İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla görülen davanın 2’nci celsesinin 35’inci gününe Ekrem İmamoğlu savunmasının alınmasıyla devam...
HABERLER Gündem Haberleri Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının ikinci günü! Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenmesini istedi Güncelleme Tarihi: Ekim 15, 2026 14:30.
Duruşmayı ayrıca, taze Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bir kısım taze Parti milletvekilleri, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, annesi Havva İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu da izledi. İzleyiciler, "Direne, direne Kazanacağız" "Özgür İstanbul, Özgür Türkiye", "Özgür Basın Susturulamaz" şeklinde sloganlar attı. Duruşma saat 11.55’te başladı.
Duruşmaya, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının alınmasıyla devam edildi. İstanbul’daki sel felaketinde hayatını kaybeden iki vatandaş için başsağlığı dileyen İmamoğlu, “İstanbul, yoğun bir sel ve su baskınıyla karşılaştı. Esasen istatistiklerle beraber, 1986'dan bu yana yaşanan en yoğun yağmur yağışından bahsedildi. Bu yağışın etkisinin özellikle öne çıktığı ilçelerde daha güçlü bir şiddetle yaşandığını, olabildiğince haberlerden dün gece savunmaya hazırlanırken ara ara bakabildim, bu sabah da bir kısım izleyebildim. Temel mesele, yağmurun yere düştüğü kilogramı veya altyapıyla tek başına izah edilemez. Temel mesele, esasen bir yerleşimle ilgili nüfus planlamasıyla, kentleşmeyle ilgili izah edilebilir, kentleşme sorunuyla izah edilebilir. Yani bugün baktığınızda, Kağıthane arka çeperinde bulunan ve Ayazağa bölgesinde çok yoğun ve şaşırtıcı görüntülerin olduğu bir bölüme baktığınızda, arada kurulmuş olan, vadiye yerleştirilmiş olan son 10-15 yılın yüzbinlerce nüfusunun bir dere yatağına kuleler halinde dizilmiş olmasını, bundan ayrı tutamazsınız. Yani derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur.” dedi.
“BUNU YAPANLAR EKREM İMAMOĞLU’NU İSTANBUL’DA İSTEMEDİ”.
Sel felaketinin yargılandığı davayla ilgisi olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Çünkü İstanbul; rant, yağma, imar artışı gibi konularla hayatımızı ne yazık ki yıllardır meşgul ediyor. Tek başına Sazlıdere Barajı'nın, neredeyse İstanbul'un görünmeyen ama en önemli su havzalarından birinin, yaklaşık 136 milyon metrekarenin, göz göre göre, sadece bir tek imzayla yok edilmesinin ve oraya 2 milyona yakın nüfusun hazırlık yapılmasının, bunun hiçbir teknik altyapısının olmamasının... Bakın şu anda orada kurulan şehirlerin kanalizasyonunun bile hangi arıtmaya gideceği belli değil. Böyle bir ortamda, böyle bir müdahalenin yapıldığı bir ortamda, bunu yapanlar tabii ki Ekrem İmamoğlu'nu İstanbul'da istemedi. Ekrem İmamoğlu'nu derken, temsil ettiğimiz belediyeciliği istemedi. Hani kulelere kızılıyordu. Bizim karşı çıktığımız kuleler bile Ankara'dan izin alarak işine devam etti. Niye Resul Emrah Şahan burada? Taş Yapı kulesine baktığınızda o beton yığınını gördüğünüzde bunun cevabını çok rahatlıkla bulabilirsiniz.” dedi.










