Altın ve gümüş piyasalarında kritik seviyeler gündemdeki yerini korurken ekonomist Tuna Kaya’dan 3 Kasım tarihine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Piyasalarda gözler kritik tarihe çevrilirken yatırımcıların takip etmesi gereken seviyeler de belli oldu.
Yukarı yönlü hareketlerde 4250 ve 4300 dolar seviyelerinin önem taşıdığını belirten Kaya, 4300 doların aşılması halinde yükselişin yeniden güç kazanabileceğini kaydetti. Buna karşılık 4000 dolar desteğinin kırılması durumunda daha düşük seviyelerin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Gümüş piyasasını da değerlendiren Kaya, 56 dolar seviyesinin kritik bir destek noktası olduğunu vurguladı. Gümüşte yukarı yönlü hareketin güç kazanması için 60,22 dolar seviyesinin aşılması gerektiğini belirten ekonomist, destek seviyesinin kaybedilmesi halinde fiyatın 50 dolara kadar gerileyebileceğini ifade etti.
Gümüşün geçmişte 120 dolar seviyesine kadar yükseldiğini hatırlatan Kaya, bu zirveden yaklaşık yüzde 50 oranında geri çekilme yaşandığını altını çizdi. Fiyatlar 100 doların üzerindeyken yatırımcıların gümüşe yoğun ilgi gösterdiğini, düşüş döneminde ise ilginin azaldığını konuşmasında değindi. Kaya, orta ve uzun vadeli görünüm açısından mevcut seviyelerin önemine dikkat çekerek yatırımcıların yalnızca yükseliş dönemlerine odaklanmaması gerektiğini dile getirdi.
Altın fiyatlarının geleceğinde Çin'in alımlarının da belirleyici olabileceğini ifade eden Kaya, ülkedeki merkez bankasının fiyatlar geriledikçe altın alımlarını artırdığına dikkat çekti. Kaya, Çin'in mart ayında yaklaşık 4,5 ton, nisan ayında 8 ton, mayıs ayında 10 tona yakın, haziran ayında 15 ton ve temmuz ile ağustos aylarında yaklaşık 20'şer ton altın aldığını aktardı. Eylül ayında ise alım miktarının 23 tona ulaştığını aktardı. Bu veriler doğrultusunda Çin'in altın fiyatlarındaki geri çekilmelerde önemli bir alıcı konumunda bulunduğunu belirten Kaya, önümüzdeki dönemde alımların sürüp sürmeyeceğinin yakından takip edilmesi gerektiğini aktardı.
Kaya, uzun vadede altının performansını değerlendirirken dolar ve euronun enflasyon karşısındaki değer kaybına da değindi. 2000 yılından bu yana doların ABD enflasyonuna göre yüzde 47, euronun ise yüzde 44 değer kaybettiğini belirten Kaya, aynı dönemde ons altının 248 dolardan 4165 dolara yükseldiğini ifade etti. Altının bu süreçte yaklaşık yüzde 1523 oranında artış kaydettiğini belirten ekonomist, uzun vadeli fiyat hareketlerinin yatırım araçlarının satın alma gücü üzerindeki etkisini değerlendirmek açısından önemli olduğunu ifade etti.









