İmamoğlu, “Alın size devletin kasasından çatır çatır hem de öyle basit paralar değil. Listenin altında 2.5 milyar dolar yazıyor. Bu sadece 33 dosya. Dedikodu değil, duyum değil, somut delil” dedi.
İmamoğlu, 64 dosya için savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını, 146 dosyayı da farklı kurum ve kuruluşlara bildirdiklerini söyledi. Dosyalara İçişleri Bakanlığının el koyduğunu ve sümen altı edildiğini söyledi.
İmamoğlu’nun ilk örneği, 24 Ekim 2016’da Başakşehir’deki askeri alandaki taşınmazın İBB tarafından kamulaştırılması oldu. İmamoğlu, arazi için 13.5 milyon dolar ödendiğini, müfettişlerin 2021’de taşınmazın değerinin 13 milyon 350 bin lira olarak belirlediğini söyledi. İmamoğlu, bu hesaplamaya göre yaklaşık 11.5 milyon dolarlık kamu zararı oluştuğunu öne sürdü.
İkinci örnek, Bahçeşehir’deki arsa alımıydı. Bir firma, 7 Ocak 2016’da 49.5 milyon liraya satın aldığı araziyi yalnızca dört gün sonra, 11 Ocak’ta 130 milyon liraya KİPTAŞ’a sattı. İmamoğlu, iki işlem arasındaki 80.5 milyon liralık farkın o günün kuruyla yaklaşık 27 milyon dolara karşılık geldiğini altını çizdi. Ekrem İmamoğlu, müfettiş raporunun 8 Mart 2021’de savcılığa gönderildiğini, Bakırköy Başsavcılığının ise 14 Ağustos 2024’te kovuşturmaya yer olmadığına hamle verdiğini söyledi.
Üçüncü dosyada, Vatan Caddesi’nde lunapark olarak bilinen arazinin alım sürecini anlatan İmamoğlu, taşınmazın 2011’de Fatih Belediyesinden yaklaşık 13 milyon dolara alındığını, imar planı değişikliğinin ardından 2017’de İBB’ye 119 milyon dolara satıldığını öne sürdü. İmamoğlu, müfettişlerin değerleme çalışmasında 106 milyon doları aşan kamu zararı tespit ettiğini iddia etti.
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iki bin yıl hapisle yargılandığı davada son üç günde toplam 18 saat savunma yaptı. Her gün 6 saat süren savunmaların bugünkü duruşma ile tamamlanması bekleniyor. İmamoğlu, davayla ilgili bazı ilginç rakamlar da verdi. İşte İmamoğlu’nun verdiği bu ilginç bilgiler:.
Tutuklananların 20’si belediye başkanı ve vekili. 1568 kişi gözaltına alındı. O 1568 kişi, dört gün o rezil yerde... Sidik kokan, tuvaletle iç içe, o kepaze yerde dört gün tutuldu. Ne yapıyor biliyor musunuz o dört gün tutulma? 5488 gün yapıyor. Ve burada yazıyor: 336 kişi tutuklandı. 90 bin gün hapis yattık bir buçuk iki senede, 90 bin gün! 250 yıl hapis yattık!
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- İmamoğlu, “Alın size devletin kasasından çatır çatır hem de öyle basit paralar değil. Listenin altında 2.5 milyar dolar yazıyor. Bu sadece 33 dosya. Dedikodu değil, duyum değil, somut delil” dedi
- İmamoğlu, 64 dosya için savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını, 146 dosyayı da farklı kurum ve kuruluşlara bildirdiklerini söyledi. Dosyalara İçişleri Bakanlığının el koyduğunu ve sümen altı edildiğini söyledi
- İmamoğlu’nun ilk örneği, 24 Ekim 2016’da Başakşehir’deki askeri alandaki taşınmazın İBB tarafından kamulaştırılması oldu. İmamoğlu, arazi için 13.5 milyon dolar ödendiğini, müfettişlerin 2021’de taşınmazın değerinin 13 milyon 350 bin lira olarak belirlediğini söyledi. İmamoğlu, bu hesaplamaya göre yaklaşık 11.5 milyon dolarlık kamu zararı oluştuğunu öne sürdü
- İkinci örnek, Bahçeşehir’deki arsa alımıydı. Bir firma, 7 Ocak 2016’da 49.5 milyon liraya satın aldığı araziyi yalnızca dört gün sonra, 11 Ocak’ta 130 milyon liraya KİPTAŞ’a sattı. İmamoğlu, iki işlem arasındaki 80.5 milyon liralık farkın o günün kuruyla yaklaşık 27 milyon dolara karşılık geldiğini altını çizdi. Ekrem İmamoğlu, müfettiş raporunun 8 Mart 2021’de savcılığa gönderildiğini, Bakırköy Başsavcılığının ise 14 Ağustos 2024’te kovuşturmaya yer olmadığına hamle verdiğini söyledi
Neden önemli?
İmamoğlu, savunmasının 3. gününde İBB’deki vurgunu anlattı! Ahtapotun 3 kolu başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak