Bolluğu nedeniyle fiyatının 35 liraya kadar düşmesi üzerine yapılan "Palamut avlanmaya ara verilsin" çağrısı, "İnsanların erişilebilir fiyatla balık yemesine neden engel olmak istiyorsunuz?" şeklinde büyük tepki çekti. Peki, kıyı uzunluğu 8 bin kilometreyi aşan Türkiye’de balıkçılık ne durumda? İşte rekor kıran palamut rekoltesi ve Türkiye'nin güncel su ürünleri tablosu.
Hafta içinde bir hayli tepki çeken bir çağrıda bulunuldu.
İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği, palamut bolluğu sebebiyle düşen fiyatların balıkçılara ekonomik zarar verdiğini belirterek avcılığa geçici ara verilmesi çağrısında bulundu.
Tezgâhlarda palamudun tanesinin 35 liraya kadar gerilemesi üzerine yapılan bu çağrı, vatandaşların "İnsanların erişilebilir fiyatla balık yemesine neden engel olmak istiyorsunuz?" şeklinde büyük tepki göstermesiyle "Kim haklı?" içerikli bir polemik başladı.
İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği, daha sonra yaptığı açıklamada yanlış anlaşıldıklarını aktardı. Birlik, amaçlarının vatandaşların ucuz balık yemesini engellemek değil, stoklanarak yüksek fiyata satılmasına tepki gösterdiklerini; "Bizim derdimiz halka ucuz balık yedirmek. Bizden balığı alanlara 'Pahalıya satıyorsunuz, ucuza satın' diyoruz. Amacımız buydu ancak yanlış anlaşıldık" şeklinde dile getirdi.
Bu haberleri okurken adalar ve boğazlar dâhil olmak üzere 8.333 km kıyı uzunluğu olan ülkemizde avlanan palamut miktarını ve ülkemizde genel balıkçılığın ne durumda olduğunu merak ettim. Öyle ya; hakkında söylenen özlü sözlerin hakkını fazlasıyla veren yüksek kaliteli protein, EPA/DHA türü omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri ve zengin mineraller içeren bu balık, sofra kültürümüzde ayrıcalıklı bir konuma sahip. Bu haklı şöhretin en ikonik ifadelerinden biri olan " Palamut, fakirin eti, denizin aslanıdır" sözü, tam da bu yazının odağındaki polemiği derin bir ironiyle sarmalıyor.








