Manisa'da 1461 yılında yapıldığı tahmin edilen Hindistani Medresesi, yıllar içinde binaların arasında sıkışıp kaldı. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi yapının büyük bölümü yok olurken, ayakta kalan son bölümünün apartmanların kömürlüğü olarak kullanıldığı belirtildi. Yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık, kentin önemli eğitim yapılarından biri olan medresenin korunması ve restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini konuşmasında değindi.
Ege Mahallesi Terzi Sokak'ta bulunan Hindistani Medresesi, yaklaşık 565 yıllık geçmişiyle kentin tarihi mirasları arasında yer alıyor. Ümeradan Besayiş Ağa'nın oğlu Velet Bey tarafından yaptırıldığı belirtilen medresenin, 15'inci yüzyılın ikinci yarısında önemli bir eğitim merkezi olduğu değerlendiriliyor.
Kare planlı, taş duvarlı ve kubbeli mimarisiyle dikkati çeken yapı, geçen yüzyıllara rağmen ayakta kalan bölümüyle geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Bir dönem öğrencilerin eğitim gördüğü, müderrislerin ders verdiği ve vakıf gelirleriyle faaliyetlerini sürdürdüğü medrese, bugün apartmanların arasında kaldı. Tarihi yapının büyük bölümünün günümüze ulaşamadığı, geriye kalan kısmının ise apartmanların kömürlüğü olarak kullanıldığı belirtildi.
Manisa yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık, Hindistani Medresesi'nin yalnızca ayakta kalan eski bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, tarihi önemine dikkati çekti. Medresenin yapım tarihinin 1460'lı yıllara dayandığına dikkati çeken Akbalık, "Bu medrese aslında çok önemli. Tarihi itibarıyla Manisa'nın eski medreselerinden biri. Yapım tarihi yaklaşık olarak 1460'lı yıllar. Yani 15'inci yüzyılın ikinci yarısı olarak kabul ediliyor. Medreseyi, dönemin ümeralarından Besayiş Bey'in oğlu Velet Bey yaptırmış. Babası da Fatih Sultan Mehmet döneminde Manisa'da yaşamış bir isim. Dolayısıyla yapı, Osmanlı tarihinin önemli bir dönemine tanıklık ediyor" dedi.
Velet Bey'in medresenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için çevresinde gelir getiren yapılar da yaptırdığını anlatan Akbalık, kervansaray, han, bahçe ve dükkanlardan elde edilen gelirlerin medresenin giderlerini karşılamak amacıyla kullanıldığını aktardı.
Arşiv belgelerinden hareketle medresenin yıllık yaklaşık 14 bin 480 akçe gelirinin bulunduğunu ifade eden Akbalık, bu kaynaklarla müderrislerin ücretlerinin ödendiğini, öğrencilerin yeme, içme ve diğer ihtiyaçlarının karşılandığını, misafirlerin giderlerinin de bu gelirlerden sağlandığını kaydetti.
Medresenin geçmişteki büyüklüğünün bugün görülen bölümden ibaret olmadığını vurgulayan Akbalık, “Günümüze ulaşan yapı, bilirkişilerin değerlendirmelerine göre medresenin mescidi ya da küçük dershanesi olarak kabul ediliyor. Oysa medresenin asıl binası çok daha büyüktü. Tarihi fotoğraflardan da bunu görebiliyoruz. Yapı, Manisa'daki Sinan Bey Medresesi'ne benzer özellikler taşıyordu. Ayrıca dışarıdan gelenlerin konaklaması için yakınında bir han da bulunuyordu" diye konuştu.
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- Manisa'da 1461 yılında yapıldığı tahmin edilen Hindistani Medresesi, yıllar içinde binaların arasında sıkışıp kaldı. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi yapının büyük bölümü yok olurken, ayakta kalan son bölümünün apartmanların kömürlüğü olarak kullanıldığı belirtildi. Yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık, kentin önemli eğitim yapılarından biri olan medresenin korunması ve restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini konuşmasında değindi
- Ege Mahallesi Terzi Sokak'ta bulunan Hindistani Medresesi, yaklaşık 565 yıllık geçmişiyle kentin tarihi mirasları arasında yer alıyor. Ümeradan Besayiş Ağa'nın oğlu Velet Bey tarafından yaptırıldığı belirtilen medresenin, 15'inci yüzyılın ikinci yarısında önemli bir eğitim merkezi olduğu değerlendiriliyor
- Kare planlı, taş duvarlı ve kubbeli mimarisiyle dikkati çeken yapı, geçen yüzyıllara rağmen ayakta kalan bölümüyle geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Bir dönem öğrencilerin eğitim gördüğü, müderrislerin ders verdiği ve vakıf gelirleriyle faaliyetlerini sürdürdüğü medrese, bugün apartmanların arasında kaldı. Tarihi yapının büyük bölümünün günümüze ulaşamadığı, geriye kalan kısmının ise apartmanların kömürlüğü olarak kullanıldığı belirtildi
- Manisa yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık, Hindistani Medresesi'nin yalnızca ayakta kalan eski bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, tarihi önemine dikkati çekti. Medresenin yapım tarihinin 1460'lı yıllara dayandığına dikkati çeken Akbalık, "Bu medrese aslında çok önemli. Tarihi itibarıyla Manisa'nın eski medreselerinden biri. Yapım tarihi yaklaşık olarak 1460'lı yıllar. Yani 15'inci yüzyılın ikinci yarısı olarak kabul ediliyor. Medreseyi, dönemin ümeralarından Besayiş Bey'in oğlu Velet Bey yaptırmış. Babası da Fatih Sultan Mehmet döneminde Manisa'da yaşamış bir isim. Dolayısıyla yapı, Osmanlı tarihinin önemli bir dönemine tanıklık ediyor" dedi
Neden önemli?
565 yıllık medrese kömürlük olarak kullanılıyormuş başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak