Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Demir çubukla mı öldürüldü? İddianamede çarpıcı detaylar ortaya çıktı

İzmir'de 8 yıl önce inşaat şantiyesinde cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın (26) ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 26 sanık hakkında ek iddianame hazırlandı. İnşaat sahiplerinin de aralarında bulunduğu 17 sanık hakkında 5 yıla, polis memuru 9 sanık hakkında is

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Günün notu | Demir çubukla mı öldürüldü? İddianamede çarpıcı detaylar ortaya çıktı

İzmir'de 8 yıl önce inşaat şantiyesinde cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın (26) ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 26 sanık hakkında ek iddianame hazırlandı. İnşaat sahiplerinin de aralarında bulunduğu 17 sanık hakkında 5 yıla, polis memuru 9 sanık hakkında ise 7,5 yıla kadar hapis.

Yargılama sürerken soruşturma genişletildi ve aralarında yargılanan 13 sanığın da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı yönelimı verildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlattı. Haklarında gözaltı yönelimı bulunan inşaat firması sahipleri, polis memurları ve işçilerin aralarında bulunduğu toplam 26 şüpheli gözaltına alındı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü'ndeki ifade işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen, aralarında tutuksuz yargılanan 13 sanık ile Tanyer İnşaat Firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da yer aldığı toplam 26 şüpheli tutuklandı.

Olayla ilgili ek iddianame hazırlandı. İddianamede; hukuk devletinde hiçbir olayın zamanın akışına terk edilemeyeceği ve adalet arayışının toplum hafızasında canlı kaldığı sürece devletin gerçeği araştırma yükümlülüğünün de devam edeceği belirtildi. Bu anlayışla 2018 tarihinde yaşanan ve aradan geçen süreye rağmen kamuoyunun vicdanında cevabı aranan bir olay olarak varlığını sürdüren maktul Dorukhan Büyükışık'ın ölüm olayı ile ilgili maddi gerçeğin hiçbir yönü ile karanlıkta kalmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla soruşturma yürütüldüğü vurgulandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında delil süreçlerine müdahale edilmiş olabileceğine, bazı delillerin gizlenmiş, değiştirilmiş veya soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleyebilecek şekilde işleme tabi tutulduğuna dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.

İddianamede; Tanyer Yapı Anonim Şirketi'ne ait 'Bulut Orman Evleri' isimli inşaat şantiye alanında 7 katlı apartman bloğunun önünde cesedi bulunan Dorukhan'ın, sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilmek suretiyle öldürülmüş olabileceği kanaatine varılarak tüm şüpheliler hakkında 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan operasyon yapıldığının altı çizildi. Dosyada yer alan 30 Temmuz 2018 tarihli otopsi raporunda ölümün, genel beden travmasına bağlı çok sayıda kosta (kaburga) kırığı ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiş, travmatik bulguların oluşum mekanizmasının adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu ifade edildiği, bu nedenle iddianamenin yüksekten düşme ihtimalini bilimsel olarak dışlayan bir ön kabul üzerine değil, ölüm mekanizmasının aydınlatılması için gerekli delillerin akıbeti üzerine kurulduğu aktarıldı.

Söz konusu olayda şüphelilerin davranışların maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik aşikar olduğu iddianamede yer aldı. Yine olay yerinin korunmaması, geçici izlerin kaybolması, biyolojik materyallerin bilimsel incelemeye elverişsiz hale gelmesi, kamera kayıtlarının tamamının temin edilmemesi, sınırlı görüntünün kaynak ve teslim zincirinin açıklanamaması gibi olayların birbirinden kopuk sonuçlar olmadığına vurgu yapıldı. Dosya kapsamındaki müşteki beyanları ve şüpheli ifadeleri, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene kayıtları, adli tıp raporları, kriminal incelemeler, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları, dijital materyaller ve diğer soruşturma evrakları birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın ilk aşamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli delillerin toplanması, korunması, muhafazası ve adli makamlara aktarılması süreçlerinde birbirinden bağımsız görülemeyecek çok sayıda aksaklık ve müdahale bulunduğu da iddianamede yer buldu.

Olay yerinin başlangıçta muhafaza edilmemesi, maktule ait eşya ve araç üzerindeki izlerin zamanında ve eksiksiz biçimde incelenmemesi, zamana duyarlı biyolojik örneklerin yaklaşık 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderilmesi, olay yeri fotoğraf ve videolarının uzun süre soruşturma dosyasına intikal ettirilmemesi, şantiye alanındaki kamera kayıtlarının tamamının temin edilmemesi, sonradan dosyaya giren görüntünün kaynak bilgilerinin silinmiş olması ve görüntü üzerinde oynama bulunduğuna ilişkin teknik tespitler, maktule ait cep telefonu ve araç anahtarının konum ve izlerine ilişkin farklılıklar birlikte değerlendirildiğinde delil muhafaza zincirinin ciddi biçimde zedelendiği ve delil zincirinin birden çok kritik noktada kesintiye uğratıldığı vurgulandı.

Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında Mehmet Münir Tanyer, Mehmet Taylan Tanyer, Murat Köse, Cevdet Akay, İhsan Gökmen Ellez, Gökhan Aydoğmuş, İbrahim Kazmacı, Yiğit Aykurt, Hasan Ardıç, Aziz Kocataş, Onur Alp Saraç, Hüseyin Kaya, Bilal Çelik, Hulusu Aras, Ali Gülbaşı ve Tayfun Çakmakçı hakkında 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan, Veli Şenol hakkında ise 'Yalancı tanıklık' suçundan 5'er yıla kadar hapis isteminde bulunuldu. Polisler; İsmail Yalçın, Atakan Kaçar, Deniz Asıcı, Duygu Öztürk Özkan, Fikret Sarıaslan, Halil Arslandağ, Hüseyin Vurucu, İsmail Köksal ve Musa Erikçi hakkında da 'Kamu görevlisi tarafından suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 7 yıl 6’şar aya kadar hapis talep edildi. Bu iddianame de İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilip, devam eden davayla birleştirildi.

Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.

Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.

Kısa özet

  • İzmir'de 8 yıl önce inşaat şantiyesinde cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın (26) ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 26 sanık hakkında ek iddianame hazırlandı. İnşaat sahiplerinin de aralarında bulunduğu 17 sanık hakkında 5 yıla, polis memuru 9 sanık hakkında ise 7,5 yıla kadar hapis
  • Yargılama sürerken soruşturma genişletildi ve aralarında yargılanan 13 sanığın da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı yönelimı verildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlattı. Haklarında gözaltı yönelimı bulunan inşaat firması sahipleri, polis memurları ve işçilerin aralarında bulunduğu toplam 26 şüpheli gözaltına alındı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü'ndeki ifade işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen, aralarında tutuksuz yargılanan 13 sanık ile Tanyer İnşaat Firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da yer aldığı toplam 26 şüpheli tutuklandı
  • Olayla ilgili ek iddianame hazırlandı. İddianamede; hukuk devletinde hiçbir olayın zamanın akışına terk edilemeyeceği ve adalet arayışının toplum hafızasında canlı kaldığı sürece devletin gerçeği araştırma yükümlülüğünün de devam edeceği belirtildi. Bu anlayışla 2018 tarihinde yaşanan ve aradan geçen süreye rağmen kamuoyunun vicdanında cevabı aranan bir olay olarak varlığını sürdüren maktul Dorukhan Büyükışık'ın ölüm olayı ile ilgili maddi gerçeğin hiçbir yönü ile karanlıkta kalmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla soruşturma yürütüldüğü vurgulandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında delil süreçlerine müdahale edilmiş olabileceğine, bazı delillerin gizlenmiş, değiştirilmiş veya soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleyebilecek şekilde işleme tabi tutulduğuna dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunun tespit edildiği belirtildi
  • İddianamede; Tanyer Yapı Anonim Şirketi'ne ait 'Bulut Orman Evleri' isimli inşaat şantiye alanında 7 katlı apartman bloğunun önünde cesedi bulunan Dorukhan'ın, sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilmek suretiyle öldürülmüş olabileceği kanaatine varılarak tüm şüpheliler hakkında 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan operasyon yapıldığının altı çizildi. Dosyada yer alan 30 Temmuz 2018 tarihli otopsi raporunda ölümün, genel beden travmasına bağlı çok sayıda kosta (kaburga) kırığı ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiş, travmatik bulguların oluşum mekanizmasının adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu ifade edildiği, bu nedenle iddianamenin yüksekten düşme ihtimalini bilimsel olarak dışlayan bir ön kabul üzerine değil, ölüm mekanizmasının aydınlatılması için gerekli delillerin akıbeti üzerine kurulduğu aktarıldı

Neden önemli?

Demir çubukla mı öldürüldü? İddianamede çarpıcı detaylar ortaya çıktı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →