Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Uğur Meleke: "11 günde 4 müsabaka oynadık. 360 dakikanın 260 dakikasını mağlup geçirdik. Kalemizde 11 gol gördük. Dört yenilgi aldık. Daha üzücü olansa şu: 44 tane de oynasak hepsini kaybedecek gibiydik maalesef. Vincenzo Montella, 2024 ve 2026 elemelerinde gayet başarılıydı. Ancak bugün onu başarıya götüren seçimlerinin mahkumu olmuş gibi. Futbol değişiyor, dönüşüyor. Futbolcular aynı form grafiğinde kalamıyor, milli takımın en iyi oyunculardan oluşması gerekiyor, en sadıklardan ya da en sevdiğimiz arkadaşlardan değil." (Hürriyet).
Mehmet Ayan: "12 günlük eziyet sona erdi, sanırım sayın Montella'ya ayrılan süre de... İsyanım şuna... Demiyoruz ki A sınıfı futbol ülkesiyiz, bunlarla başa çıkarız. Ancak bir oyun görmek de hakkımız değil mi... 3-4-3’ten bozma 3-7-0 mı dersin, 3-6-1 mi dersin bildiğin saçma bir diziliş. Yunus-Aral-İrfan üçlüsünü takımda ‘3 seçiçi yapsan’ kendilerini aynı anda 11’e koymazlar. Öylesine bir aymazlık yani... Ozan ve Salih’in Donnarumma’nın elinde eriyen antrenman şutlarının sonrasında Yunus’un kafa vuruşuyla gelen tehlike sonrası, oraya kadar elimizdeymiş görünen oyunu rakibe verdik. 26’da yediğimiz golün sonrası klasik sendrom ile reaksiyon veremedik oyun da maç da A Ligi de gitti." (Hürriyet).
Halil Özer: "Acil olarak gölge düşmüş şu günleri geride bırakmalıyız. Ve yeniden başlamalıyız. Ama bunun için yepyeni bir TFF, hoca ve takımımızda kocaman bir rötuş ile pozitif bir psikoloji gerekiyor. Bunu yapabilir miyiz bilmiyorum. Dört maç üst üste ağır maçlar. Ardından lige dönüş ve sonra Avrupa kupaları. Buna can dayanmaz. Hem de neredeyse 10 günlük süre içinde. Biz dağıldık diye yazmıyorum. UEFA bu garabeti bir an önce düzeltmeli. Üstelik bir hedef de yok. Şampiyon olsan 10 milyona yakın para o kadar. Gelelim bize. Eylül sonu ve Ekim’in ilk haftası tarihimizin en kabus dönemlerinden birisi oldu. Sadece sahada değil dışında da kapkara olduk. Ülkenin MHK başkanı içeride. Daha ötesi var mı? Hem de sahtecilik ve mobbingten. Ortalık alev alev. Futbolun her yerinden sıkıntı fışkırıyor. Ve asıl acı olan kimsenin umurunda değil. Herkes kulüpçülük peşinde. Yani oyuncularımızın bu ortamdan etkilenmemesi mümkün mü? Tabii ki değil." (Milliyet).
Mert Aydın: "Aslında bu maçtaki hikayemiz çok da farklı değil öncekilerden. Topu ayağımıza aldığımızda iyiyiz güzeliz ama o top bir türlü içeri girmiyor. Rakibin ilk ciddi atağı kalemizde gol oluyor. Türkiye, bu sıkıntıyı Dünya Kupası’ndan beri yaşıyor. Top rakipteyken daha rahatız sanki. Ama topu bize verdiklerinde özellikle dar alanda rakibi nasıl açacağımızı bulamıyoruz. Hangi oyuncunun oynadığı da fark etmiyor. Bu takımın en büyük yıldızı Arda Güler oynadığında da oynamadığında da durum değişmiyor. A Ligi bize büyük geldi. Bu lig başka bir seviye. Bu seviyeye uygun oyuncularımız var. Ama futbol yönetim şeklimiz, ülkenin genel futbol algısı bu seviyenin çok altında. Montella, bu maç sonunda gider mi bilemem ama bu kafayla Türk futbolunda bir şey değişmez." (Milliyet).
Murat Özbostan: "A Ligi'nde bu kadar savunmasız, kırılgan ve plansız bir milli takım görüntüsü kabul edilemez. Montella ile devam edilip edilmeyeceğine TFF hamle verecek; fakat hangi hamle alınırsa alınsın, bu gerçekle yüzleşmek gerekiyor. Futbolcuların sorumluluğu da en az teknik heyetinki kadar büyük. Ligimizde ve Avrupa'nın önemli kulüplerinde oynayan, kariyerleri ve yetenekleri tartışılmayan oyuncuların milli forma altında bu kadar düşük seviyede kalması kabul edilemez. Bu formayla sahaya çıkan herkesten mücadele ve sorumluluk beklerdik. Şimdi aynaya bakma zamanı! Yazık!" (Sabah).
Serkan Akcan: "İtalya'ya karşı Montella'nın tercih ettiği kadro ve seçtiği oyun planı aslında hiç de yabancı olmadığımız cinstendi. Doğrusunu söylemek gerekirse Arda Güler'den Barış'a kadar bir çok futbolcunun kadroda olmayışı, oyuncu grubu üzerindeki baskıyı da azaltan unsurdu. Yani ilk 11'i gördüğümüzde tam da reaksiyon verebilecek kadro gibi geldi. Montella'nın Adana Demirspor günlerinde Belhanda, Emre Akbaba, Yunus, Vargas'ı sürekli yer değiştirerek kullandığı hücum setlerinden esintiler izledik. Montella Türk futbol kamuoyuna karşı o kadar davranış modeli sergiliyor ki şaşırmamak elde değil. Kendisine İtalya ile Bursa'da oynadığımız maçtan sonra sorulan bir soruyu İtalyan medyasına öyle bir küçümseyerek anlattı ki hayretler içerisinde kaldık. Kimse ondan üçüncü lig futbolcusunu Milli Takıma almasını istemedi, sadece Kahramanmaraşspor'da 30 gol üstünde atan bir futbolcudan haberi olup, olmadığı soruldu. Hepsi bu kadar. Ayrıca bir futbolcunun ikinci ligde oynayıp, Milli Takıma seçilmesi de hayatın olağan akışında olmalı. Ama o bunu öyle bir küçümseme ifadesiyle aktardı ki rencide olan futbolcuya mı yanalım yoksa Montella'nın algı sorununa bilemedik doğrusu." (Fanatik).
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Uğur Meleke: "11 günde 4 müsabaka oynadık. 360 dakikanın 260 dakikasını mağlup geçirdik. Kalemizde 11 gol gördük. Dört yenilgi aldık. Daha üzücü olansa şu: 44 tane de oynasak hepsini kaybedecek gibiydik maalesef. Vincenzo Montella, 2024 ve 2026 elemelerinde gayet başarılıydı. Ancak bugün onu başarıya götüren seçimlerinin mahkumu olmuş gibi. Futbol değişiyor, dönüşüyor. Futbolcular aynı form grafiğinde kalamıyor, milli takımın en iyi oyunculardan oluşması gerekiyor, en sadıklardan ya da en sevdiğimiz arkadaşlardan değil." (Hürriyet)
- Mehmet Ayan: "12 günlük eziyet sona erdi, sanırım sayın Montella'ya ayrılan süre de... İsyanım şuna... Demiyoruz ki A sınıfı futbol ülkesiyiz, bunlarla başa çıkarız. Ancak bir oyun görmek de hakkımız değil mi... 3-4-3’ten bozma 3-7-0 mı dersin, 3-6-1 mi dersin bildiğin saçma bir diziliş. Yunus-Aral-İrfan üçlüsünü takımda ‘3 seçiçi yapsan’ kendilerini aynı anda 11’e koymazlar. Öylesine bir aymazlık yani... Ozan ve Salih’in Donnarumma’nın elinde eriyen antrenman şutlarının sonrasında Yunus’un kafa vuruşuyla gelen tehlike sonrası, oraya kadar elimizdeymiş görünen oyunu rakibe verdik. 26’da yediğimiz golün sonrası klasik sendrom ile reaksiyon veremedik oyun da maç da A Ligi de gitti." (Hürriyet)
- Halil Özer: "Acil olarak gölge düşmüş şu günleri geride bırakmalıyız. Ve yeniden başlamalıyız. Ama bunun için yepyeni bir TFF, hoca ve takımımızda kocaman bir rötuş ile pozitif bir psikoloji gerekiyor. Bunu yapabilir miyiz bilmiyorum. Dört maç üst üste ağır maçlar. Ardından lige dönüş ve sonra Avrupa kupaları. Buna can dayanmaz. Hem de neredeyse 10 günlük süre içinde. Biz dağıldık diye yazmıyorum. UEFA bu garabeti bir an önce düzeltmeli. Üstelik bir hedef de yok. Şampiyon olsan 10 milyona yakın para o kadar. Gelelim bize. Eylül sonu ve Ekim’in ilk haftası tarihimizin en kabus dönemlerinden birisi oldu. Sadece sahada değil dışında da kapkara olduk. Ülkenin MHK başkanı içeride. Daha ötesi var mı? Hem de sahtecilik ve mobbingten. Ortalık alev alev. Futbolun her yerinden sıkıntı fışkırıyor. Ve asıl acı olan kimsenin umurunda değil. Herkes kulüpçülük peşinde. Yani oyuncularımızın bu ortamdan etkilenmemesi mümkün mü? Tabii ki değil." (Milliyet)
Neden önemli?
Spor yazarları İtalya - Türkiye maçını yorumladı: 'Montella, onu başarıya götüren seçimlerinin mahkumu olmuş gibi' başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak