Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Dededen miras kaldı! 47 yıldır çalıştırıyor

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaklaşık 1,5 asırlık olduğu belirtilen su değirmeni, gelişen teknolojiye rağmen dönmeye devam ediyor. Yeşiltaş köyünde çağlayan derenin kenarında bulunan ve tamamen su gücüyle çalışan değirmende buğday, mısır ve bulgur öğütülüyor. Ailesinden k

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Dededen miras kaldı! 47 yıldır çalıştırıyor

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaklaşık 1,5 asırlık olduğu belirtilen su değirmeni, gelişen teknolojiye rağmen dönmeye devam ediyor. Yeşiltaş köyünde çağlayan derenin kenarında bulunan ve tamamen su gücüyle çalışan değirmende buğday, mısır ve bulgur öğütülüyor. Ailesinden kalan değirmeni 47 yıldır işleten Hüseyin Kartal (67), dedesinin vasiyeti üzerine sürdürdüğü mesleği yaşatmaya çalışıyor.

Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Yeşiltaş köyünde bulunan değirmen, asırlardır suyun gücüyle dönüyor. Asırlık çınar ağacının gölgesinde bulunan su değirmeninin taşları, yıllardır köylülerin getirdiği buğday, mısır ve bulguru geleneksel yöntemlerle öğütüyor.

Değirmen yalnızca Yeşiltaş köylülerine değil, Dağlıca bölgesindeki diğer köylülere de hizmet veriyor. Yaklaşık 1,5 asır önce yapıldığı belirtilen değirmeni ailesinden devralan Hüseyin Kartal, 47 yıldır burada çalışıyor.

Su değirmeninde öğütülen ürünlerin doğallığını koruduğunu belirten Hüseyin Kartal, "Burada bulgur, buğday ve mısır öğütüyoruz. Atalarımızdan bize kaldı. Bunun en büyük özelliği; unu yakmaması ve doğallığını bozmaması. Su ile döndüğü için kepekli unu bozmadan tamamen doğal şekilde öğütüyor. Bu değirmen dededen kalmadır. Dedem çalıştırdı, ondan babama geçti. Babam vefat ettikten sonra amcalarıma geçti. Mesleği amcalarımdan öğrendim. Amcam da vefat ettikten sonra değirmenin başına ben geçtim. Yaklaşık 47 yıldır da ben çalıştırıyorum. Burada mısır, buğday ve bulgur gibi öğütülebilecek her şeyi un haline getiriyoruz. Hakkari bölgesinde bununla birlikte birkaç tane daha vardı. Onlar da bozuldu. Sadece bu kaldı. Bu da bölgemiz ve köyümüz için bir eserdir. İnşallah hep devam eder" dedi.

Değirmende geçmişte daha yoğun üretim yaptıklarını anlatan Kartal, köyde çiftçilik yaptığını ve bunun yanında su değirmenini işlettiğini anlattı. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile geleneksel su değirmenlerinin giderek azaldığını belirten Kartal, şimdi 25-30 teneke un öğüttüklerini ifade etti. Bir tenekenin yaklaşık 15 kilo geldiğini ve öğütülen her tenekeden 1 kilo aldığını anlatan Kartal, değirmenin kendisi için yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda ailesinden kalan bir miras olduğunu konuşmasında değindi.

Hüseyin Kartal, değirmeni işletirken bir yandan da çocuklarını büyütüp okuttuğunu aktardı. 5'i erkek 4'ü kız 9 çocuğu olduğunu söyleyen Kartal, çocuklarının tamamını okutmayı başardığını, bir çocuğunun üniversiteyi bitirdiğini, diğerlerinin kent merkezinde çalıştığını dile getirdi. 47 yıldır değirmenin başında olan Kartal, çocuklarının da değirmeni sahiplenerek gelecek kuşaklara aktarmasını istediğini aktardı.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaklaşık 1,5 asırlık olduğu belirtilen su değirmeni, gelişen teknolojiye rağmen dönmeye devam ediyor. Yeşiltaş köyünde çağlayan derenin kenarında bulunan ve tamamen su gücüyle çalışan değirmende buğday, mısır ve bulgur öğütülüyor. Ailesinden kalan değirmeni 47 yıldır işleten Hüseyin Kartal (67), dedesinin vasiyeti üzerine sürdürdüğü mesleği yaşatmaya çalışıyor
  • Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Yeşiltaş köyünde bulunan değirmen, asırlardır suyun gücüyle dönüyor. Asırlık çınar ağacının gölgesinde bulunan su değirmeninin taşları, yıllardır köylülerin getirdiği buğday, mısır ve bulguru geleneksel yöntemlerle öğütüyor
  • Değirmen yalnızca Yeşiltaş köylülerine değil, Dağlıca bölgesindeki diğer köylülere de hizmet veriyor. Yaklaşık 1,5 asır önce yapıldığı belirtilen değirmeni ailesinden devralan Hüseyin Kartal, 47 yıldır burada çalışıyor
  • Su değirmeninde öğütülen ürünlerin doğallığını koruduğunu belirten Hüseyin Kartal, "Burada bulgur, buğday ve mısır öğütüyoruz. Atalarımızdan bize kaldı. Bunun en büyük özelliği; unu yakmaması ve doğallığını bozmaması. Su ile döndüğü için kepekli unu bozmadan tamamen doğal şekilde öğütüyor. Bu değirmen dededen kalmadır. Dedem çalıştırdı, ondan babama geçti. Babam vefat ettikten sonra amcalarıma geçti. Mesleği amcalarımdan öğrendim. Amcam da vefat ettikten sonra değirmenin başına ben geçtim. Yaklaşık 47 yıldır da ben çalıştırıyorum. Burada mısır, buğday ve bulgur gibi öğütülebilecek her şeyi un haline getiriyoruz. Hakkari bölgesinde bununla birlikte birkaç tane daha vardı. Onlar da bozuldu. Sadece bu kaldı. Bu da bölgemiz ve köyümüz için bir eserdir. İnşallah hep devam eder" dedi

Neden önemli?

Dededen miras kaldı! 47 yıldır çalıştırıyor başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →