Uzman çocuk gelişimci Elanur Buğçe Oral, tanıdık hikâyelerin çocukların dil gelişimini desteklediğini ve ebeveynleriyle kurdukları bağı güçlendirdiğini aktardı.
16°C Hafif yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan uzman çocuk gelişimci Elanur Buğçe Oral, çocukların aynı kitabı tekrar tekrar istemesinin yalnızca hikâyeyi sevmekle açıklanamayacağını belirterek bu davranışın öğrenme, öngörülebilirlik, duygusal güven ve ebeveynle kurulan bağla ilişkili olduğunu söyledi.
Çocukların dünyasının yetişkinlere kıyasla daha büyük, bilinmez ve zaman zaman karmaşık olduğuna dikkat çeken Oral, aynı masalı tekrar dinleme isteğinin arkasında öngörülebilirlik ve hâkimiyet duygusunun bulunduğunu ifade etti.
Çocuğun hikâyenin devamında ne olacağını bilmesinin kendisine kontrol ve yetkinlik hissi verdiğini belirten Oral, tanıdık öykülerin çocuklara belirsizlikler karşısında güvenli bir alan sunduğunu vurguladı. Oral’a göre çocuklar yalnızca güncel şeyler keşfederek değil, daha önce karşılaştıkları deneyimleri yeniden yaşayarak ve bu deneyimlerde derinleşerek öğreniyor. İlk dinleyişte olayları anlamaya çalışan bir çocuk, sonraki dinleyişlerde karakterlerin davranışlarına, duygularına ve hikâyedeki ayrıntılara odaklanabiliyor. Çocuk büyüdükçe aynı hikayeden çıkardığı anlam da değişebiliyor.
Tekrar isteğinin yalnızca kitabın içeriğiyle sınırlı olmadığını belirten Oral, hikâyeyi okuyan yetişkinin sesinin, göz temasının ve birlikte geçirilen zamanın da çocuk açısından önemli olduğunu dile getirdi. Çocuğun bazen aynı masalı değil, o masal aracılığıyla yaşadığı yakınlık duygusunu yeniden deneyimlemek isteyebileceğini kaydeden Oral, özellikle uyku öncesi kitap okumanın ebeveyn ve çocuk arasında güveni destekleyen özel bir zaman dilimine dönüşebileceğini ifade etti. Düzenli kitap okuma alışkanlığının çocukların günlük yaşamında öngörülebilir bir rutin oluşturabileceğini söyleyen Oral, bu sürecin bir performans görevine dönüştürülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Oral, çocuktan her sayfayı anlamasını, sorulara doğru yanıt vermesini ya da hikâyenin ardından hemen uyumasını beklemek yerine onun ilgisini ve ihtiyaçlarını takip etmenin önem taşığını altını çizdi.









