Çocuklara saygıyı, dürüstlüğü ve şiddetten uzak durmayı öğütlerken yetişkinlerin tam tersini yapması, verilen bütün nasihatleri etkisizleştiriyor. Evden okula, sokaktan ekrana kadar gördüklerini model alan çocuklar, içinde büyüdükleri dünyanın çelişkilerini de davranışlarına taşıyor. Çünkü çocuk eğitiminde belirleyici olan sözler değil, yetişkinlerin gösterdiği örnekler.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Çocuklar, kendilerine yasak olan davranışları büyüklerin yaptığını gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşıyor. Eyleme dönüşmeyen sözlü uyarı, çocuklarda değiştirici etki yaratmıyor ve onları doğruya yöneltmiyor. Zaman içinde tüm yanlışlar normalleşiyor ve birer davranış halini alıyor.
Çocukken, çocukların söylemesi ayıp olan şeyleri yetişkinlerden duyduğumda çok şaşırırdım. Örneğin çocukların küfretmesi ayıptı ama yetişkinlerin küfretmesi ayıplanmıyordu. Çocukların yalan söylemesi affedilmezdi ama yetişkinler, “beyaz yalan” dedikleri aldatmacaları rahatlıkla yapabiliyorlardı. Yetişkinlere serbest olan her şey çocuklara yasaktı. Yetişkin yaparsa hoş görülür ama çocuk yaparsa şiddet görürdü. Yetişkinler kendilerini iyi yetiştirememişlerdi ama çocuk yetiştirmeye çalışıyorlardı. Bu aslında “Söylediğimi yap ama yaptığımı yapma!” tavrıydı.
Çocuklar, yetişkinler karşısında edepli olmalı, bacak bacak üstüne atmamalı, yüksek sesle konuşmamalı, kimseyi alaya almamalı, sesini çıkarmamalı, sessiz ve uslu olmalı, bir köşede put gibi durmalıydı. Oysa yetişkinler böyle miydi? Onlar istedikleri her şeyi yapabilirlerdi. Söylemleriyle eylemlerinin uyuştuğu anlar nadirdi.
Örneğin çocuklara, “Büyüğüne küçüğüne, herkese saygılı ol” derlerdi ama kendileri bazen saygısızlık yapabilirlerdi. Toplumdaki bu genel tavır pek çok yerde kendini gösteriyordu. Okulda, hastanede, evde, devlet kurumlarında, siyasi konuşmalarda, ekranda… Yetişkin olmak “her şeyi bilmek” demekti. Gerçekten öyle miydi? Örneğin okulda iki çocuk kavga ettiğinde onlara şiddetin kötü bir şey olduğu söyleniyordu ama mecliste milletvekillerinin yumruk yumruğa kavga etmesi normaldi. Ekranda şiddet normaldi ama evde, okulda değildi.
Zaman ilerledikçe düzelmesi gereken şeylerin daha da kötüye gitmesi büyük bir hüsran nedeni elbette. Her gün şiddet, hakaret, hırsızlık, haksızlık haberleriyle karşılaşıyoruz. Üstelik şiddet, git gide dozunu artırıyor. Evet, eskiden de her şey mükemmel değildi ama şimdiki kadar da kötü değildi. Tarihin her döneminde insanlar haksızlığa uğramış, şiddet gösterip şiddet görmüş. Ancak dünya ileri gidiyor, durmuyor. Toplumlar, geçmişten çıkardıkları derslerle daha iyiye ve doğruya yönelmeli. Nitekim çocuklara verdiğimiz nasihatler de bunun bir sonucu. Yani yanlıştan aldığımız dersi düzeltmeye yönelik bir tavır.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Çocuklara saygıyı, dürüstlüğü ve şiddetten uzak durmayı öğütlerken yetişkinlerin tam tersini yapması, verilen bütün nasihatleri etkisizleştiriyor. Evden okula, sokaktan ekrana kadar gördüklerini model alan çocuklar, içinde büyüdükleri dünyanın çelişkilerini de davranışlarına taşıyor. Çünkü çocuk eğitiminde belirleyici olan sözler değil, yetişkinlerin gösterdiği örnekler
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Çocuklar, kendilerine yasak olan davranışları büyüklerin yaptığını gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşıyor. Eyleme dönüşmeyen sözlü uyarı, çocuklarda değiştirici etki yaratmıyor ve onları doğruya yöneltmiyor. Zaman içinde tüm yanlışlar normalleşiyor ve birer davranış halini alıyor
- Çocukken, çocukların söylemesi ayıp olan şeyleri yetişkinlerden duyduğumda çok şaşırırdım. Örneğin çocukların küfretmesi ayıptı ama yetişkinlerin küfretmesi ayıplanmıyordu. Çocukların yalan söylemesi affedilmezdi ama yetişkinler, “beyaz yalan” dedikleri aldatmacaları rahatlıkla yapabiliyorlardı. Yetişkinlere serbest olan her şey çocuklara yasaktı. Yetişkin yaparsa hoş görülür ama çocuk yaparsa şiddet görürdü. Yetişkinler kendilerini iyi yetiştirememişlerdi ama çocuk yetiştirmeye çalışıyorlardı. Bu aslında “Söylediğimi yap ama yaptığımı yapma!” tavrıydı
Neden önemli?
Çocuklara yasak yetişkinlere serbest başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak