Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Alkaş yere yığılırken, Cemal Alpaslan kaçtı. İhbarla adrese sevk edilen ambulansla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan İlayda Alkaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Cemal Alpaslan'ın olayın gerçekleştiği yerde kıraathanede oturup, İlayda Alkaş'ın eve gelmesini beklediği ve genç kadının vücudunun çeşitli yerlerinde 12 mermi girişi olduğu belirtildi. İddianamede; Cemal Alpaslan hakkında, ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına Cemal Alpaslan ile avukatları, müşteki avukatları, İlayda’nın annesi ve kız kardeşi ile tanıklar katıldı. Duruşmada savunma yapan Alpaslan, önceki beyanlarını tekrar ederek, “Aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum. Önceki savunmaları aynen tekrar ederim. Tüm olan olaylar annesi Hülya Al yüzünden olmuştur. Ondan şikayetçiyim” dedi.
Kardeşi M.A., ablası İlayda’nın 2025 yılı Mayıs ayında şiddet gördüğünü ve babası tarafından yaşadığı evden alınarak kendi evlerine getirildiğini belirterek, “2025 yılı Mayıs ayında babam, ablamı dayak yediği için eve getirdi. Ablam geldiğinde dövülmüştü, yüzü gözü mordu. Ablam bana her şeyi anlattı. Eve geldiğinde hamile değildi ve düşük yapmıştı. Bunun öncesinde de şubat ayında kadın sığınma evine gitmişti. O tarihte hamile olmadığını biliyorum. Oradan çıkıp kocasının yanına döndüğünde hamile kalmıştı. Olay günü doğum gününü kutladıktan sonra eve döndük ve evin önünden taksiden indik, binaya girdik. Cemal arkadan gelir gelmez ateş etmeye başladı ve küfürler ediyordu” dedi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen H.A. ise İlayda’nın düşük yapmadığını, kendisine bebeğini Antalya’da bir klinikte aldırdığını söylediğini ileri sürerek, “İlayda ile olaydan 1,5 yıl öncesine kadar aynı iş yerinde çalışıyorduk. Daha sonra ben işten ayrıldım ancak İlayda ile dışarıda görüşmeye devam ettik. İlayda evlendikten sonra da görüşmedim. Boşandıktan sonra da telefonda görüşmüştüm. Olaydan 1 ay önce konuşmuştuk, vefat etmeden 1 hafta öncesinde de konuşmuştuk. Yüz yüze görüşmek istemişti. İlayda bebeğini Antalya’da klinikte aldırdığını söylemişti bana. Bunu vefat etmeden 1 hafta önce söylemişti. Hatta annesinin telefonu ile aramıştı. Olay hakkında bilgim bundan ibarettir” ifadelerini kullandı.











