Yabancı filmlerin liderliğinde genel gişedeki %26'lık yükselişe rağmen, Türk sinemasındaki üretim ve izleyici kaybı sektör adına önemli bir risk olmaya devam ediyor. Her yıl eylül sonunda düzenlenen sinema festivali, bu yıl da salonlara adeta can suyu oldu.
Sinema sektörü, son yıllarda dijital yayın platformlarının yükselişi ve değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle olağan akışında ciddi bir daralma yaşıyor.
Yılın büyük bir bölümünde salonlar durağan bir seyir izlerken, sinema kültürünü kitlelerle yeniden buluşturan dönemsel hamleler adeta birer cankurtaran simidi işlevi görüyor. Her yıl eylül ayının sonunda düzenlenen 'GNÇ Sinema Festivali'nin, salonlardaki izleyici hareketliliğini canlandırmada ne denli devasa bir kaldıraç etkisi oluşturduğu gişe rakamlarından açıkça anlaşılıyor. İki yılın olağan haftalarıyla festival haftaları karşılaştırıldığında, sinema salonlarına girme konusunda çarpıcı ipuçları elde ediliyor.
Her iki yılda da eylül ayının ilk üç haftasında izleyici sayıları, 130 bin ila 174 bin bandında seyrederken, sessiz bir dönem geçiren sinema salonları, festivalin gerçekleştirildiği hafta sonlarındaki yoğun ilgi sonucu doldu.
2025'in 26-28 Eylül tarihlerini kapsayan festivalde izleyici sayısı 786.854'e ulaşmışken, 2026'nın 25-27 Eylül tarihlerini kapsayan festival zamanında bu rakam 814.064 izleyiciye yükseldi. İki yılın festival dönemleri birbiriyle kıyaslandığında, toplam izleyici sayısında %3,46 oranında bir büyüme gerçekleştiği görülmektedir. Normal haftalara kıyasla her iki yılda da festival dönemlerinde yaşatılan yaklaşık 5 katlık izleyici patlaması, izleyicinin ekonomik engelleri aşmasını sağlayan bu erişilebilir fiyat politikasının, sinemayı yeniden kitlelerin ulaşabileceği bir kültürel alana dönüştürdüğünü gösteriyor.
2025 ve 2026 verileri karşılaştırıldığında en dikkat çekici noktalardan biri de vizyona giren film sayılarında ve film başına düşen izleyici oranlarında ortaya çıkıyor.







