Kayseri'deki Kültepe-Kaniş Ören Yeri'nde 78 yıldır aralıksız süren kazı çalışmalarında, arkeologları bile şaşkına çeviren tarihi bir gelişme yaşandı. Bugüne kadar hep Tunç Çağı eserleriyle bilinen antik kentte yerin altından ilk kez çıkarılan yapı, bölgenin karanlıkta kalan binlerce yıllık tarihini.
Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki uzman ekibin Warşama Sarayı’nın doğusundaki alanda yürüttüğü çalışmalarda, sadece eşsiz bir mozaik yapı değil, üst üste sıralanmış dört farklı Helenistik kültür tabakası da tespit edildi. Milattan önce 323 ile 30 yılları arasına tarihlenen mozaik döşemeli yapının günümüze ulaşan parçalarının doğu-batı yönünde 163, kuzey-güney yönünde ise 165 santimetre olduğu ölçüldü. Çevrede bulunan parçalar, mozaik mimarisinin özgün döneminde çok daha devasa bir alanı kapladığını gösterdi.
BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ÇÖZÜLDÜ.
Yapılan detaylı incelemeler, antik dönem ustalarının kullandığı özel harç ve teknikleri de gün ışığına çıkardı. Zemin düzleştirildikten sonra kırma taş ve ince topraktan bir temel atıldığı, ardından küçük dere çakılları, seramik parçaları ve kireç harcıyla özel bir katman oluşturulduğu belirlendi. Bu özel bulgular, Kültepe’nin bugüne kadar karanlıkta kalan Helenistik Dönem kronolojisini ve mekânsal kullanım biçimlerini tüm detaylarıyla haritalandırma imkanı sunuyor.
Gelişmeyi sosyal medya hesabından duyuran Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfin Türkiye ile Güney Kore arasındaki akademik iş birliğinin en somut meyvesi olduğunu belirterek, "Bakanlığımız, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu keşif, Türkiye ile dost ve kardeş ülke Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin kıymetli bir sonucu. Kazı Başkanımız Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nu ve Türk-Güney Kore ortak araştırma ekibini tebrik ediyor, Güney Koreli paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyorum. Anadolu’nun zengin mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz" dedi.
Anadolu'nun kalbindeki Kültepe-Kaniş, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’nde yer alan 23 bin 500 çivi yazılı tabletiyle tanınırken, şimdiye kadar toplam alanının yalnızca yüzde 5'i kazılabilmiş durumda. Çalışmaların bir sonraki aşamasında, bu katmanların altına inilerek Kaniş Krallığı ve Hitit Dönemi'ne uzanan güncel gizemlerin gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor.










