Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in önceki gün, “Yaşam tarzımıza karışmayın”, “Dış politikamız bağımsız” ve “Silahlarımızı kendi paramızla aldık” sözleri dikkat çekti. Aliyev, dış politika ağırlıklı eleştirilerinde ülke ismi vermedi. Ancak Aliyev’in sözlerinin, Türkiye’de bazı grupların türban ve Karabağ Savaşı’na ilişkin yaklaşımlarını hedef aldığı yorumları yapıldı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Aliyev, Azerbaycan halkının dünyadaki pek çok bölgenin aksine istikrar, sükûnet ve huzur içerisinde yaşadığını belirterek, “Bu nedenle güvenlik tedbirleri her zaman gündemimizde olmalıdır. Azerbaycan güçlendikçe, daha aktif, net bir bağımsız politika izledikçe ve yöneltilen her bir oka karşılık on okla yanıt verdikçe, üzerimizdeki baskılar daha da artacaktır. Tek bir darbeye belki 2, 5, hatta 10 darbeyle karşılık veriyoruz ki herkes yerini bilsin; işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize ne yapacağımızı söylemesin. Herkes kendi milletine ve devletine baksın. Azerbaycan'ın bugünkü gerçekliği öyle bir noktadadır ki, pek çok ülke için bir rol model haline geldik. Bu nedenle gerek fiziksel gerekse ideolojik risklere karşı ciddi tedbirler alınmaktadır ve alınmaya da devam edilecektir” dedi.
Aliyev daha sonra, “İdeolojik alanımız ve dış politika stratejimiz yabancı unsurlardan ve yabancı nüfuzundan arındırılmış olmalıdır. Dış politikamızı -şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da- işlerimize kimsenin karışamayacağı bir şekilde inşa etmeliyiz. Kimsenin yardımına veya himayesine ihtiyacımız yok. Yardıma ihtiyacımız olduğunda bize kimse yardım etmedi. Bir milyon mültecimiz varken kimse bize el uzatmadı. Ne elde ettiysek paramızla satın aldık. Buna, son mermisine kadar dünya fiyatları üzerinden parayla alınan tüm silahlar da dahildir. Bize tek bir manat veya tek bir dolar indirim dahi yapılmadı. Hatta bazen bize dünya piyasa fiyatlarının katbekat üzerinde fiyatlarla satış yaptılar ve biz buna göz yummak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
Türkiye, 2020’deki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a çok sayıda Bayraktar TB2 dronu sağlamış; Türk basınında, bu tedariğin Azerbaycan’ın zaferinde büyük rol oynadığı sıkça dile getirilmişti. Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2024 yılında İsrail’i işaret ederek, “Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek bunun benzerini onlara da yaparız” demişti. Bu nedenle Azerbaycan Savunma Bakanlığından bir yetkili, verilen mücadelede yalnızca Azerbaycan ordusunun görev aldığını bildirmişti.
Devlete bağlı Azerbaycan gazetesinin Erdoğan’ın konuşmasından dört gün sonraki başyazısında ise, “Azerbaycan'ın tamamı, halkımızın, ordumuzun ve komutanımızın meşru zaferini sahiplenme ve kendi adlarına kullanma girişimlerini hayal kırıklığı ve derin üzüntüyle izliyor. Azerbaycan'ın zaferinin sonuçları tüm Türk dünyasına aittir, ancak Türkiye de dahil olmak üzere hiçbiri bu sonuçların yaratıcısı değildir. Kardeş ülke Türkiye'de yapılan ve iyi bilinen açıklamalar, 44 günlük savaşın gerçeklerini açıkça çarpıtıyor ve en önemlisi, Ermenilerin işine yarıyor (...) Türkiye'den gelen üzücü açıklamalarda, Azerbaycan'a sağlandığı iddia edilen karşılıksız askeri mühimmat yardımlarından da bahsediliyor. Satın aldığımız her mermi, mühimmat ve ekipmanın bedelini ödedik!” ifadeleri kullanılmıştı.








