16°C Şiddetli yağmur İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu gelişmeyi, "Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de" sözleri ile duyurdu. Mahiroğlu daha sonra yaptığı açıklamada da, "Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bahsetmezsem olmaz. 3 gün önce çıkıp bugünün işaret fişeğini ateşledi, daha önce yaptığı gibi. Size en iyi cevabı halk verdi, verecek Kemal Bey. Tarih sizi ve sinsiliğinizi asla unutmayacak" dedi.
CHP Grup Başkanlığı'nın açıklaması şu şekilde:.
"Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu, muhalif medyaya dönük sistematik baskının güncel ve utanç verici bir halkasıdır. Kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen el koyma işlemi, halkın haber alma özgürlüğüne ağır ve doğrudan bir darbe indirmiştir. Çalışanların potansiyel suçlu muamelesi görerek iş yerlerine girmelerinin engellenmesi ise medya tarihinin kara sayfalarına eklenecek niteliktedir.
Ülkeyi tek kişilik irade ve baskı rejimiyle yöneten zihniyetin artık görmesi gereken gerçek şudur: Medya kuruluşları itibar müesseseleridir; keyfî müdahalelere açık hedefler değildir. Bu nedenle; Kanalın canlı yayınının engellenmesi kabul edilemez. Yayın politikası, kanalın kendi habercileri dışlanarak ve dışarıdan dayatılarak belirlenemez. Çalışanların özlük haklarının korunması, ertelenemez bir önceliktir. Bir yayın kuruluşunun haberlerini eleştirmek, yanlış bulduğumuz yayınlara itiraz etmek ve yasal haklarımızı kullanmak, demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak bir kuruma ilişkin iddialar; savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuki güvenceler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bugün yaşanan olayın gerekçeleri ve soruşturmanın kapsamı bütün yönleriyle açıklığa kavuşmadan peşin hüküm vermek, hukuku ayaklar altına almaktır.
Kanala kayyım atayanları eleştirmek yerine Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyım atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır. Bu kolaycılığı anlıyoruz ancak bu, gerçekle yüzleşmenin yerini tutmaz. Yetkili kurumların hukuka uygun hareket etmesi, sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi zorunluluktur.








