ABD’nin Florida eyaletinde 2007’den bu yana 500 bin tondan fazla kullanılmış istiridye ve midye kabuğu denize bırakıldı. Meksika Körfezi’nde yürütülen çalışmayla son resiflerin oluşturulması ve zarar gören kabuklu deniz canlısı popülasyonlarının yeniden artırılması hedefleniyor.
Florida kıyılarındaki istiridye popülasyonları aşırı avlanma, fırtınalar ve Deepwater Horizon petrol sızıntısı gibi etkenlerin ardından büyük ölçüde azaldı. NOAA Balıkçılık verilerine göre bazı tarihi stoklardaki kayıp yüzde 85 veya daha yüksek seviyelere ulaştı. Eyaletin önemli istiridye kaynaklarından Apalachicola Körfezi de 2013’te ciddi kayıp yaşadı. Bunun üzerine kullanılmış istiridye ve midye kabukları ekosistemin yeniden oluşturulmasında kullanılmaya başlandı. Denizin dibine bırakılan eski kabuklar, taze istiridye kolonilerinin gelişebileceği resiflerin temelini oluşturdu.
DENİZE ATILAN KABUKLAR NASIL RESİFE DÖNÜŞÜYOR?
Genç istiridyeler sert yüzeylere, özellikle de diğer istiridyelerin kabuklarına tutunarak gelişiyor. Deniz tabanına çok sayıda kabuk bırakıldığında son istiridyelerin yerleşebileceği alan genişliyor. Popülasyon arttıkça resif yapısı da büyümeye devam ediyor. Oluşan istiridye resifleri yalnızca istiridyelere değil, yengeç, karides ve farklı balık türlerine de yaşam ve gelişme alanı sağlıyor. Böylece denize bırakılan kabukların bulunduğu bölgelerde son habitatların oluşması amaçlanıyor.
TEK BİR İSTİRİDYE GÜNDE 50 GALON SUYU FİLTRELİYOR.
NOAA’ya göre bir istiridye günde 50 galona kadar suyu filtreleyebiliyor. Bu süreç sırasında sudaki alglerin ve fazla besin maddelerinin bir bölümü uzaklaştırılıyor. İstiridye popülasyonunun ve resiflerin büyümesi bu nedenle su kalitesi açısından da önem taşıyor. Resifler aynı zamanda kıyıya ulaşan dalgaların etkisini azaltabiliyor. Meksika Körfezi’nde yapılan çalışmalarda istiridye resiflerinin dalga enerjisinin yüzde 76 ila yüzde 99’unu emebildiği belirlendi.
Apalachicola Körfezi’nde 5 yıllık aranın ardından sınırlı istiridye hasadı Ocak 2026’da yeniden başladı. Florida’da yalnızca 2024 yılında 77 dönümlük son istiridye resifi oluşturuldu. Uzun vadeli program kapsamında çalışmaların daha geniş bir alana yayılması planlanıyor. Hedef, 2032 yılına kadar toplam 2 bin dönümlük istiridye resifini yeniden oluşturmak.
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- ABD’nin Florida eyaletinde 2007’den bu yana 500 bin tondan fazla kullanılmış istiridye ve midye kabuğu denize bırakıldı. Meksika Körfezi’nde yürütülen çalışmayla son resiflerin oluşturulması ve zarar gören kabuklu deniz canlısı popülasyonlarının yeniden artırılması hedefleniyor
- Florida kıyılarındaki istiridye popülasyonları aşırı avlanma, fırtınalar ve Deepwater Horizon petrol sızıntısı gibi etkenlerin ardından büyük ölçüde azaldı. NOAA Balıkçılık verilerine göre bazı tarihi stoklardaki kayıp yüzde 85 veya daha yüksek seviyelere ulaştı. Eyaletin önemli istiridye kaynaklarından Apalachicola Körfezi de 2013’te ciddi kayıp yaşadı. Bunun üzerine kullanılmış istiridye ve midye kabukları ekosistemin yeniden oluşturulmasında kullanılmaya başlandı. Denizin dibine bırakılan eski kabuklar, taze istiridye kolonilerinin gelişebileceği resiflerin temelini oluşturdu
- DENİZE ATILAN KABUKLAR NASIL RESİFE DÖNÜŞÜYOR?
- Genç istiridyeler sert yüzeylere, özellikle de diğer istiridyelerin kabuklarına tutunarak gelişiyor. Deniz tabanına çok sayıda kabuk bırakıldığında son istiridyelerin yerleşebileceği alan genişliyor. Popülasyon arttıkça resif yapısı da büyümeye devam ediyor. Oluşan istiridye resifleri yalnızca istiridyelere değil, yengeç, karides ve farklı balık türlerine de yaşam ve gelişme alanı sağlıyor. Böylece denize bırakılan kabukların bulunduğu bölgelerde son habitatların oluşması amaçlanıyor
Neden önemli?
Suya döktükleri 500 bin deniz kabuğu imkansızı başardı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak