Piyasa yükleniyor…
Ekonomi·İlk okuyanlardan olun

Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek?

Fon olayının borsaya, piyasaya hatta daha geniş ölçekte reel ekonomiye yansımaları söz konusu. Borsa bu konuda ciddi bir olumsuz fiyatlama yaptı ve zirve seviyesinden itibaren yüzde 20 düşüş ile karamsarlığı çağrıştıran ‘ayı piyasası’ sınırına kadar geriledi. Sadece adı geçe

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek?

Fon olayının borsaya, piyasaya hatta daha geniş ölçekte reel ekonomiye yansımaları söz konusu. Borsa bu konuda ciddi bir olumsuz fiyatlama yaptı ve zirve seviyesinden itibaren yüzde 20 düşüş ile karamsarlığı çağrıştıran ‘ayı piyasası’ sınırına kadar geriledi. Sadece adı geçen fonlarla ilgili değil, diğer hisseleri de kapsayan satışlar görüldü. Fiili dolaşımdaki hisselerin piyasa değerlerinde trilyon TL bazında azalışlar var. Hisse ağırlıklı BES’leri de (bireysel emeklilik sistemi) olaya dahil edersek geleceğe yönelik tahribatlardan da söz etmek mümkün.

Son dönemde tasarruf sahipleri yatırım araçlarında portföy çeşitlemesi yapmaya başlamışlardı. Artık hamle verirken çok daha temkinli olacaklar. Son yaşananlar en azından bir süre için güvenli limanları öne çıkaracak. Mevduata yönelim zaten başladı. 11-29 Eylül tarihleri arasından bankalardaki mevduatlar (katılım fonları dahil) yaklaşık 1 trilyon TL arttı. Dövize ilgi sınırlı. Altına yönelim konusunda ise pek bir işaret gözlenmiyor. Hatta fon olayı ile de ilişkilendirilerek son günlerde nakit sıkışıklığı nedeniyle altında satış yönünde bazı haber ve gözlemler mevcut.

Altında geçen yıl çok parlak bir dönem ve yoğun alım süreci yaşanmıştı. Türk halkının tasarruflarının yaklaşık yüzde 35-40’nın altında olduğu yönünde haber akışları var. Ocak/2026 tarihinde 5.600 doları test eden ons altının geldiği nokta itibariyle ciddi bir miktarda tasarrufun orada hapsolduğu söylenebilir. İç piyasalarda ise aynı tarihte gram/TL altın 7.800 seviyesini test etmişti. Sonradan olaya dahil olanlar, piyasa tabiriyle son vagona binenler için ciddi bir zarar ve alternatif getiriden mahrumiyet söz konusu.

Piyasalarda güven ve moralite çok önemli. Yeniden borsaya güvenin oluşması ise zaman alacak. Fakat gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı piyasa işleyişiyle birlikte zaman içinde yeniden tesis edilecektir. Son olay çok ciddi olmakla birlikte Borsa İstanbul’da geçmişte de güven sarsıcı benzer olaylar oldu ama zamanla taşlar yerine oturdu. Yatırımcılar bir süre ‘yoğurdu üfleyerek yer’ ve daha temkinli olacak. Umarız ve temenni ederiz, tecrübenin pahalı bir şey olduğu konusu tekrardan test edilip, kolay ve sebepsiz kazançların daha çok sorgulandığı bir yapı oluşur. Yatırım kararlarında akıl, bilim, analiz, piyasa bilgisi ve ayakları yere basan öngörüler daha fazla kabul görür.

BIST100 Endeksi’nde sert düşüşle önemli destekler test edildi. Bu durum hisselerin daha ucuz ve primsiz olmasını sağladı. Bu açıdan son birkaç gündür hisselere zayıf da olsa tepki alımları gelmeye başladı. Fon krizinin en yoğun yaşandığı günlerde TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 25 Eylül ile biten haftada 358 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaptılar. Aynı hafta tahvil ve bonoda ise 409 milyon dolarlık satış yaptıkları görüldü.

Fonlarla ilgili gelişmeler olmadan önce yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul’un ‘ucuz ve primsiz’ olduğu yönünde raporlar geliyordu. Son düşüşle birlikte bu görüş daha da belirginleşmiş olabilir. Bu açıdan yabancı alımlarının önümüzdeki günlerde de devam etmesi olasıdır. Ancak yoğun bir alım göremeyebiliriz. Türkiye’nin ülke risk priminde son gelişmelerle birlikte bir miktar artış oldu ve 250 seviyesinin üzerine çıktı. Ayrıca kasım ayındaki MSCI Endeksi’nin Türkiye değerlendirmesini görmek isteyebilirler.

Yerli yatırımcı açısından ise kısa dönemde bir süre daha dalgalı seyrin devamı beklenmekle birlikte, hisse senetlerinde geri çekilmeler, orta ve uzun döne çıkan BIST30 ağırlıklı olmak üzere ‘paçal maliyet oluşumu ve biriktir stratejisiyle’ alım yönünde değerlendirilebilir. BIST100 Endeksi fiyat kazanç oranı 10 seviyelerine gerilerken öncü bankaların fiyat kazanç oranları 4-5 seviyelerinde bulunuyor. Lokomotif birçok hissede piyasa değeri/defter değeri oranı 1’in altında işlem görüyor.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Fon olayının borsaya, piyasaya hatta daha geniş ölçekte reel ekonomiye yansımaları söz konusu. Borsa bu konuda ciddi bir olumsuz fiyatlama yaptı ve zirve seviyesinden itibaren yüzde 20 düşüş ile karamsarlığı çağrıştıran ‘ayı piyasası’ sınırına kadar geriledi. Sadece adı geçen fonlarla ilgili değil, diğer hisseleri de kapsayan satışlar görüldü. Fiili dolaşımdaki hisselerin piyasa değerlerinde trilyon TL bazında azalışlar var. Hisse ağırlıklı BES’leri de (bireysel emeklilik sistemi) olaya dahil edersek geleceğe yönelik tahribatlardan da söz etmek mümkün
  • Son dönemde tasarruf sahipleri yatırım araçlarında portföy çeşitlemesi yapmaya başlamışlardı. Artık hamle verirken çok daha temkinli olacaklar. Son yaşananlar en azından bir süre için güvenli limanları öne çıkaracak. Mevduata yönelim zaten başladı. 11-29 Eylül tarihleri arasından bankalardaki mevduatlar (katılım fonları dahil) yaklaşık 1 trilyon TL arttı. Dövize ilgi sınırlı. Altına yönelim konusunda ise pek bir işaret gözlenmiyor. Hatta fon olayı ile de ilişkilendirilerek son günlerde nakit sıkışıklığı nedeniyle altında satış yönünde bazı haber ve gözlemler mevcut
  • Altında geçen yıl çok parlak bir dönem ve yoğun alım süreci yaşanmıştı. Türk halkının tasarruflarının yaklaşık yüzde 35-40’nın altında olduğu yönünde haber akışları var. Ocak/2026 tarihinde 5.600 doları test eden ons altının geldiği nokta itibariyle ciddi bir miktarda tasarrufun orada hapsolduğu söylenebilir. İç piyasalarda ise aynı tarihte gram/TL altın 7.800 seviyesini test etmişti. Sonradan olaya dahil olanlar, piyasa tabiriyle son vagona binenler için ciddi bir zarar ve alternatif getiriden mahrumiyet söz konusu
  • Piyasalarda güven ve moralite çok önemli. Yeniden borsaya güvenin oluşması ise zaman alacak. Fakat gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı piyasa işleyişiyle birlikte zaman içinde yeniden tesis edilecektir. Son olay çok ciddi olmakla birlikte Borsa İstanbul’da geçmişte de güven sarsıcı benzer olaylar oldu ama zamanla taşlar yerine oturdu. Yatırımcılar bir süre ‘yoğurdu üfleyerek yer’ ve daha temkinli olacak. Umarız ve temenni ederiz, tecrübenin pahalı bir şey olduğu konusu tekrardan test edilip, kolay ve sebepsiz kazançların daha çok sorgulandığı bir yapı oluşur. Yatırım kararlarında akıl, bilim, analiz, piyasa bilgisi ve ayakları yere basan öngörüler daha fazla kabul görür

Neden önemli?

Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek? başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →