Son yıllarda çok sayıda soruşturma ve tutuklamanın merkezinde yer alan Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 216, ceza adalet sisteminde en çok tartışılan norm.
16°C Şiddetli yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Kamu barışını koruma amacıyla düzenlenen TCK m. 216; halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme, aşağılama ve dini değerleri hedef alma fiillerini yaptırıma bağlıyor. Ancak kanunda aranan “somut ve yakın tehlike” kriterinin yargı pratiğinde göz ardı edilmesi, bu normu, muhalif sesleri bastıran ve ifade özgürlüğünü daraltan bir cezalandırma aracına dönüştürüyor.
Benzer yasalar başka ülkelerde de var. Ancak Türk hukuk mevzuatının ağırlıkla alındığı kıta Avrupa’sında ya da İngiltere ve ABD hukuk normlarını bedenleştiren Anglo-Sakson hukukunda kapsam, nitelik ve uygulama bakımından dikkat çekici bir ayrım göze çarpıyor: TCK, temel hukuki nitelik bakımından “ayrımcılıkla mücadeleyi ve azınlıkların, farklı grupların onurunu korumayı” hedefleyen Almanya, Fransa ve İsviçre’den ayrılarak yasanın amacını doğrudan “kamu barışını sağlama” olarak genelleştiriyor.
Yasanın korumaya aldığı kategorilerde de farklar belirgin: Şiddete doğrudan ve anlık çağrı oluşturmadıkça nefret söyleminin dahi suç sayılmadığı ABD’de, ifade özgürlüğünde anayasa herkes için neredeyse mutlak bir koruma sağlarken Türkiye’de“sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, bölge, cinsiyet” gibi kısıtlı, belirli bir alanda hüküm kuruluyor. İngiltere’de ise yasanın içeriğindeki ırk ve din öğelerine Türkiye’de karşılığı olmayan “cinsel yönelim” eklenirken mevzuatta “engellilik” gibi hassas bir başlık da yer buluyor.
TCK madde 216’nın üç ayrı fıkrasında üç ayrı vurgu yapılıyor: Halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa tahrik, halkın bir kesimini belirli farklılıklara dayanarak alenen aşağılama, bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama.
İlk iki hükme bağlı değerler sistemi, kendine özgü nüanslarla birlikte, hemen her çağdaş hukuk sisteminde yürürlükte. Ancak sonuncusu yani “dini değerleri aşağılama” kastı ile suç işleme” konusu kıta Avrupa’sının büyük bir kısmında ya kaldırılmış ya da doğrudan somut bir kamusal tehdit ve şiddet şartına bağlanarak düşünce özgürlüğü sınırları içinde kabul edilmiştir. Türkiye’de ise hâlâ ceza doğuran en yaygın dayanaklardandır.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Son yıllarda çok sayıda soruşturma ve tutuklamanın merkezinde yer alan Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 216, ceza adalet sisteminde en çok tartışılan norm
- 16°C Şiddetli yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Kamu barışını koruma amacıyla düzenlenen TCK m. 216; halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme, aşağılama ve dini değerleri hedef alma fiillerini yaptırıma bağlıyor. Ancak kanunda aranan “somut ve yakın tehlike” kriterinin yargı pratiğinde göz ardı edilmesi, bu normu, muhalif sesleri bastıran ve ifade özgürlüğünü daraltan bir cezalandırma aracına dönüştürüyor
- Benzer yasalar başka ülkelerde de var. Ancak Türk hukuk mevzuatının ağırlıkla alındığı kıta Avrupa’sında ya da İngiltere ve ABD hukuk normlarını bedenleştiren Anglo-Sakson hukukunda kapsam, nitelik ve uygulama bakımından dikkat çekici bir ayrım göze çarpıyor: TCK, temel hukuki nitelik bakımından “ayrımcılıkla mücadeleyi ve azınlıkların, farklı grupların onurunu korumayı” hedefleyen Almanya, Fransa ve İsviçre’den ayrılarak yasanın amacını doğrudan “kamu barışını sağlama” olarak genelleştiriyor
Neden önemli?
Gökten düşen üç elma... başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak