30. İstanbul Tiyatro Festivali , 22 Ekim' de perdelerini açmaya hazırlanıyor.
Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilecek festival, altı uluslararası, on bir yerli gösteriden oluşan bir programla tiyatroseverlerle buluşacak. 3 Aralık' a kadar sürecek festivalde bu yıl iki yapım İKSV Genç Sanatçı Fonu ile desteklenecek.
Dil ve iletişim, programın izleyicileri üzerine düşünmeye davet ettiği diğer önemli meseleler. Marah Haj Hussein'in projesi Dil Broblem Değil , işgal altında yaşayan bir ailenin ses kayıtlarından yola çıkarak anadilin kuşaktan kuşağa dönüşümünü gözler önüne seriyor. Ramesh Meyyappan ve George Mann'ın birlikte ürettikleri Veda Ritüeli' nde doğuştan sağır bir adam, işaret dilini hiç öğrenmemiş ilgisiz babasının ölümünün ardından ona kendi ritüeliyle veda ediyor. Caroline Guiela Nguyen'in yazıp yönettiği, festivalin ilk oyunu Lacrima ise Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız işaret dilindeki sahnelerinde Paris'teki bir modaevinden Mumbai'deki nakış atölyelerine uzanan bir emek zincirini deşifre ediyor.
Festival sahnesine taşınan bu meseleler, farklı zaman ve coğrafyalardan bugüne uzanıyor; içinde yaşadığımız dünyada taze karşılıklar buluyor. Usta yönetmen Dmitry Krymov'un yazıp yönettiği Requiem , Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde yazılan; Suzie Miller'ın kaleme aldığı Nagihan Gürkan'ın sahnelediği Anna K , bir kadının özel hayatının sosyal medyada bir hashtag'e dönüşmesini konu alan yapımlar. J.M. Coetzee'nin romanı Romancının Romanı'ndan Saim Güveloğlu'nun uyarladığı Elizabeth Costello edebiyat, etik ve insanın dünyayla kurduğu ilişki üzerine bir sorgulama. Yeşim Özsoy'un yazıp yönettiği Aksak Deliryum' da ise adı konmamış bir felaket yavaş yavaş gündelik hayata sızıyor. Kadınların deneyimleri ve üretimleri, programın farklı noktalarında birbirine bağlanıyor. Yngvild Aspeli, Paola Rizza'ın kukla anlatısına başvurak uyarladığı Bir Bebek Evi , festivalin bu hattındaki ilgi çekici duraklardan biri.
Dans yapımları, her zaman olduğu gibi festivalin önemli bir parçasını oluşturuyor. Nederlands Dans Theater' ın festivaldeki programı, Jiří Kylián ve Marco Goecke'nin NDT repertuvarından iki yapıtını Noé Soulier'nin güncel eseriyle yan yana getirerek topluluğun farklı kuşaklardan koreograflarından bir seçki sunuyor. Otuzuncu festivale özel olarak koreograf Fernando Melo'ya sipariş edilen Rüzgâr Ağacı ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi işbirliğiyle MDTistanbul dansçıları tarafından hayata geçiriliyor.








