Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

İşsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

Günümüzde iş ve aş sorunu ülkemizin temel problemi. Dün açıklanan tartışmalı enflasyon oranları, sorunun tüm ağırlığıyla sürdüğünü gösteriyor. Her geçen gün daha da zorlaşan ekonomik koşullar, yurttaşın belini büküyor. Özellikle gençleri doğrudan ilgilendiren işsizlik mesele

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
İşsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

Günümüzde iş ve aş sorunu ülkemizin temel problemi. Dün açıklanan tartışmalı enflasyon oranları, sorunun tüm ağırlığıyla sürdüğünü gösteriyor. Her geçen gün daha da zorlaşan ekonomik koşullar, yurttaşın belini büküyor. Özellikle gençleri doğrudan ilgilendiren işsizlik meselesi, ekonomiksosyal gündemde önemli yer tutuyor. Pek çok aile bu yakıcı sorunla cebelleşmek zorunda kalıyor. İşsizlik sorununun, ekonomik boyutları kadar sosyal boyutları da önemli. İş bulamayan gençler, adeta hayata küsüyorlar. Onların aileleri ve çevreleri de bu olumsuzlukları derinliğine duyumsuyor ve yaşıyorlar. Ortaya çıkan veriler işsizliğin boyutlarını ortaya koyuyor. SANAYİSİZLEŞME-FABRİKASIZLAŞMA Elbette ülke ekonomisinin böylesi ağır sosyal sorunlarla karşı karşıya gelmesinin temel nedenleri var. En başta gelen neden de üretim ekonomisinden uzaklaşılması. Koca ülkemiz giderek sanayisizleşiyor. güncel fabrikalar yeterince kurulmadığı gibi, tam tersine var olanlar da giderek kapılarına kilit vurmaya hazırlanıyor. Ekonomideki ağırlık, sanayileşmeden başta hizmet sektörü olmak üzere farklı alanlara ve sektörlere kayıyor. Ekonominin genelindeki istikrarsızlık ve kan kaybı da bunlara eklenince, ister istemez ortaya devasa bir işsizlik sorunu çıkıyor. Bu olumsuzlukla karşılaşan yurttaşlar, aileler, işsizliğin dayanılmaz ağırlığında eziliyor! İŞSİZLİK ÖNEMLİ SORUN Devletin resmi verileri bile bu gerçeği ortaya koyuyor. Son olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İşgücü İstatistikleri, Ağustos 2026” raporuna göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde, işsiz sayısı 2 milyon 740 bin kişi oldu. İşin ilginç yönü, ekonomideki dengesizlikler nedeniyle “dar” ve “geniş” tanımlı arasındaki makasın açılarak farkın 23.2 puana çıkması. Dar tanımlı işsizliği temsil eden rakamlara oransal açıdan bakıldığında; kadın işsizlerin daha yüksek oranda olduğu görülüyor. Ağustos ayı verilerine göre, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6.6 iken kadınlarda yüzde 10.1 düzeyinde oluyor. Görüldüğü gibi işsizlik kadınları daha çok vuruyor. DİSK-AR’IN RAPORU Konuyla ilgili DİSK-AR’ın yaptığı araştırmalar ve yayımladığı Eylül 2026 raporu, geniş tanımlı işsizliğin yüksek oranlarda sürdüğünü ortaya koyuyor. Buna göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bin kişi oluyor. Geniş tanımlı işsizlik oranlarla ifade edilirse; Ağustos 2026 verilerine göre erkeklerde yüzde 25’ten yüzde 25.4’e, kadınlarda ise yüzde 39.9’dan yüzde 40.1’e yükseliyor. Emekliler de yaşadıkları ekonomik darboğaz nedeniyle iş aramak durumunda kalıyorlar. Bu durum, konunun sosyal boyutları içinde önemli bir yer tutuyor. İŞKUR’un istatistikleri de yaşananları doğruluyor. Bu bağlamda, 23 bin 552 TL ile geçinmek zorunda kalan binlerce emekli yurttaş, İŞKUR kapısında iş arıyor. Kuruma kayıtlı işsizlerin 33 bin 375’ini 60 yaş ve üzeri yurttaşlar oluşturuyor. ATEŞTEN GÖMLEK! Kısacası işsizlik, bu sorunla yüz yüze gelen tüm insanlarımız için, tam anlamıyla ateşten gömlek. Ancak onu yaşayanlar bu durumu çok iyi biliyor. İşsiz bulunan ailelerde, bu olumsuzluk tüm aile bireylerini olumsuz etkiliyor. İşsizliğin acıları, sıkıntıları ailecek hep birlikte yaşanıyor. Tabii genç işsizliği daha da ağır sorunlar oluşturuyor. Bin bir sıkıntı ve zorlukla kendilerini yetiştirmiş gençler, tam hayata atılacakken böyle bir durumla yüz yüze gelince, adeta hayata küsüyorlar! Bir bölümü de ister istemez ülke dışına yöneliyor. Okulda da işte de olmayan bu işsiz gençler için güncel bir kavram ortaya çıktı. Artık onlar “ev genci” olarak tanımlanıyor. Üstelik bu ev gençlerinin sayısı da her geçen gün artıyor. İŞSİZLİK FONU KİMİN? İşsizlik konusunun bir de fon boyutu var. Bilindiği gibi, işsiz kalanlara destek amacıyla geçmişte işsizlik fonu kurulmuştu. Ancak bu fonun işçiye mi yoksa patrona mı destek olduğu tartışılır. İşsizin güvencesi olması gereken işsizlik fonundan, 8 ayda işçilere 73 milyar ödenirken patronlara 156 milyar TL aktarılmış. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, resmi işsizlerin yüzde 82’si işsizlik ödeneğinden yoksun kalmış. Sözün özü; işsizlik denilen bu ateşten gömleğe karşı, yurttaşları özellikle de gençleri rahatlatacak çözümler hazırlanmalıdır. Bunun yolu da öncelikle üretim ekonomisine yönelmekten geçiyor. Ülkeyi yönetmeye hazırlanan muhalefet ve ülkemizin ilerici yurtsever güçleri, toplumcu-kamucu bir anlayışla, bu çözümleri şimdiden hazırlamalıdır. Yalnızca hazırlamak da yetmez, aynı zamanda toplumun en geniş kesimleriyle paylaşmalıdır. Halkın güveninin ve desteğinin kazanılması, böylesi etkin ve kapsamlı çalışmalardan geçiyor.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İşsizlik sorununun, ekonomik boyutları kadar sosyal boyutları da önemli. İş bulamayan gençler, adeta hayata küsüyorlar. Onların aileleri ve çevreleri de bu olumsuzlukları derinliğine duyumsuyor ve yaşıyorlar. Ortaya çıkan veriler işsizliğin boyutlarını ortaya koyuyor.

Elbette ülke ekonomisinin böylesi ağır sosyal sorunlarla karşı karşıya gelmesinin temel nedenleri var. En başta gelen neden de üretim ekonomisinden uzaklaşılması. Koca ülkemiz giderek sanayisizleşiyor. güncel fabrikalar yeterince kurulmadığı gibi, tam tersine var olanlar da giderek kapılarına kilit vurmaya hazırlanıyor.

Ekonomideki ağırlık, sanayileşmeden başta hizmet sektörü olmak üzere farklı alanlara ve sektörlere kayıyor. Ekonominin genelindeki istikrarsızlık ve kan kaybı da bunlara eklenince, ister istemez ortaya devasa bir işsizlik sorunu çıkıyor. Bu olumsuzlukla karşılaşan yurttaşlar, aileler, işsizliğin dayanılmaz ağırlığında eziliyor!

Devletin resmi verileri bile bu gerçeği ortaya koyuyor. Son olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İşgücü İstatistikleri, Ağustos 2026” raporuna göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde, işsiz sayısı 2 milyon 740 bin kişi oldu. İşin ilginç yönü, ekonomideki dengesizlikler nedeniyle “dar” ve “geniş” tanımlı arasındaki makasın açılarak farkın 23.2 puana çıkması.

Dar tanımlı işsizliği temsil eden rakamlara oransal açıdan bakıldığında; kadın işsizlerin daha yüksek oranda olduğu görülüyor. Ağustos ayı verilerine göre, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6.6 iken kadınlarda yüzde 10.1 düzeyinde oluyor. Görüldüğü gibi işsizlik kadınları daha çok vuruyor.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Günümüzde iş ve aş sorunu ülkemizin temel problemi. Dün açıklanan tartışmalı enflasyon oranları, sorunun tüm ağırlığıyla sürdüğünü gösteriyor. Her geçen gün daha da zorlaşan ekonomik koşullar, yurttaşın belini büküyor. Özellikle gençleri doğrudan ilgilendiren işsizlik meselesi, ekonomiksosyal gündemde önemli yer tutuyor. Pek çok aile bu yakıcı sorunla cebelleşmek zorunda kalıyor. İşsizlik sorununun, ekonomik boyutları kadar sosyal boyutları da önemli. İş bulamayan gençler, adeta hayata küsüyorlar. Onların aileleri ve çevreleri de bu olumsuzlukları derinliğine duyumsuyor ve yaşıyorlar. Ortaya çıkan veriler işsizliğin boyutlarını ortaya koyuyor. SANAYİSİZLEŞME-FABRİKASIZLAŞMA Elbette ülke ekonomisinin böylesi ağır sosyal sorunlarla karşı karşıya gelmesinin temel nedenleri var. En başta gelen neden de üretim ekonomisinden uzaklaşılması. Koca ülkemiz giderek sanayisizleşiyor. güncel fabrikalar yeterince kurulmadığı gibi, tam tersine var olanlar da giderek kapılarına kilit vurmaya hazırlanıyor. Ekonomideki ağırlık, sanayileşmeden başta hizmet sektörü olmak üzere farklı alanlara ve sektörlere kayıyor. Ekonominin genelindeki istikrarsızlık ve kan kaybı da bunlara eklenince, ister istemez ortaya devasa bir işsizlik sorunu çıkıyor. Bu olumsuzlukla karşılaşan yurttaşlar, aileler, işsizliğin dayanılmaz ağırlığında eziliyor! İŞSİZLİK ÖNEMLİ SORUN Devletin resmi verileri bile bu gerçeği ortaya koyuyor. Son olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İşgücü İstatistikleri, Ağustos 2026” raporuna göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde, işsiz sayısı 2 milyon 740 bin kişi oldu. İşin ilginç yönü, ekonomideki dengesizlikler nedeniyle “dar” ve “geniş” tanımlı arasındaki makasın açılarak farkın 23.2 puana çıkması. Dar tanımlı işsizliği temsil eden rakamlara oransal açıdan bakıldığında; kadın işsizlerin daha yüksek oranda olduğu görülüyor. Ağustos ayı verilerine göre, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6.6 iken kadınlarda yüzde 10.1 düzeyinde oluyor. Görüldüğü gibi işsizlik kadınları daha çok vuruyor. DİSK-AR’IN RAPORU Konuyla ilgili DİSK-AR’ın yaptığı araştırmalar ve yayımladığı Eylül 2026 raporu, geniş tanımlı işsizliğin yüksek oranlarda sürdüğünü ortaya koyuyor. Buna göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bin kişi oluyor. Geniş tanımlı işsizlik oranlarla ifade edilirse; Ağustos 2026 verilerine göre erkeklerde yüzde 25’ten yüzde 25.4’e, kadınlarda ise yüzde 39.9’dan yüzde 40.1’e yükseliyor. Emekliler de yaşadıkları ekonomik darboğaz nedeniyle iş aramak durumunda kalıyorlar. Bu durum, konunun sosyal boyutları içinde önemli bir yer tutuyor. İŞKUR’un istatistikleri de yaşananları doğruluyor. Bu bağlamda, 23 bin 552 TL ile geçinmek zorunda kalan binlerce emekli yurttaş, İŞKUR kapısında iş arıyor. Kuruma kayıtlı işsizlerin 33 bin 375’ini 60 yaş ve üzeri yurttaşlar oluşturuyor. ATEŞTEN GÖMLEK! Kısacası işsizlik, bu sorunla yüz yüze gelen tüm insanlarımız için, tam anlamıyla ateşten gömlek. Ancak onu yaşayanlar bu durumu çok iyi biliyor. İşsiz bulunan ailelerde, bu olumsuzluk tüm aile bireylerini olumsuz etkiliyor. İşsizliğin acıları, sıkıntıları ailecek hep birlikte yaşanıyor. Tabii genç işsizliği daha da ağır sorunlar oluşturuyor. Bin bir sıkıntı ve zorlukla kendilerini yetiştirmiş gençler, tam hayata atılacakken böyle bir durumla yüz yüze gelince, adeta hayata küsüyorlar! Bir bölümü de ister istemez ülke dışına yöneliyor. Okulda da işte de olmayan bu işsiz gençler için güncel bir kavram ortaya çıktı. Artık onlar “ev genci” olarak tanımlanıyor. Üstelik bu ev gençlerinin sayısı da her geçen gün artıyor. İŞSİZLİK FONU KİMİN? İşsizlik konusunun bir de fon boyutu var. Bilindiği gibi, işsiz kalanlara destek amacıyla geçmişte işsizlik fonu kurulmuştu. Ancak bu fonun işçiye mi yoksa patrona mı destek olduğu tartışılır. İşsizin güvencesi olması gereken işsizlik fonundan, 8 ayda işçilere 73 milyar ödenirken patronlara 156 milyar TL aktarılmış. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, resmi işsizlerin yüzde 82’si işsizlik ödeneğinden yoksun kalmış. Sözün özü; işsizlik denilen bu ateşten gömleğe karşı, yurttaşları özellikle de gençleri rahatlatacak çözümler hazırlanmalıdır. Bunun yolu da öncelikle üretim ekonomisine yönelmekten geçiyor. Ülkeyi yönetmeye hazırlanan muhalefet ve ülkemizin ilerici yurtsever güçleri, toplumcu-kamucu bir anlayışla, bu çözümleri şimdiden hazırlamalıdır. Yalnızca hazırlamak da yetmez, aynı zamanda toplumun en geniş kesimleriyle paylaşmalıdır. Halkın güveninin ve desteğinin kazanılması, böylesi etkin ve kapsamlı çalışmalardan geçiyor
  • Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
  • İşsizlik sorununun, ekonomik boyutları kadar sosyal boyutları da önemli. İş bulamayan gençler, adeta hayata küsüyorlar. Onların aileleri ve çevreleri de bu olumsuzlukları derinliğine duyumsuyor ve yaşıyorlar. Ortaya çıkan veriler işsizliğin boyutlarını ortaya koyuyor
  • Elbette ülke ekonomisinin böylesi ağır sosyal sorunlarla karşı karşıya gelmesinin temel nedenleri var. En başta gelen neden de üretim ekonomisinden uzaklaşılması. Koca ülkemiz giderek sanayisizleşiyor. güncel fabrikalar yeterince kurulmadığı gibi, tam tersine var olanlar da giderek kapılarına kilit vurmaya hazırlanıyor

Neden önemli?

İşsizliğin dayanılmaz ağırlığı! başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →