Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Böyle giderse zeytin ağaçları tek tek sökülecek

Tarlada 20 liraya satılamayan zeytin, market raflarında 350 lirayı buldu. Girdi maliyetleri karşısında ezilen ve emeğinin karşılığını alamayan çiftçiler, "Böyle giderse zeytin ağaçlarını tek tek sökeceğiz" diyerek yetkililere seslendi. Gübre, mazot, sulama ve işçilik kalemle

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Böyle giderse zeytin ağaçları tek tek sökülecek

Tarlada 20 liraya satılamayan zeytin, market raflarında 350 lirayı buldu. Girdi maliyetleri karşısında ezilen ve emeğinin karşılığını alamayan çiftçiler, "Böyle giderse zeytin ağaçlarını tek tek sökeceğiz" diyerek yetkililere seslendi.

Gübre, mazot, sulama ve işçilik kalemlerindeki artış üreticinin belini bükerken, tarladaki fiyat ile market rafı arasındaki 15 katlık uçurum tepkileri artırdı. Üreticilerden Fehmi Altınöz, “Abi biz resmen öldük, sahipsiziz. Yetim çocuklar gibiyiz. Üç yıl önce 100 lira olan zeytin baş kalibresi bugün 40-50 liraya düşer mi? 100-150 kilo zeytin topluyoruz, 3 bin lira yapıyor. Bunun 2 bin lirasını zaten amele alıyor. Gübresi, mazotu, suyu var. Neresi kâr bunun?” açıklamasında bulundu.

Fiyat dengesizliğine çay örneğiyle dikkat çeken çiftçi Altınöz, ihracat kısıtlamalarını hatırlatarak, “Bir bardak çayın 25-30 lira olduğu yerde zeytinin 20-25 lira olması akıl kârı değil. Dökme yağ ihracatını açmadıkları sürece bu zeytin para etmez. İşçi tutsam zarara gireceğim, eşimle toplayabildiğimi toplayacağım, gerisi dalında kalacak” diye konuştu.

Milletvekillerine ve ziraat odalarına da sitem eden Altınöz, “Bu kadar ziraat odaları var. Yani bizim Aydın'ın 7 tane milletvekili var, 8 tane milletvekili var. Ya bir dertlerimizi dinlesin kardeşim. Bir köye gelsin, üreticinin yanında yer alsınlar. Bu kadar mı acizler ki! Biz resmen bittik” açıklamasında bulundu.

Alım fiyatlarının düşüklüğünün yanı sıra bu sezon ödeme tahsilatında da büyük kriz yaşandığını söyleyen Altınöz, “Bu yıl para da dönmüyor. Bu yıl patronlar para da göndermiyor. Bak ben 10 gün zeytin verdim, daha benim aldığım bir gün harçlık parası. Para dönmüyor, hiçbir şey de yok. Geçen yıl, evvelsi yıl abi iki günde bir her gün paralarımızı nakit alıyordu. E bu yıl para da dönmüyor. Ya hep içerdeyiz. Zeytinin ucuz olması yetmiyor da bir de 'acaba paralarımız içeride kalır mı kalmaz mı' onun derdindeyiz. Birikiyor yani” ifadelerini kullandı.

Girdi maliyetleri ile satış fiyatı arasındaki uçurumu işaret eden çiftçi Mehmet Tunçel, “Bu çiftçi için bir yıkımdır. Eğer bir sene daha böyle giderse hepimiz zeytin ağaçlarını tek tek kesmek zorunda kalacağız. Köyde üretici yaş ortalaması zaten 60 olmuş, genç nesil bu şartlarda durmaz” diye konuştu.

31 yıllık öğretmenlik hayatının ardından zeytin üreticiliğine başlayan İbrahim Kırtaş, “Üretici yerle yeksan olmuş durumda. Topladığım 275 kilo palamut zeytinini ortalama 20-22 liradan sattım, maliyetini imkanı yok karşılamıyor. Biz tarlada 20 liraya veriyoruz, markette aynı zeytin 300-350 lira. İthalata dayalı politikalardan vazgeçip kendi üreticimizi desteklememiz gerekiyor” dedi.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Tarlada 20 liraya satılamayan zeytin, market raflarında 350 lirayı buldu. Girdi maliyetleri karşısında ezilen ve emeğinin karşılığını alamayan çiftçiler, "Böyle giderse zeytin ağaçlarını tek tek sökeceğiz" diyerek yetkililere seslendi
  • Gübre, mazot, sulama ve işçilik kalemlerindeki artış üreticinin belini bükerken, tarladaki fiyat ile market rafı arasındaki 15 katlık uçurum tepkileri artırdı. Üreticilerden Fehmi Altınöz, “Abi biz resmen öldük, sahipsiziz. Yetim çocuklar gibiyiz. Üç yıl önce 100 lira olan zeytin baş kalibresi bugün 40-50 liraya düşer mi? 100-150 kilo zeytin topluyoruz, 3 bin lira yapıyor. Bunun 2 bin lirasını zaten amele alıyor. Gübresi, mazotu, suyu var. Neresi kâr bunun?” açıklamasında bulundu
  • Fiyat dengesizliğine çay örneğiyle dikkat çeken çiftçi Altınöz, ihracat kısıtlamalarını hatırlatarak, “Bir bardak çayın 25-30 lira olduğu yerde zeytinin 20-25 lira olması akıl kârı değil. Dökme yağ ihracatını açmadıkları sürece bu zeytin para etmez. İşçi tutsam zarara gireceğim, eşimle toplayabildiğimi toplayacağım, gerisi dalında kalacak” diye konuştu
  • Milletvekillerine ve ziraat odalarına da sitem eden Altınöz, “Bu kadar ziraat odaları var. Yani bizim Aydın'ın 7 tane milletvekili var, 8 tane milletvekili var. Ya bir dertlerimizi dinlesin kardeşim. Bir köye gelsin, üreticinin yanında yer alsınlar. Bu kadar mı acizler ki! Biz resmen bittik” açıklamasında bulundu

Neden önemli?

Böyle giderse zeytin ağaçları tek tek sökülecek başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →