KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı...
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Canlıların yaşaması için şart olan su, eski devirlerden beri kutsal bir varlık sayılmıştır. Su, aynı zamanda Anadolu’da birçok medeniyetin var oluş nedeni veya yok oluş nedeni olmuştur. Su kenarına kurulan medeniyetlerin çok uzun ömürlü olmasının nedeni budur. Saflığın, temizliğin, bereketin ve enerjinin kaynağı olan su….
1999 yılı şubat ayında, Balçova Barajı’nın yanındaki toprak yoldan Çatalkaya’ya doğru yola çıktım, ilerlediğim her kilometrede İzmir küçülüyor ama manzara mükemmelleşiyordu. Birden kendimi asfalt bir yolda buldum. Sağda ve soldaki tepelerde iki adet askeri radar tesisi vardı. Bu yöreyi İzmir’den görür ama çok merak ederdim. Şimdi buradaydım ve boynumda iki fotoğraf makinesiyle ne yapacağımı şaşırmıştım. Arabamı ileri sürdüğümde “Kavacık Köyü 5 Km.” levhasını karşımda gördüm. Askeri bölgeden uzaklaşarak Kavacık Köyü’ne vardığımda saat sabahın yedisiydi. Beni sabahın erken saatlerinde karşılarında görünce şaşıran Kavacıklı köylüler, kahveye buyur ettiler. İbrahim Mantar adındaki bir genç benimle ilgilendi ve ne amaçla buralara geldiğimi sordu. Su ve şelale fotoğrafları çektiğimi söyleyip, yanımda bulunan şelale fotoğraflarımı gösterince; “Bunlar ne ki, burada bir şelale var, şaşıracaksın” dedi.
İbrahim, 10-15 metreden dökülen bir şelalenin bulunduğu dereye beni indirdi. Bir doğa harikası olan şelaleyi fotoğraflayarak dere içinde yürümeye başladık. İbrahim, derenin adının “Maden” olduğunu ve içinde altın bulunduğunu anlattı. Bergama köylülerinin mücadelesini çok duymuştu ama köyünün başlıca sıkıntısının geçim derdi olduğunu altını çizdi. Konak ilçesinin tek köyü olmasına rağmen Kavacık’ın birçok sorunu vardı. Köyün sorunlarını bir bir anlatan İbrahim, yakında askere gidecek bir gençti ama aklı hep köyündeydi. Öğrencilerin Limontepe’ye kaymakamlık tarafından eğitim için taşındığını anlatan İbrahim, Kavacık’ın Razaki üzümünün yeteri kadar tanınmadığını anlatarak, benden “Üzüm Festivali” düzenlememi istedi.
Yaza doğru, iki otobüs dolusu Atatürkçü Düşünce Derneği üyesini yöreye gitik, Efem Çukuru ve Kavacık yöresinde altın olayını inceledik. Siyanürlü altın aramanın yöredeki barajlara vereceği zararı anlattık.








