Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Nuri Pakdil vefatının yedinci yılında anıldı

Türk edebiyatının kendine mahsus kalemlerinden Nuri Pakdil, vefatının yedinci yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi’nde düzenlenen programda anıldı. Necip Evlice ve Turan Koç’un konuşmacı olarak katıldığı buluşmada, Pakdil’in edebî mirası v

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Nuri Pakdil vefatının yedinci yılında anıldı

Türk edebiyatının kendine mahsus kalemlerinden Nuri Pakdil, vefatının yedinci yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi’nde düzenlenen programda anıldı. Necip Evlice ve Turan Koç’un konuşmacı olarak katıldığı buluşmada, Pakdil’in edebî mirası ve düşünce dünyası ele alındı. Programa eşlik eden özel sergide ise yazarın anıları ve yazıları katılımcılarla buluştu.

18 Ekim 2019 tarihinde hayata gözlerini yuman Nuri Pakdil için gerçekleştirilen anma programında, yazarın kültür hayatımızda bıraktığı izler hatırlandı. Kaleme aldığı eserleri, tutkuyla bağlı olduğu değerleri ve tavizsiz duruşuyla tanınan Pakdil’in şiirden denemeye, tiyatrodan mektuplara uzanan yazı yolculuğu, konuşmacıların değerlendirmeleriyle ele alındı. Buluşmada, edebiyatı düşünce ve eylemle birlikte gören yazarın farklı kuşaklar üzerindeki etkisi üzerinde duruldu.

Necip Evlice, konuşmasında Nuri Pakdil’in hayatı ile edebî kişiliği arasındaki ilişkiye odaklandı. Pakdil’in düşüncelerini yalnızca eserlerinde değil, yaşam biçiminde de ortaya koyduğuna dikkat çeken Evlice, yazarın inandığı değerlerle şekillenen duruşunu ve kültür hayatına bıraktığı mirası değerlendirdi: “Nuri Pakdil, inandığı değerleri yalnızca yazılarında dile getiren değil, hayatına da yansıtan bir isimdi. Edebiyatı bir düşünce ve eylem alanı olarak gören Pakdil, kendine özgü üslubu ve tavizsiz duruşuyla Türk edebiyatında müstesna bir yer edindi.”.

Turan Koç ise Nuri Pakdil’in edebiyat anlayışını ve dilinin düşünsel boyutunu ele aldı. Pakdil’in söze yüklediği anlam üzerinde duran Koç, onun edebiyatı yalnızca bir anlatım biçimi olarak görmediğine, düşünceyi besleyen ve insanın sorumluluklarına işaret eden bir alan olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Pakdil’in özgün edebî dilinin, dünyayı yorumlama biçimiyle ve toplumsal meselelere yönelik duyarlılığıyla şekillendiğini vurguladı.

Program kapsamında hazırlanan özel sergi, Nuri Pakdil’in anılarını ve yazılarını bir araya getirdi. Katılımcılara, yazarın kelimeleri ve hatıraları üzerinden sürme imkânı sunan sergi, Pakdil’in hayatına ve edebî dünyasına açılan bir pencere oldu. Böylece anma programı, konuşmaların yanı sıra yazarın ardında bıraktığı birikimi görünür kılan bir çalışmaya da ev sahipliği yaptı.

Pakdil’in Edebî Mirası Ketebe ile taze Kuşaklara Ulaşıyor.

Anneler ve Kudüsler, Batı Notları, Biat, Bağlanma ve Klas Duruş gibi eserleriyle Türk edebiyatında özgün bir yer edinen Nuri Pakdil, arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Edebiyat dergisiyle de düşünce ve yayıncılık hayatına yön veren isimler arasında yer aldı. Dergi etrafında gelişen edebî üretim ve kurulan dostluklar, yazarın kültür dünyasındaki etkisini eserlerinin ötesine taşıdı.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Türk edebiyatının kendine mahsus kalemlerinden Nuri Pakdil, vefatının yedinci yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi’nde düzenlenen programda anıldı. Necip Evlice ve Turan Koç’un konuşmacı olarak katıldığı buluşmada, Pakdil’in edebî mirası ve düşünce dünyası ele alındı. Programa eşlik eden özel sergide ise yazarın anıları ve yazıları katılımcılarla buluştu
  • 18 Ekim 2019 tarihinde hayata gözlerini yuman Nuri Pakdil için gerçekleştirilen anma programında, yazarın kültür hayatımızda bıraktığı izler hatırlandı. Kaleme aldığı eserleri, tutkuyla bağlı olduğu değerleri ve tavizsiz duruşuyla tanınan Pakdil’in şiirden denemeye, tiyatrodan mektuplara uzanan yazı yolculuğu, konuşmacıların değerlendirmeleriyle ele alındı. Buluşmada, edebiyatı düşünce ve eylemle birlikte gören yazarın farklı kuşaklar üzerindeki etkisi üzerinde duruldu
  • Necip Evlice, konuşmasında Nuri Pakdil’in hayatı ile edebî kişiliği arasındaki ilişkiye odaklandı. Pakdil’in düşüncelerini yalnızca eserlerinde değil, yaşam biçiminde de ortaya koyduğuna dikkat çeken Evlice, yazarın inandığı değerlerle şekillenen duruşunu ve kültür hayatına bıraktığı mirası değerlendirdi: “Nuri Pakdil, inandığı değerleri yalnızca yazılarında dile getiren değil, hayatına da yansıtan bir isimdi. Edebiyatı bir düşünce ve eylem alanı olarak gören Pakdil, kendine özgü üslubu ve tavizsiz duruşuyla Türk edebiyatında müstesna bir yer edindi.”
  • Turan Koç ise Nuri Pakdil’in edebiyat anlayışını ve dilinin düşünsel boyutunu ele aldı. Pakdil’in söze yüklediği anlam üzerinde duran Koç, onun edebiyatı yalnızca bir anlatım biçimi olarak görmediğine, düşünceyi besleyen ve insanın sorumluluklarına işaret eden bir alan olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Pakdil’in özgün edebî dilinin, dünyayı yorumlama biçimiyle ve toplumsal meselelere yönelik duyarlılığıyla şekillendiğini vurguladı

Neden önemli?

Nuri Pakdil vefatının yedinci yılında anıldı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →