GYODER ve TÜKD Hatay Şubesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesi, Hatay’da başlayan pilot uygulamanın ardından sektörün ortak gündemine taşındı. GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Kadınların yalnızca sektörün profesyonel kadrolarında değil, üretimin doğrudan içinde de daha görünür olduğu taze bir çalışma kültürü mümkün” dedi. TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş, kadınların çalışma hayatına katılımındaki temel engelin işsizlikten çok toplumsal önyargılar, geleneksel roller ve ev içi sorumluluklar olduğunu vurguladı. Projeyle kadınların ekonomik bağımsızlığını ve iş gücündeki görünürlüğünü artırmak, ‘mesleklerin...
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Hatay Şubesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesi, Hatay’da başlayan pilot uygulamanın ardından sektörün ortak gündemine taşındı. Tulumları modacı Mehtap Elaidi tarafından tasarlanan ve kadınlara güncel meslek ve istihdam alanları açmayı amaçlayan proje, İnşa Eden Kadınlar Zirvesi 2026’da “Kadın Ustalar / İşin Cinsiyeti Olmaz, Ustası Olur” başlıklı özel oturumda ele alındı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş, Kuzu Group temsilcisi Kıvanç Karabaki ve projenin eğitim süreçlerinde görev alan Prof. Dr. Gülgün Mıstıkoğlu, projenin ortaya çıkışından kadınların eğitim ve istihdam sürecine, işverenlerin modele katılımından projenin Türkiye geneline yaygınlaştırılmasına uzanan süreci değerlendirdi. Oturumun en dikkat çekici katılımcıları ise projenin doğrudan sahadaki temsilcileri oldu. Hatay’da eğitimlerini tamamladıktan sonra şantiyelerde boya ustası olarak çalışmaya başlayan Hatice Huylu ve Meryem Dizlek Özdil, yaşadıkları deneyimi bu kez sektör temsilcileriyle aynı sahneden anlattı.
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Kadınların yalnızca sektörün profesyonel kadrolarında değil, üretimin doğrudan içinde de daha görünür olduğu son bir çalışma kültürü mümkün” dedi. TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş da kadınların önündeki en büyük engelin işsizlik değil, toplumsal önyargılar olduğunu belirterek, “Birçok kadın çalışmak istiyor ancak çevre baskısı, geleneksel cinsiyet rolleri ve ev içi sorumluluklar nedeniyle hamle vermekte zorlanıyor. Bu projeyle kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek, nitelikli kadın iş gücü oluşturmak, erkek egemen sektörlerde kadınların görünürlüğünü artırmak, ‘Mesleklerin cinsiyeti yoktur’ anlayışını yaygınlaştırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlayacak kalıcı politikaların gelişmesine öncülük etmek hedeflerimiz” dedi.
‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesinin çıkış noktalarından birini, GYODER ile Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğiyle hazırlanan ‘İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri’ araştırmasının sonuçları oluşturuyor. Araştırma, inşaat sektöründe özellikle mavi yakalı işlerde kadınların varlığının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Araştırma kapsamında incelenen üretim süreçlerinde çalışan 12 bin 37 kişi içerisinde yalnızca 2 kadın çalışanın bulunması, kadınların mavi yakalı inşaat işlerinde karşı karşıya olduğu temsil sorununu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Araştırmada ayrıca sektör açısından asıl sorunlardan birinin kadınları ustalık gerektiren işlere çekebilmek olduğu belirtilirken; kadınlara mesleki eğitim verilmesi kadar, eğitim sonrasında istihdamlarının sağlanmasının da kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. Bu dönüşüm için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğine işaret ediliyor. Hatay’da hayata geçirilen ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ modeli ise araştırmanın ortaya koyduğu bu ihtiyacı doğrudan sahaya taşıyor. Kadınların mesleki eğitim almasıyla başlayan süreç, işverenlerin projeye dahil olması ve kadın ustaların şantiyelerde fiilen çalışmaya başlamasıyla eğitimden istihdama uzanan bütüncül bir modele dönüşüyor.
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, projenin geldiği noktaya ilişkin şunları konuşmasında değindi: “Bu projeye başlarken önümüzde çok net iki gerçek vardı. Bir tarafta sektörümüzün giderek büyüyen nitelikli iş gücü ihtiyacı, diğer tarafta ise üretimin mavi yakalı tarafında yok denecek kadar az temsil edilen kadınlar. Hatay’da attığımız ilk adımla, doğru eğitim, doğru çalışma koşulları ve işveren desteği bir araya geldiğinde kadınların ustalık gerektiren işlerde de üretimin güçlü bir parçası olabileceğini sahada görüyoruz. Artık bir varsayımı değil, gerçek bir deneyimi konuşuyoruz.”.







