21°C Az bulutlu İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Geleneksel kök hücre çalışmalarında hücreler önce embriyonik "temiz sayfa" aşamasına sıfırlanıp ardından farklı bir organ hücresine dönüştürülürken, Bonn Üniversitesi ekibi geliştirdikleri özel viral yöntemle bu orta aşamayı tamamen atladı.
Enstitü Direktörü Profesör Oliver Brüstle liderliğindeki ekip, transkripsiyon faktörü taşıyan zararsız bir virüs yardımıyla alyuvar atasal hücrelerini doğrudan beynin işlevsel kök hücrelerine (iNSC) dönüştürdü. Dönüşümün 12. gününde kan proteinlerini tamamen bırakan hücreler, nöral proteinler salgılamaya başladı.
Araştırmanın en şaşırtıcı bulgusu ise hücrelerin laboratuvarda yaşlandıkça biyolojik olarak daha da gençleşmesi oldu. Hücrelerin DNA metilasyonu ve RNA sekanslaması ile izlenen epigenetik yaşı, dönüşüm sürecinin 50. gününde donör yaşının yüzde 5'ine kadar geriledi.
Bilim insanları, dönüştürülen hücrelerin 50 günlük süre zarfında epigenetik olarak tam 60 yıl gençleştiğini kaydetti. Üstelik bu gençleşmenin sadece görünüşte kalmadığı; hücrelerin DNA hasarlarını onardığı, mitokondriyal toksisiteyi sıfırladığı ve genç bir beyin hücresi gibi aktif biçimde metabolik geri dönüşüm yaptığı belgelendi.
Hücrelerin yaşlanma karşıtı dirençlerini bölünüp çoğalmadıkları koşullarda dahi koruduğunu belirten Profesör Oliver Brüstle, elde edilen verilerin nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde devrim yaratacağını vurguladı.
Daha önce yapılan canlı nakil deneylerinde, genetiği değiştirilen bu tür kök hücrelerin fare beynine başarıyla entegre olduğu ve mevcut sinir ağlarıyla tam uyumlu bağlantılar kurduğu kanıtlanmıştı. Bilim insanları, bu yöntem sayesinde gelecekte Alzheimer, Parkinson ve felç hastaları için hastanın kendi kanından genç ve sağlıklı beyin dokuları üretilebileceğini bildiriyor.
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- 21°C Az bulutlu İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Geleneksel kök hücre çalışmalarında hücreler önce embriyonik "temiz sayfa" aşamasına sıfırlanıp ardından farklı bir organ hücresine dönüştürülürken, Bonn Üniversitesi ekibi geliştirdikleri özel viral yöntemle bu orta aşamayı tamamen atladı
- Enstitü Direktörü Profesör Oliver Brüstle liderliğindeki ekip, transkripsiyon faktörü taşıyan zararsız bir virüs yardımıyla alyuvar atasal hücrelerini doğrudan beynin işlevsel kök hücrelerine (iNSC) dönüştürdü. Dönüşümün 12. gününde kan proteinlerini tamamen bırakan hücreler, nöral proteinler salgılamaya başladı
- Araştırmanın en şaşırtıcı bulgusu ise hücrelerin laboratuvarda yaşlandıkça biyolojik olarak daha da gençleşmesi oldu. Hücrelerin DNA metilasyonu ve RNA sekanslaması ile izlenen epigenetik yaşı, dönüşüm sürecinin 50. gününde donör yaşının yüzde 5'ine kadar geriledi
Neden önemli?
Biyolojik saat tersine döndü: 50 günde 60 yıl gençleşen beyin kök hücreleri üretildi başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak