Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Burada yapılan açıklamayı Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım okudu. Yıldırım, "Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi?" sorularını yöneltti ve "Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi. Kamera, polis, güvenlik görevlisi ile bu sorunlar çözülemez. Okullar; çocukların ve eğitim emekçilerinin kendilerini özgür, güvende ve değerli hissedecekleri yaşam alanları olmalıdır" dedi.
Yıldırım şöyle devam etti: "Toplumsal yaşamda şiddet dili normalleştiriliyor. Dijital mecralarda çocuklar ve gençler yoğun şiddet içerikleriyle karşı karşıya bırakılıyor, akran zorbalığı gün geçtikçe artıyor. Okullardaki şiddet münferit değildir, sorun sistematiktir. Maraş’ta olduğu gibi öğretmenleri sürgün ederek, disiplin cezası vererek okul güvenliği sağlanamaz. Öğretmenin güvende olmadığı yerde öğrencinin de güvende olması mümkün değildir.".
Güvenli okul için, okullardaki psikolojik danışman sayısının artırılmasını, çocukların sosyal yaşam koşullarının dikkate alınmasını, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel ve onarıcı programlar uygulanmasını, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmalar oluşturulmasını, okullardaki güvenlik sorunlarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesini, silahların ve tehlikeli araçların okullara girişini önleyecek etkin tedbirler alınmasını, okul çevreleriyle ilgili risk analizleri yapılmasını ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanmasını, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin adım alma süreçlerine katılabildiği demokratik okul ortamları oluşturulmasını, eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları için düzenli, şeffaf ve kamuoyuna açık veri tutulmasını, şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmesini talep ettiklerini açıklayan Yıldırım, "Yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik, geleceksizlik ve toplumsal dışlanmayla mücadele edilmeden okulda şiddeti kalıcı olarak önlemek mümkün değildir.
Çocuklarımızı korumak bir tercih değil, kamusal sorumluluktur, eğitimde korku iklimi değil, güvenli okullar istiyoruz! Yaşanan bunca acıyı ,ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamu kaynaklarını tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan bakan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir" diye konuştu.
Yıldırım'ın ardından söz alan Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ise "Okullar; çocukların ve öğrencilerin korkuyla değil güvenle geldiği, kendilerini özgürce ifade ettiği, eğitim emekçilerinin güven içinde çalıştığı yaşam alanları olmak zorundadır. Hiçbir öğrenci okula giderken, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmamalıdır.
Okullarda ve okul çevrelerinde yaşanan şiddet olayları münferit vakalar olarak geçiştirilemez. Şiddeti ortaya çıkaran nedenlerle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi kamusal bir sorumluluktur. Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz! Daha dün Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla yedi bakanlık bir araya geldi, okul güvenliği konusunda protokol imzaladı ve kamuoyuna gerekli tedbirlerin alındığı mesajı verildi. Aradan daha bir gün geçmeden bugün yaşanan saldırı, protokollerin ve törenlerin tek başına güvenli okul yaratmadığını açık biçimde göstermiştir.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Burada yapılan açıklamayı Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım okudu. Yıldırım, "Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi?" sorularını yöneltti ve "Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi. Kamera, polis, güvenlik görevlisi ile bu sorunlar çözülemez. Okullar; çocukların ve eğitim emekçilerinin kendilerini özgür, güvende ve değerli hissedecekleri yaşam alanları olmalıdır" dedi
- Yıldırım şöyle devam etti: "Toplumsal yaşamda şiddet dili normalleştiriliyor. Dijital mecralarda çocuklar ve gençler yoğun şiddet içerikleriyle karşı karşıya bırakılıyor, akran zorbalığı gün geçtikçe artıyor. Okullardaki şiddet münferit değildir, sorun sistematiktir. Maraş’ta olduğu gibi öğretmenleri sürgün ederek, disiplin cezası vererek okul güvenliği sağlanamaz. Öğretmenin güvende olmadığı yerde öğrencinin de güvende olması mümkün değildir."
- Güvenli okul için, okullardaki psikolojik danışman sayısının artırılmasını, çocukların sosyal yaşam koşullarının dikkate alınmasını, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel ve onarıcı programlar uygulanmasını, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmalar oluşturulmasını, okullardaki güvenlik sorunlarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesini, silahların ve tehlikeli araçların okullara girişini önleyecek etkin tedbirler alınmasını, okul çevreleriyle ilgili risk analizleri yapılmasını ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanmasını, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin adım alma süreçlerine katılabildiği demokratik okul ortamları oluşturulmasını, eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları için düzenli, şeffaf ve kamuoyuna açık veri tutulmasını, şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmesini talep ettiklerini açıklayan Yıldırım, "Yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik, geleceksizlik ve toplumsal dışlanmayla mücadele edilmeden okulda şiddeti kalıcı olarak önlemek mümkün değildir
Neden önemli?
Eğitim Sen Manisa'daki okul saldırısını MEB önünde protesto etti: Protokoller ve törenler tek başına güvenli okul yaratmıyor! başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak