Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Ebru Kılıçoğlu: "Thomas Reis pek uğraşmamış. Bir hafta önce Galatasaray’ı yoran taktiği aynen kopyalamış. Kapalı savunma, hızlı atak… Tek farkı ileride tuttuğu oyuncusu Mo Salah. O da hatayı affetmiyor. Henüz 4’te takımının ilk golünü imzalıyor. Saviolo ile 39’da gelen 2. golün asistini yapıp 44 ve 80’deki golleri de atıyor… Peki Galatasaray ne yapıyor? Sarı-Kırmızılılar sanki İstanbul’da kalmış. Birileri var sahada ama halleri, İrlandalı boksörden yumruk yiyip hayatı sorgulayan esnaf gibi. İkinci yarının başında bir meltem yaratsalar da kapanan savunmaları açamama hastalığı nüksedince, biçare kadere razı oluyorlar. Yetmiyor bir de 87’de 10 kişi kalıyorlar (Ugochukwu). Bir hafta önceki yıpratan galibiyetle “geliyorum” diyen hazin son, bu hafta Galatasaray’ın acı gerçeği oluyor." (Cumhuriyet).
Ömer Üründül: Trabzonspor, lider Galatasaray'ı 4 farklı skor ile yenerek hem yarışın içine girdi hem de büyük moral kazandı. Bu maç, ilk devrede bitti. Oyunu domine eden genelde Galatasaray'dı ama yenen 3 gol var, 2 de net kaçan . Günümüz futbolunda böyle bir takım savunması olmaz. İlk gole bakalım... Daha 4. dakikada korner dönüşünde 70 metre genişlikte Salah'ı kaçırıyorsun. Ardından üstün oynar gibi gözüküyorsun, rakip savunmayı zorluyorsun ama devamlı pozisyon veriyorsun. Çünkü takımdaki en büyük rahatsızlık, rakipler ön alan baskısını kırınca pozisyonlar veriyorsun. Takım tertibinde de büyük hata var. Böyle bir kritik deplasmanda defansif yönleri hiç olmayan Sane ve Leao'yu birlikte kanatlarda görevlendiriyorsun. Sonuçta da farklı bir yenilgi geldi. Okan, Buruk'un takımın bu zaaflarını önleyici birtakım tertipler düşünmesi lazım. Ligdeki kolay rakipleri G.Saray rahat geçer ama bilhassa Avrupa'da bu anlayış başına devamlı iş açar.
Trabzon'a gelince tabii öncelikle 3 gol atan Salah'ı kutlamak lazım. Gerçekten çok usta bir oyuncu. Reis'in en büyük doğrusu, santrforda hareketli Dju'yu görevlendirmesiydi. Onuachu'nun aksine çok hareketli. Bir gol kaçırdı. Ama 3. golde egoistlik yapmadan Salah'ı görmesi çok önemliydi. Reis'in hamlesindeki en büyük doğrusu da takımın en verimsiz ismi Muçi'yi oyundan tam zamanında almasıydı. Bana göre dünkü maçta Trabzon'un saha içi yönetmeni Onana'ydı. Tempoyu o ayarladı. Geriden oyunu o kurdu. Kurtarışları da var. Çağdaş kaleci performansı gösterdi." (Sabah).
Cem Dizdar: "Trabzon çiçeği burnunda hocası Thomas Reis’le güncel sürüme geçip, Mohamed Salah’a kurgulu oyununda topu yere indirmeyi tercih edince olanlar oldu! Paul Onuachu'nun kenarda tutulmasının sağladığı orta yapma savurganlığından sıyrılan Trabzon, kazanma vaadi yüksek bir oyuna terfi etti. Elbette ilk goldeki Galatasaray yardımını da atlamamak gerek! Hücum alanından taç kullanan Galatasaray, Uğurcan Çakır hariç tam kadro ile Salah’ın arkasında kalmıştı. Taçtan gol atanları gördük ama bu tip bir gol yemeye nadiren tanık oluyoruz. İlk devre hem pratik hem verimli oynayan Trabzon karşısında Galatasaray, bireysel çözümlerin ötesine taşamayacağını her anlamda belli ediyordu. Devre tamamlandığında maçı çevirebilmeleri için yedek kulübesinden gelebilecek destek sınırlı görünüyordu. Mevcut 11’in oynama biçimiyle bunu yapabilmeleri ise uzaktan da uzak ihtimaldi.
Adeta ‘Victor Osimhen olmadan oynayamıyorlar’ diyenleri haklı çıkaran bir düzen maç boyu sürüp gitti. İkinci devre ilkinde olduğu gibi topla oynayan Galatasaray’da da fırsatı kollayan yine Trabzon’du. Sağ bek pozisyonuna yakın bölgeye gelen Melih Kabasakal’dan başlayıp, santrfor Onuachu'dan Ozan Tufan’a ulaştırılan top ‘Salah usta’ya aktarıldıktan sonra olacakları tahmin etmek o kadar zor değildi. Nihayetinde, Galatasaray başlangıcında tutarlı olmadığı oyunda her anlamda dağıldı. Yine de, nedenleri ve niçinleriyle oynayanı ya da oynayamayanı değil, kırmızı kartları daha çok konuşacağımız muhakkak!" (Fanatik).










