Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Kabızlık meme kanseri riskini artırabiliyor

Meme kanserinden korunmada düzenli ultrason MR ve mamografinin yanı sıra uyku, kilo kontrolü kabız olmamak ve D vitamini ile östrojen metabolizmasını desteklemek kritik rol oynuyor. İpek Özbey’in sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity&rsq

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Kabızlık meme kanseri riskini artırabiliyor

Meme kanserinden korunmada düzenli ultrason MR ve mamografinin yanı sıra uyku, kilo kontrolü kabız olmamak ve D vitamini ile östrojen metabolizmasını desteklemek kritik rol oynuyor.

İpek Özbey’in sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity’ programı Pazar 14.00’te tekrarı ise aynı gece 01.00’da SÖZCÜ Televizyonu’nda.

Bence 20’li yaşlardan itibaren meme haritasını öğrenmek için ultrasonla takibe başlamak lâzım. Mamografi 40 yaşta duruyor ama 50-55 yaşından sonra ultrason ve mamografinin yanına MR da eklenmeli. Çünkü mamografi kalsifikasyonu, ultrason dokuyu, MR başka bir şeyi görüyor. Resmi bütün olarak tamamlamak gerekiyor. Erken teşhis tedavi sürecini tamamen değiştiriyor. Biyopside çok küçük bir alanda yakalanırsa lenfte yok, kemo yok, radyoterapi yok denilebiliyor. Evre 4’lerden bile dönüş var ama o eziyetleri niye çekelim?

Risk hesaplamada aile öyküsü ve genetik testler ilk sırada… İnternette “Meme kanseri riskiniz nedir?” başlıklı anketlerde yaş, doğum kontrol hapı kullanımı, çocuk sahibi olup olmama, anne-teyze-kuzende meme ve rahim kanseri öyküsü, uyku düzeni, kilo ve meme yoğunluğu gibi sorular soruluyor. Minik olasılıkla da olsa fikir veriyor… BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar en yüksek riski oluşturur. Annede varsa kızlarına da bakılması gerekiyor. Kimileri ‘takip edelim’, kimileri ise daha radikal davranıp ‘memenin içini boşaltalım’ diyor. Ama bizim asıl konumuz ailede öyküsü olmayan, 8 kişilik listeden nasıl çıkacağını merak eden kadınlar. Örneğin vardiyalı çalışan kadınlar. Kuaförlerde de fön makinesi çok yüksek elektromanyetik alan yaydığı için istatistik bir tık yüksek.

Meme kanseri, hâlâ kadınların bütün dünyadaki dramatik hastalıklar listesinde 8 kadında 1 olarak yerini koruyor. Eskiden ‘Benim etrafımda değil’ denirdi, şimdi herkesin yakın çevresinde mutlaka bir teşhis almış kişi var. Bir kadın ‘Longevity ile ilgileniyorum’ diyorsa, önce meme sağlığını takip etmek zorunda. Çünkü kadınlarda sağlıklı uzun yaşamın önündeki en büyük engel meme kanseri….

Klasik “40 yaşında mamografiye başla” yaklaşımı artık yeterli değil. taze istatistiksel çalışmalar 40 yaş altı meme kanserlerinde artış gösteriyor. Bunun nedeni genetik faktörlerin ötesinde çevresel maruziyetin etkisi büyük.

Hormon benzeri maddeler olarak adlandırılan ksenobiyotikler riski artırıyor: Hayvansal gıdalardaki hormonlar, bitkilerde kullanılan ilaçlar, plastikten su içmek, hele o suyun arabanın içinde ısınması, mikroplastik maruziyeti... Soluduğumuz hava, dokunduğumuz yüzeyler... Mesela alışveriş fişlerinin arkasındaki kaygan yüzey bile sahte östrojenik etki yapabiliyor. Tek başına hiçbiri çok önemli değil ama birikim olduğunda, özellikle genetik yatkınlığı olmayan kadınlarda bile riski öne çekiyor. Bu nedenle taramalara erken başlanması gerekiyor.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Meme kanserinden korunmada düzenli ultrason MR ve mamografinin yanı sıra uyku, kilo kontrolü kabız olmamak ve D vitamini ile östrojen metabolizmasını desteklemek kritik rol oynuyor
  • İpek Özbey’in sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity’ programı Pazar 14.00’te tekrarı ise aynı gece 01.00’da SÖZCÜ Televizyonu’nda
  • Bence 20’li yaşlardan itibaren meme haritasını öğrenmek için ultrasonla takibe başlamak lâzım. Mamografi 40 yaşta duruyor ama 50-55 yaşından sonra ultrason ve mamografinin yanına MR da eklenmeli. Çünkü mamografi kalsifikasyonu, ultrason dokuyu, MR başka bir şeyi görüyor. Resmi bütün olarak tamamlamak gerekiyor. Erken teşhis tedavi sürecini tamamen değiştiriyor. Biyopside çok küçük bir alanda yakalanırsa lenfte yok, kemo yok, radyoterapi yok denilebiliyor. Evre 4’lerden bile dönüş var ama o eziyetleri niye çekelim?
  • Risk hesaplamada aile öyküsü ve genetik testler ilk sırada… İnternette “Meme kanseri riskiniz nedir?” başlıklı anketlerde yaş, doğum kontrol hapı kullanımı, çocuk sahibi olup olmama, anne-teyze-kuzende meme ve rahim kanseri öyküsü, uyku düzeni, kilo ve meme yoğunluğu gibi sorular soruluyor. Minik olasılıkla da olsa fikir veriyor… BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar en yüksek riski oluşturur. Annede varsa kızlarına da bakılması gerekiyor. Kimileri ‘takip edelim’, kimileri ise daha radikal davranıp ‘memenin içini boşaltalım’ diyor. Ama bizim asıl konumuz ailede öyküsü olmayan, 8 kişilik listeden nasıl çıkacağını merak eden kadınlar. Örneğin vardiyalı çalışan kadınlar. Kuaförlerde de fön makinesi çok yüksek elektromanyetik alan yaydığı için istatistik bir tık yüksek

Neden önemli?

Kabızlık meme kanseri riskini artırabiliyor başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →