ABD ile İran arasındaki savaş, yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği küresel enflasyon küresel faiz oranlarını da uçuruyor. Piyasa gözünü yüzde 5.3'ü bulan ABD tahvil faizine dikmişken uzlanlar asıl uyarıyı şimdiye kadar Avrupa Birliği'nin arkasına saklanmış borç ve faizi yüksek Fransa ve İtalya'nın verdiğini belirtiyor.
Türkiye astronomik yükselen ve sonrasında 500 bin yatırımcıya mağdur eden serbest yatırım fonu sorunu ile boğuşurken global piyasalardan da hiç olumlu rüzgarlar esmiyor. Öncelikle yatırımcıları rekorlar kırarak yüzde 5,3 seviyelerine ulaşan ABD 10 yıllık tahvilleri korkutuyor. İçeride faizler yüksekken dışarıdan da borçlanan Türkiye için bu ikili faiz kıskacı zorlayıcı bir hal alıyor.
Uzmanlar alarm sinyallerinin Avrupa'dan özellikle de Fransa ve İtalya'dan geldiğine dikkat çekiyor. Tabii ki veriler de bu uyarıları doğruluyor. Fransa-Almanya 10 yıllık tahvil spreadi 2012'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa-Almanya 10 yıllık devlet tahvili getiri farkı (spread) , 145-152 baz puan (yüzde 1,45 - 1,52) aralığına yükselerek 2011-2012 Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel tahvil satışlarının ve petrol şoklarının yaşandığı bu dönemde, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi (OAT) psikolojik sınır olan yüzde 5,00'in üzerine çıkarken, güvenli liman kabul edilen Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi (Bund) ise yüzde 3,60 seviyelerinde seyrediyor. İtalya'nın iki yıllık tahvil getirisi spreadi de Almanya'ya göre bir seansta neredeyse ikiye katlanarak, daha önceki Euro Bölgesi gerilimini hatırlattı. Almanya ve Hollanda dışındaki çoğu devlet tahvili değer kaybederken, yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) daha fazla faiz artırımı beklentilerini düşürdü.
Konuya dikkat çeken Yapı Kredi Yatırım Başstratejisti Murat Berk, "Yüksek borçlanma maliyetleri iki para birliği ülkesinin tahvil piyasalarını başladığında, sorun ne kadar süreyle sınırlı kalabilir?" diye soruyor.
Berk, kredi spread'lerinin açıldığını, Fransa'nın CDS primlerinin keskin bir yükseliş kaydettiğini ve yatırımcıların Euro bölgesi devlet tahvillerini ellerinde tutmak için talep ettikleri primin, yeniden eski devlet borç krizi yıllarını anımsatan seviyelere doğru tırmandığını belirterek "Bu durum, Avrupa'nın aniden 2011 yılına geri döndüğü anlamına gelmiyor. Ancak piyasanın, uzun zamandır bu denli yüksek sesle sorma gereği duymadığı bir soruyu gündeme getirmeye başladığını gösteriyor: Bir ülkenin mali sorunu, ne zaman yerel bir mesele olmaktan çıkıp global sorununa dönüşür?" diyor.
İtalya, perşembe günü bu konudaki en net uyarıyı verdi. İtalyan ve Alman 2 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark neredeyse iki katına çıkarak 55 baz puana ulaştı; bu, 2020'den bu yana kaydedilen en büyük günlük kapanış artışıydı.
Bunun tek başına bu bir kriz işareti sayılmasa da, yatırımcıları temkinli olmaya sevk eden türden bir hareket olduğuna dikkat çeken Berk, "Zira piyasa zincirin zayıf halkalarını yeniden fiyatlandırmaya başladığında bulaşma riski hızlanabilir" yorumunu yapıyor.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- ABD ile İran arasındaki savaş, yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği küresel enflasyon küresel faiz oranlarını da uçuruyor. Piyasa gözünü yüzde 5.3'ü bulan ABD tahvil faizine dikmişken uzlanlar asıl uyarıyı şimdiye kadar Avrupa Birliği'nin arkasına saklanmış borç ve faizi yüksek Fransa ve İtalya'nın verdiğini belirtiyor
- Türkiye astronomik yükselen ve sonrasında 500 bin yatırımcıya mağdur eden serbest yatırım fonu sorunu ile boğuşurken global piyasalardan da hiç olumlu rüzgarlar esmiyor. Öncelikle yatırımcıları rekorlar kırarak yüzde 5,3 seviyelerine ulaşan ABD 10 yıllık tahvilleri korkutuyor. İçeride faizler yüksekken dışarıdan da borçlanan Türkiye için bu ikili faiz kıskacı zorlayıcı bir hal alıyor
- Uzmanlar alarm sinyallerinin Avrupa'dan özellikle de Fransa ve İtalya'dan geldiğine dikkat çekiyor. Tabii ki veriler de bu uyarıları doğruluyor. Fransa-Almanya 10 yıllık tahvil spreadi 2012'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa-Almanya 10 yıllık devlet tahvili getiri farkı (spread) , 145-152 baz puan (yüzde 1,45 - 1,52) aralığına yükselerek 2011-2012 Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel tahvil satışlarının ve petrol şoklarının yaşandığı bu dönemde, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi (OAT) psikolojik sınır olan yüzde 5,00'in üzerine çıkarken, güvenli liman kabul edilen Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi (Bund) ise yüzde 3,60 seviyelerinde seyrediyor. İtalya'nın iki yıllık tahvil getirisi spreadi de Almanya'ya göre bir seansta neredeyse ikiye katlanarak, daha önceki Euro Bölgesi gerilimini hatırlattı. Almanya ve Hollanda dışındaki çoğu devlet tahvili değer kaybederken, yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) daha fazla faiz artırımı beklentilerini düşürdü
- Konuya dikkat çeken Yapı Kredi Yatırım Başstratejisti Murat Berk, "Yüksek borçlanma maliyetleri iki para birliği ülkesinin tahvil piyasalarını başladığında, sorun ne kadar süreyle sınırlı kalabilir?" diye soruyor
Neden önemli?
Alarm zilleri Fransa'dan çalıyor başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak