1954'te SSCB'nin tarıma açtığı milyonlarca hektarlık bozkır, ağır bir erozyon ve çölleşme süreci başlattı. Bugün Kazakistan topraklarının %66'sı bu yönelimın çevresel faturasını ödemeye devam ediyor.
Söz konusu hamle kısa vadede yüksek verim sağladı ve 1956'da bölgeden 64 milyon ton civarında tahıl elde edildi. Ancak bu devasa tarımsal genişleme, 1950 ile 1965 yılları arasında tahminen 1,6 gigatonluk bir karbon emisyonuna yol açtı. 1991'de SSCB'nin dağılmasıyla birlikte bu arazilerin önemli bir kısmı terk edildi ve zamanla tekrar doğal çayır formuna döndü.
Yıllar süren yoğun tarımsal baskı, bölge topraklarında ciddi hasarlar bıraktı. Güncel resmi verilere göre Kazakistan'daki tarım arazilerinin yaklaşık 30 milyon hektarı erozyondan etkilenmiş durumda. Bunun 24 milyon hektarlık bölümü rüzgar, 5 milyon hektarlık bölümü ise su erozyonu riski altında bulunuyor. Üst toprak katmanının kaybolması, arazinin üretim kapasitesini düşürürken çölleşmeyi de hızlandırıyor.
Topraktaki bu bozulma verimlilik oranlarına da yansıyor. Kazakistan Devlet Toprak Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre toprakların potansiyel verimliliği %17 oranında gerilerken, sulanan alanlardaki tuzlanma oranı %35 ile %37 seviyelerine yükseldi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ise ülkedeki işlenen toprakların yaklaşık %75'inde erozyon, tuzlanma veya besin kaybı gibi farklı derecelerde deformasyonlar yaşandığını bildiriyor.
Çevresel etki sadece ekili alanlarla sınırlı kalmıyor. UNDP raporları, Kazakistan yüzölçümünün %66'sına karşılık gelen 180 milyon hektarlık alanın bozulmaya uğradığını ve bunun 18 milyon hektarının aktif olarak rüzgar ile su erozyonuna maruz kaldığını gösteriyor.
Www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- 1954'te SSCB'nin tarıma açtığı milyonlarca hektarlık bozkır, ağır bir erozyon ve çölleşme süreci başlattı. Bugün Kazakistan topraklarının %66'sı bu yönelimın çevresel faturasını ödemeye devam ediyor
- Söz konusu hamle kısa vadede yüksek verim sağladı ve 1956'da bölgeden 64 milyon ton civarında tahıl elde edildi. Ancak bu devasa tarımsal genişleme, 1950 ile 1965 yılları arasında tahminen 1,6 gigatonluk bir karbon emisyonuna yol açtı. 1991'de SSCB'nin dağılmasıyla birlikte bu arazilerin önemli bir kısmı terk edildi ve zamanla tekrar doğal çayır formuna döndü
- Yıllar süren yoğun tarımsal baskı, bölge topraklarında ciddi hasarlar bıraktı. Güncel resmi verilere göre Kazakistan'daki tarım arazilerinin yaklaşık 30 milyon hektarı erozyondan etkilenmiş durumda. Bunun 24 milyon hektarlık bölümü rüzgar, 5 milyon hektarlık bölümü ise su erozyonu riski altında bulunuyor. Üst toprak katmanının kaybolması, arazinin üretim kapasitesini düşürürken çölleşmeyi de hızlandırıyor
- Topraktaki bu bozulma verimlilik oranlarına da yansıyor. Kazakistan Devlet Toprak Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre toprakların potansiyel verimliliği %17 oranında gerilerken, sulanan alanlardaki tuzlanma oranı %35 ile %37 seviyelerine yükseldi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ise ülkedeki işlenen toprakların yaklaşık %75'inde erozyon, tuzlanma veya besin kaybı gibi farklı derecelerde deformasyonlar yaşandığını bildiriyor
Neden önemli?
Çöle tahıl ektiler 72 yıldır bedelini ödüyorlar başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak