Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan ile çocukları şiddete yönelten etkenleri ve aileden okula, medyadan toplumsal koşullara uzanan çözüm yollarını konuştuk.
17°C Orta şiddetli yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Üst üste yaşanan okul saldırıları, toplumumuzu olağan dışı bir durumla karşı karşıya bıraktı. Çocuklar şiddete bulaşıyor, diğer çocukların yaşamını tehdit ediyor. Peki, bu neden kaynaklanıyor, çözümü nedir? Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan’a sordum.
Bunun bir tek nedeni yok. Davranışlarımızın biyolojik temelleri vardır ve maruz kaldığımız iyi ve kötü psikolojik etkenler davranışlarımıza yön verir. Örneğin sevgi ve ilgi görmeden büyüyen çocuklarda saldırganlığa veya diğer ruhsal bozukluklara yatkınlık çok daha yüksektir. İçinde yaşadığımız çevre de davranışlarımızı etkiler. Şiddetin, kabalığın yadırganmaması, o toplumda saldırganlığın cezalandırılmaması, aksine ödüllendirilmesi gibi etkenler davranışlarımızda belirleyicidir. Çocukların erişkinleri model alması sonucu adalete inanmamaları ve kendi adaletlerini sağlamak için okul çetelerine, grup, örgüt veya abilere sığınmaları, şiddetin gençler arasında yayılımının en sık görünümleridir. Toplumda adalete güven sağlanmadığı zaman çocukların ve ergenlerin bu tür silahlı saldırılarının ardı arkası çok zor kesilir.
- Çocukların umutsuzluğunun nedeni ne olabilir?
Eğer bir çocuk, eğitimini başarıyla sürdürerek, çok çalışarak geleceğine umutla bakabileceğini hissetmezse kendine başka çıkar yollar aramaya başlar. “Çalışıp okusam bile nasılsa iyi bir iş bulamayacağım” veya “iş bulsam bile düzgün bir yaşam standardım olamayacak” düşüncesi çocukları olumsuzluğa teşvik eder. Bazı çocuklarda bu durum bilgisayar oyunlarına aşırı bağımlılık veya içe kapanma gibi belirtilere neden olurken bazıalrında bu durum bahis gibi kolay yoldan para kazanmayı umut ettikleri tehlikeli yollara girmelerine yol açar. Daha da kötüsü kolay yoldan lüks bir yaşam elde edeceklerini düşündükleri çetelere yönelebilirler. Temelde fırsat eşitliğinin olmaması ve gelir adaletsizliği toplumsal bağları koparırken, bağları kopan toplumda ilk tuzağa düşenler ise çocuklardır. Yapılan sosyo-ekonomik araştırmalar, gelir eşitsizliğinin arttığı toplumlarda suç oranlarının ve şiddet eğilimlerinin de yükseldiğini ortaya koymaktadır.









