Eğer bir antrenörle çalışan profesyonel bir sporcu değilseniz ya da sosyal medyanın etkisiyle daha sağlıklı biri olmak amacıyla spora başlamaya niyetlendiyseniz karşınıza mutlaka çıkacak bazı tavsiyeler olacaktır. Sporcu beslenmesi son zamanlarda oldukça popüler ancak her popüler şeyde olduğu gibi bunda da doğru sanılan pek çok yanlış var.
Spor yapanların proteinden zengin beslenmesi gerektiğini herkes biliyor peki sporcu beslenmesi demek sadece protein yemek demek mi? Elbette hayır! Spor yapanların karşısına sürekli benzer tavsiyeler çıkıyor: “Karbonhidratı kes”, “antrenmandan hemen sonra protein iç”, “aç karnına koşarsan daha çok yağ yakarsın”… Peki bunların ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış? Gelin bunlara bilim ne diyor beraber inceleyelim...
Karbonhidrat sporcunun düşmanı değildir hatta çoğu zaman en sıkı dostu olmaya adaydır desek? Özellikle orta ve yüksek yoğunluklu egzersizlerde vücudun temel enerji kaynaklarından biri karbonhidrattan başkası değildir.
Karbonhidratlar kaslarda ve karaciğerde glikojen olarak depolanır. Egzersiz yaparken vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan şey de bu glikojendir. Sanıldığının aksine karbonhidratı tamamen kesmek özellikle uzun veya yoğun antrenman yapanlar için performansı olumsuz etkileyebilir.
Bilimsel gerçeklerin ortaya çıkardığı şey açık: Karbonhidratı ortadan kaldırmak yanlış ancak yapacağınız spora göre ihtiyacınızı ve miktarı belirleyebilirsiniz.
Sporcular için protein oldukça önemli. Burası doğru. Ancak ne kadar çok protein yerseniz o kadar kaslı olacağınızı sanıyorsanız burada yanlış başlıyor. Protein kasların onarımı ve gelişimi için gerekli ancak tek başına yeterli değil. Kas gelişimini yaptığınız antrenmanın kalitesi, gün içindeki toplam enerji alımı, günlük protein miktarı ve proteinin gün içine dağılımı eşit derecede etkiliyor. Yani çok protein tüketmek değil ihtiyacınız kadar ve gün içinde dengeli protein tüketmek kas gelişiminin formülünü oluşturuyor.
Sporcular arasında çok yaygın ve çok eski inanışlardan biri de proteini spordan hemen sonra almak gerektiği. Halbuki bilimsel araştırmalar buna da bir şerh düşüyor. Spor dünyasında bu inanışına neden olan şey “anabolik pencere” adı verilen, kasların antrenman sonrası besine duyarlı olduğu bir zaman aralığı. Bu duyarlılık süresinin çok kısa olduğu düşünüldüğü için spordan sonra yarım saat içinde protein ve karbonhidrat alınmazsa sporun boşa gideceği zannedildi.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Eğer bir antrenörle çalışan profesyonel bir sporcu değilseniz ya da sosyal medyanın etkisiyle daha sağlıklı biri olmak amacıyla spora başlamaya niyetlendiyseniz karşınıza mutlaka çıkacak bazı tavsiyeler olacaktır. Sporcu beslenmesi son zamanlarda oldukça popüler ancak her popüler şeyde olduğu gibi bunda da doğru sanılan pek çok yanlış var
- Spor yapanların proteinden zengin beslenmesi gerektiğini herkes biliyor peki sporcu beslenmesi demek sadece protein yemek demek mi? Elbette hayır! Spor yapanların karşısına sürekli benzer tavsiyeler çıkıyor: “Karbonhidratı kes”, “antrenmandan hemen sonra protein iç”, “aç karnına koşarsan daha çok yağ yakarsın”… Peki bunların ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış? Gelin bunlara bilim ne diyor beraber inceleyelim..
- Karbonhidrat sporcunun düşmanı değildir hatta çoğu zaman en sıkı dostu olmaya adaydır desek? Özellikle orta ve yüksek yoğunluklu egzersizlerde vücudun temel enerji kaynaklarından biri karbonhidrattan başkası değildir
- Karbonhidratlar kaslarda ve karaciğerde glikojen olarak depolanır. Egzersiz yaparken vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan şey de bu glikojendir. Sanıldığının aksine karbonhidratı tamamen kesmek özellikle uzun veya yoğun antrenman yapanlar için performansı olumsuz etkileyebilir
Neden önemli?
Sporcu beslenmesi ile ilgili doğru bilinen yanlışlar başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak