İşe iade davası açabilmek için önce bir ay içinde arabulucuya gidilmelidir. Arabulucuda anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak tarihini izleyen iki hafta içinde dava açılmalıdır. Süreyi kaçıranlar dava açma hakkını kaybeder. En çok hata bir aylık sürenin ne zaman başladığı noktasında yaşanıyor. Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı.
Öncelikle işe iade davasını kimlerin açabileceğine açıklık getirelim. İşten çıkartılan herkes işe iade davası açamaz. İş Kanunu’na göre, işe iade davası açabilmek için iş akdinin feshedildiği tarihte iş yerinde 30 veya daha fazla işçi çalıştırılması ve işçinin en az 6 ay çalışmış olması gerekir. Bu koşulları sağlayan işçi işten çıkartıldığında işe iade davası açabilir. Bunun dışındaki işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır.
İşe iade davası açabilmenin şartı, dava açmadan önce arabulucuya gitmektir. Bir ay içinde arabulucuya başvuru yapmak şarttır ancak anlaşmak şart değildir. Arabulucuda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine işe iade davası açılabilir.
Sizin başınıza gelen husus maalesef çok sık yaşanmaktadır. Bu konuda daha önce muhtelif yazılarımda uyarıda bulundum. Arabulucuya başvurmak için iş akdinin sona erdiği tarihi bekleyenler, maalesef dava açma hakkını kaybediyorlar.
Kanunun konuyla ilgili 20’nci maddesine göre, işe iade davası açabilmek için iş akdinin fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvuru yapılmalıdır. Sizin iş akdinizin fesih bildirimi 8 Temmuz 2026 tarihinde yapıldığı için bir aylık süre bu tarihte başlamıştır.
Tabii kanunun bu hükmünün de tartışmaya açılması gerekir. Kanun bu haliyle işçinin hak arama özgürlüğünü kısıtlıyor. İşçi bildirim süresi içinde iş yerinde çalışmaya devam ederken işveren karşısında eli güçsüzdür. Arabulucu için bir aylık sürenin feshin tebliğ tarihi yerine iş akdinin sona erdiği tarihten başlaması halinde işçi hakkını daha rahat arayabilecektir.
Askerliğini ilk defa sigortalı çalışmaya başlamadan önce yapanlar, askerlik borçlanması yapabiliyorlar. SSK ve BAĞ-KUR’lular ile ilk defa 5510 Sayılı Kanuna tabi çalışmaya başlayan 4/a, 4/b ve 4/c’liler sigortalı çalışmaya başlamadan önce askerlik borçlanması yaptıklarında sigorta başlangıç tarihleri, borçlanma primi ödedikleri süre kadar geri çekiliyor. Ancak, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi memurlar bu haktan yararlanamıyorlar.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- İşe iade davası açabilmek için önce bir ay içinde arabulucuya gidilmelidir. Arabulucuda anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak tarihini izleyen iki hafta içinde dava açılmalıdır. Süreyi kaçıranlar dava açma hakkını kaybeder. En çok hata bir aylık sürenin ne zaman başladığı noktasında yaşanıyor. Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı
- Öncelikle işe iade davasını kimlerin açabileceğine açıklık getirelim. İşten çıkartılan herkes işe iade davası açamaz. İş Kanunu’na göre, işe iade davası açabilmek için iş akdinin feshedildiği tarihte iş yerinde 30 veya daha fazla işçi çalıştırılması ve işçinin en az 6 ay çalışmış olması gerekir. Bu koşulları sağlayan işçi işten çıkartıldığında işe iade davası açabilir. Bunun dışındaki işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır
- İşe iade davası açabilmenin şartı, dava açmadan önce arabulucuya gitmektir. Bir ay içinde arabulucuya başvuru yapmak şarttır ancak anlaşmak şart değildir. Arabulucuda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine işe iade davası açılabilir
- Sizin başınıza gelen husus maalesef çok sık yaşanmaktadır. Bu konuda daha önce muhtelif yazılarımda uyarıda bulundum. Arabulucuya başvurmak için iş akdinin sona erdiği tarihi bekleyenler, maalesef dava açma hakkını kaybediyorlar
Neden önemli?
İşe iade davasında süreye dikkat! başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak