Türkiye'nin öncülüğünde küresel bir diplomasi başarısına dönüşen Sıfır Atık Projesi, ulaşılan somut verilerle daha da dikkat çekiyor. 2017-2025 döneminde geri dönüştürülen 90 milyon ton atık, yüz milyonlarca ağacı kesilmekten kurtararak ülkemizin yeşil varlığını artırırken, karbon emisyonu mücadelesini oldukça güçlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın eşi, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan , BM Genel Merkezi'nde Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'na katıldı.
Emine Erdoğan yaptığı konuşmada çevre sorunlarına dikkat çekerek, "Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor" dedi. Türkiye'de 2017'de başlattıkları ve bugün küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi'nin, enerji ve kaynak güvenliği için önemli bir yol haritası olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarının da sıfır atıkla enerji dönüşümü arasındaki güçlü bağı açık biçimde ortaya koyduğuna işaret etti.
"Son yıllarda her yaz, söz konusu iklim olduğunda gazetelerde benzer manşetlerle karşılaşıyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse 'Sıcaklıklar rekor kırdı', 'Tarihin en şiddetli sıcak hava dalgalarından biri yaşanıyor', 'Son 10 yılın en sıcak yazı' gibi bir zamanlar olağanüstü kabul ettiğimiz bu başlıklar artık neredeyse sıradanlaştı. Çünkü her yıl sıcaklık değerlerinde taze bir eşik geçiliyor, ardından orman yangınları, sel baskınları, yeri göğe katan fırtınalar geliyor. Bu olanlar, her an büyüyen tüketimin doğurduğu enerji ihtiyacının ve artan sera gazlarının bir sonucudur. Bir taraftan da doğanın hal lisanıdır. Doğa, üzerindeki stresi kaldıramadığını açıkça söylüyor. Bu nedenle enerji dönüşümü meselesini yalnızca 'Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz' sorusuyla sınırlandırmamalıyız. Meseleyi önce 'Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?' sorusuyla ele almalıyız. Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor.".
Sıfır Atık Projesi, zaman içinde sadece ulusal bir çevre politikası olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte ilham veren bütüncül bir ekosisteme dönüştü. Atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, iklim eyleminden sürdürülebilir şehirlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu hareket, uluslararası diplomasi platformlarında da tescillenen küresel bir başarı hikâyesi haline geldi.
Emine Erdoğan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2022'de Sıfır Atık Projesi'nin dünyada yaygınlaştırılması için iyi niyet beyanı imzaladı.
Atık yönetiminin çok ötesine taşınan Sıfır Atık Projesi, döngüsel ekonomiden iklim eylemine, kaynak verimliliğinden sürdürülebilir şehirlere, gıda sistemlerinden sulak alanların korunmasına kadar geniş bir yelpazeyi içeriyor. Kuruluşundan bu yana Türkiye'nin çevre alanındaki kararlılığını uluslararası alana taşıyan Sıfır Atık Vakfı, bu çok katmanlı yapının kurumsal ve stratejik güvencesi olarak faaliyetlerini sürdürürken uluslararası diplomasi platformlarında da tescillenen küresel bir hareket haline geldi.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Türkiye'nin öncülüğünde küresel bir diplomasi başarısına dönüşen Sıfır Atık Projesi, ulaşılan somut verilerle daha da dikkat çekiyor. 2017-2025 döneminde geri dönüştürülen 90 milyon ton atık, yüz milyonlarca ağacı kesilmekten kurtararak ülkemizin yeşil varlığını artırırken, karbon emisyonu mücadelesini oldukça güçlendirdi
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın eşi, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan , BM Genel Merkezi'nde Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'na katıldı
- Emine Erdoğan yaptığı konuşmada çevre sorunlarına dikkat çekerek, "Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor" dedi. Türkiye'de 2017'de başlattıkları ve bugün küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi'nin, enerji ve kaynak güvenliği için önemli bir yol haritası olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarının da sıfır atıkla enerji dönüşümü arasındaki güçlü bağı açık biçimde ortaya koyduğuna işaret etti
- "Son yıllarda her yaz, söz konusu iklim olduğunda gazetelerde benzer manşetlerle karşılaşıyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse 'Sıcaklıklar rekor kırdı', 'Tarihin en şiddetli sıcak hava dalgalarından biri yaşanıyor', 'Son 10 yılın en sıcak yazı' gibi bir zamanlar olağanüstü kabul ettiğimiz bu başlıklar artık neredeyse sıradanlaştı. Çünkü her yıl sıcaklık değerlerinde taze bir eşik geçiliyor, ardından orman yangınları, sel baskınları, yeri göğe katan fırtınalar geliyor. Bu olanlar, her an büyüyen tüketimin doğurduğu enerji ihtiyacının ve artan sera gazlarının bir sonucudur. Bir taraftan da doğanın hal lisanıdır. Doğa, üzerindeki stresi kaldıramadığını açıkça söylüyor. Bu nedenle enerji dönüşümü meselesini yalnızca 'Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz' sorusuyla sınırlandırmamalıyız. Meseleyi önce 'Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?' sorusuyla ele almalıyız. Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor."
Neden önemli?
Geri dönüşümün kazanımları neler oldu? başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak