İngiltere’de Noel arifesinde bir kadın yurdunda 29 yaşındaki Stephanie Baird’in vahşice öldürülmesi ülkeyi sarstı. Katilin geride bıraktığı 44 numara yivli ayakkabı izi üzerine binlerce evin kapısı çalındı, yaklaşık 12 bin kişinin ayakkabısı araştırıldı. Haftalar süren insan avında Dedektif George Welborn’un Patrick Joseph Byrne üzerindeki ısrarlı takibi soruşturmanın seyrini değiştirdi. Dünya basınında günlerce yer alan ve İngiltere’nin yıllarca unutamadığı cinayetin ayrıntıları ‘Kriminal dosyalar’da... Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberi...
Yıl 1959... Tarih yaprakları 23 Aralık’ı gösteriyordu. İngiltere Noel hazırlıkları içindeydi. Birmingham’ın Edgbaston bölgesinde bulunan YWCA Edencroft Kadın Yurdu’nda kalan kadınların önemli bir bölümü de Noel’i ailelerinin yanında geçirmek için hazırlık yapıyordu. Akşam saatlerinde yurtta bulunan kadınlardan bazıları bir çığlık duydu. İlk anda bunun ciddi bir olayın habercisi olduğu anlaşılmadı. Bir süre sonra yurtta kalan Margaret Brown, çamaşır bölümünden gelen seslerden şüphelenerek kontrol etmek istedi.
İçeri giren Margaret, karanlık bölümde yabancı bir erkekle karşılaştı. Yüzünü net göremediği adamın elinde ağır bir cisim vardı. Adam, Margaret’e saldırarak başına vurdu. Yaralanmasına rağmen yardım isteyen genç kadının çığlıkları üzerine saldırgan binadan kaçtı. Yurtta yabancı bir erkeğin bulunduğu anlaşılınca polise haber verildi.
Polis ekipleri yurda geldiklerinde saldırgan kaçmıştı ancak arkasında önemli izler bırakmıştı. Bahçede ve binanın çevresinde çamurlu ayakkabı izleri vardı. Açık bir pencere, saldırganın binaya buradan girmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyordu. Çamaşır bölümünde ise kadın iç çamaşırına sarılmış ağır bir taş bulundu. Bunun Margaret’e saldırırken kullanılan cisim olduğu değerlendirildi. Polis ilk anda saldırganın hedefinin Margaret olduğunu düşündü. Ancak binadaki çamurlu ayakkabı izleri takip edildiğinde olayın çok daha korkunç olduğu ortaya çıkacaktı.
Polisler binanın içerisindeki izleri takip etmeye başladı. Çamurlu ayakkabı izleri, kadınların kaldığı odaların bulunduğu bölüme kadar uzanıyordu. Ekipler 4 numaralı odanın önüne geldiklerinde kapının kilitli olduğunu gördü. Burası Stephanie Baird’in odasıydı. Polislerin seslenmesine içeriden cevap gelmeyince ekipten bir polis dışarı çıkarak pencereden içeri baktı. Perdenin arasından odanın zemininde bir kişinin bacaklarını gördü.
Kapı kırılarak içeri girildiğinde Stephanie Baird, kanlar içinde, başı gövdesinden ayrılmış halde bulundu. Genç kadın vahşi bir cinayete kurban gitmişti. Yapılan olay yeri incelemesinde Stephanie’nin önce boğularak öldürüldüğü, ardından katilin odada bulunan kör bir masa bıçağıyla genç kadının başını gövdesinden ayırdığı belirlendi. Saldırı sırasında bıçağın sapının kırıldığı, kırılan bıçak sapı cesedin yakınında, metal bölüm ise yatağın üzerinde bulundu.
Olay yerini inceleyen polislerin dikkatini çeken önemli delillerden biri, odada bulunan el yazısıyla yazılmış nottu. Katil, bir zarfın üzerine tükenmez kalemle İngilizce olarak, “Bunun asla gerçekleşmeyeceğini düşünmüştüm” anlamına gelen bir cümle yazmıştı. Notun önemli bir özelliği daha vardı. Katil, “düşünmüştüm” anlamındaki İngilizce “thought” kelimesini yanlış yazmıştı. Polis notu delil olarak muhafaza altına aldı. Haftalar sonra yakalanacak şüphelinin aynı cümleyi hafızasından yeniden yazması ve aynı kelimede aynı yazım hatasını yapması, onu olay yerine bağlayan dikkat çekici ayrıntılardan biri olacaktı.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- İngiltere’de Noel arifesinde bir kadın yurdunda 29 yaşındaki Stephanie Baird’in vahşice öldürülmesi ülkeyi sarstı. Katilin geride bıraktığı 44 numara yivli ayakkabı izi üzerine binlerce evin kapısı çalındı, yaklaşık 12 bin kişinin ayakkabısı araştırıldı. Haftalar süren insan avında Dedektif George Welborn’un Patrick Joseph Byrne üzerindeki ısrarlı takibi soruşturmanın seyrini değiştirdi. Dünya basınında günlerce yer alan ve İngiltere’nin yıllarca unutamadığı cinayetin ayrıntıları ‘Kriminal dosyalar’da... Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberi..
- Yıl 1959... Tarih yaprakları 23 Aralık’ı gösteriyordu. İngiltere Noel hazırlıkları içindeydi. Birmingham’ın Edgbaston bölgesinde bulunan YWCA Edencroft Kadın Yurdu’nda kalan kadınların önemli bir bölümü de Noel’i ailelerinin yanında geçirmek için hazırlık yapıyordu. Akşam saatlerinde yurtta bulunan kadınlardan bazıları bir çığlık duydu. İlk anda bunun ciddi bir olayın habercisi olduğu anlaşılmadı. Bir süre sonra yurtta kalan Margaret Brown, çamaşır bölümünden gelen seslerden şüphelenerek kontrol etmek istedi
- İçeri giren Margaret, karanlık bölümde yabancı bir erkekle karşılaştı. Yüzünü net göremediği adamın elinde ağır bir cisim vardı. Adam, Margaret’e saldırarak başına vurdu. Yaralanmasına rağmen yardım isteyen genç kadının çığlıkları üzerine saldırgan binadan kaçtı. Yurtta yabancı bir erkeğin bulunduğu anlaşılınca polise haber verildi
- Polis ekipleri yurda geldiklerinde saldırgan kaçmıştı ancak arkasında önemli izler bırakmıştı. Bahçede ve binanın çevresinde çamurlu ayakkabı izleri vardı. Açık bir pencere, saldırganın binaya buradan girmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyordu. Çamaşır bölümünde ise kadın iç çamaşırına sarılmış ağır bir taş bulundu. Bunun Margaret’e saldırırken kullanılan cisim olduğu değerlendirildi. Polis ilk anda saldırganın hedefinin Margaret olduğunu düşündü. Ancak binadaki çamurlu ayakkabı izleri takip edildiğinde olayın çok daha korkunç olduğu ortaya çıkacaktı
Neden önemli?
İngiltere'yi sarsan Noel cinayeti! 12 bin kişinin ayakkabısına baktılar! başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak