Otoyolların özelleştirilmesinin İzmir’de Yarımada’nın ulaşımına, ekonomisine ve günlük yaşamına olası etkilerinin ele alınacağı ve izlenecek yol haritasını belirlemek adına Urla’da toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda, ulaşımın yalnızca bir yol meselesi olmadığı, bölgenin geleceğini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir konu olduğu vurgulandı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Ulaşım kararlarının da bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğine dikkat çeken Selçuk Balkan “Bir kentte imar planı yaparken yalnızca binaların nerede yükseleceğini hesaplamazsınız. Nüfusu, altyapıyı, suyu, kanalizasyonu, otoparkı ve trafiği de hesaplarsınız. Urla önemli bir eğitim ve yaşam merkezi. Dünyanın en büyük üç kampüsünden birine sahip İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde binlerce öğrenci ve akademisyen bulunuyor. İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi yer alıyor. Ekonomik ve eğitim hareketliliğinin yanı sıra Güzelbahçe’ye taşınması planlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi gelişmeler de Yarımada’nın ulaşım yükünü arttıracak” dedi. Balkan, “Yarımada’nın ulaşım bütünüyle ilgili yeterli bir planlama ve fizibilite yapıldı mı?” sorusunu yönelterek, otoyol kullanım maliyetindeki değişimin Urla, Güzelbahçe ve Yarımada’nın mevcut ulaşım altyapısı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Ulaşım maliyetindeki artışın yalnızca araç kullanan vatandaşları ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Balkan, bunun bölgenin ekonomik yaşamına da doğrudan yansıyacağını söyledi. Ulaşım maliyetinin artması halinde bu maliyetin yalnızca bireysel araç kullanıcılarının değil, ürününü pazara götüren çiftçinin, işine gidip gelen emekçinin, malını taşıyan esnafın ve müşterisine ulaşmaya çalışan işletmelerin de üzerinde hissedileceğini belirten Balkan, “Ve sonunda bu maliyet, dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır” ifadelerini kullandı. Balkan ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin olarak da bölgede uzun süre yürütülen mücadeleye değindi. Geminin kaldırılması talebiyle her pazar eylem gerçekleştirdiklerini belirten Balkan, geminin kaldırılacağı yönünde adım beklenirken, gemi sahibinin gemiyi bulunduğu yerde parçalama adımı aldığını ifade etti.
Avukat Şehrazat Mercan, gerçekleştirdiği konuşmasında dava açacaklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayarak “Biz kendi menfaatlerimizi, kamunun menfaatlerini koruyacağız. İzmir Çeşme yolunun yine kamunun olması için çabalayacağız. Belediye Başkanımız dava açalım dedi. Bizler bir dava açacağız ve sürecin takipçisi olacağız” dedi. Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler ise gerçekleştirdiği konuşmasında 1992 yılında otoyolun yapım maliyetinin 672 Milyon Dolar olduğunu belirterek “Geçtiğimiz sene 29 Mart’ta yine Urla’da yakmıştık çoban ateşini. İlk otoyol eylemimizi Urla’da yapmıştık ve ses getirmişti. Fakat genele yayılamamıştı. Bu yüzden bu toplantının bugün burada yapılması çok değerli. 1992 yılında otoyolun yapım maliyeti 672 Milyon Dolar. Şimdi tüm Türkiye'deki yedi otoban iki tane köprü için 8 ila 10 milyar dolar arasında satılması hedefleniyor. Yani bunun kamu yararı nerede” dedi.
Otoyol özelliştirmesinin ülkede refaha yol açmayacağını ulaşım maliyetinin artması ile yaşam pahalılığının artacağının altını çizen Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil doğru konuşmasında “Bu yol; İzmir’e her gün işe gidip gelen memurumuzun, sağlık çalışanlarımızın, eğitim çalışanlarımızın, işçimizin, Urla’daki kampüslere, okullara ulaşmaya çalışan öğrencilerimizin, yarımadanın tarım ürünlerini, enginarını, balığını pazara ulaştıran çiftçimizin ve balıkçımızın, bölgeye mal getiren lojistik ve taşımacılık sektörümüzün can damarıdır. Bu yolun özelleştirilmesi herhangi bir refaha yol açmayacağı gibi ulaşım maliyetinin artması ile yaşam pahalılığı da artacaktır” ifadelerine yer verdi. Toplantıda, otoyolların özelleştirilmesi sürecinin Yarımada’nın ulaşım sistemi üzerindeki olası sonuçlarının yanı sıra trafik güvenliği, kent yaşamı, ekonomik faaliyetler, tarım, turizm ve çevresel etkileri farklı yönleriyle ele alındı. Katılımcılar, bölgenin ulaşım geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Otoyolların özelleştirilmesinin İzmir’de Yarımada’nın ulaşımına, ekonomisine ve günlük yaşamına olası etkilerinin ele alınacağı ve izlenecek yol haritasını belirlemek adına Urla’da toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda, ulaşımın yalnızca bir yol meselesi olmadığı, bölgenin geleceğini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir konu olduğu vurgulandı
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Ulaşım kararlarının da bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğine dikkat çeken Selçuk Balkan “Bir kentte imar planı yaparken yalnızca binaların nerede yükseleceğini hesaplamazsınız. Nüfusu, altyapıyı, suyu, kanalizasyonu, otoparkı ve trafiği de hesaplarsınız. Urla önemli bir eğitim ve yaşam merkezi. Dünyanın en büyük üç kampüsünden birine sahip İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde binlerce öğrenci ve akademisyen bulunuyor. İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi yer alıyor. Ekonomik ve eğitim hareketliliğinin yanı sıra Güzelbahçe’ye taşınması planlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi gelişmeler de Yarımada’nın ulaşım yükünü arttıracak” dedi. Balkan, “Yarımada’nın ulaşım bütünüyle ilgili yeterli bir planlama ve fizibilite yapıldı mı?” sorusunu yönelterek, otoyol kullanım maliyetindeki değişimin Urla, Güzelbahçe ve Yarımada’nın mevcut ulaşım altyapısı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması gerektiğini ifade etti
- Ulaşım maliyetindeki artışın yalnızca araç kullanan vatandaşları ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Balkan, bunun bölgenin ekonomik yaşamına da doğrudan yansıyacağını söyledi. Ulaşım maliyetinin artması halinde bu maliyetin yalnızca bireysel araç kullanıcılarının değil, ürününü pazara götüren çiftçinin, işine gidip gelen emekçinin, malını taşıyan esnafın ve müşterisine ulaşmaya çalışan işletmelerin de üzerinde hissedileceğini belirten Balkan, “Ve sonunda bu maliyet, dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır” ifadelerini kullandı. Balkan ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin olarak da bölgede uzun süre yürütülen mücadeleye değindi. Geminin kaldırılması talebiyle her pazar eylem gerçekleştirdiklerini belirten Balkan, geminin kaldırılacağı yönünde adım beklenirken, gemi sahibinin gemiyi bulunduğu yerde parçalama adımı aldığını ifade etti
Neden önemli?
Urla’da otoyolların özelleştirilmesine karşı ortak ulaşım çağrısı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak