18 Ekim Dünya Menopoz Günü ve 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan uzmanlar, menopoz sürecindeki fiziksel değişimlere ve osteoporozun yıllarca belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti.
17°C Orta şiddetli yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Menopoz sürecine değinen Prof. Dr. Şilfeler, menopozun kadınların üreme döneminin sona ermesiyle adet kanamalarının kalıcı olarak kesilmesi anlamına geldiğini altını çizdi. Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 46-48 arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şilfeler, menopoz yaşını belirleyen en önemli faktörün genetik yatkınlık olduğunu söyledi.
Annenin menopoz yaşının önemli bir gösterge olabildiğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, kronik hastalıklar, uzun süreli stres, sigara kullanımı, kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi ve yumurtalıkların cerrahi olarak alınmasının da menopoz yaşını etkileyebileceğini ifade etti.
Menopoz sonrasında vücutta çeşitli değişikliklerin ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, gece ateş basmaları, duygu durum bozuklukları ve halk arasında ‘beyin sisi’ olarak bilinen algı ve dikkat sorunlarının bu dönemde görülebilen belirtiler arasında yer aldığını söyledi.
Menopozun uzun vadede kemik yoğunluğunda azalma, kilo artışı ve kalp-damar hastalıkları açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Şilfeler, bu dönemin doğal bir fizyolojik süreç olduğunun bilinmesi gerektiğini vurguladı. Menopoz belirtilerinin kişinin yaşam kalitesini etkilemesi halinde uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, eksilen östrojenin uygun hastalarda hormon tedavisiyle yerine konulabileceğini ifade etti.


.jpg?width=480&height=270&format=webp)








