YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Alman yayın kuruluşu WELT için kaleme aldığı makalesinde “Almanya’ya ve Avrupa’ya mesajımız açıktır: Türkiye’nin kaderi otoriterlik ve kutuplaşma değildir. Demokratik bir yenilenme mümkündür. Türkiye için taze bir başlangıcın zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Özel, kaleme aldığı yazıda şu ifadeleri kullandı:.
“Avrupa’da, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler kadar köklü çok az ilişki vardır. Ülkelerimiz arasındaki bağlar, günün hükümetlerinin çok ötesine uzanıyor. Birbirimizin en önemli ticaret ortakları arasındayız. Almanya’da yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli insan, ülkenin ekonomik, toplumsal ve kültürel hayatına önemli katkılar sağlıyor. On yıllara yayılan göç, aile bağları ve ortak tarih de ülkelerimizi birbirine bağlıyor. Ticaret, enerji, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğimiz giderek daha önemli hale gelirken istikrarlı, demokratik ve müreffeh bir Türkiye hem Almanya’nın hem de Avrupa’nın temel çıkarınadır. Çünkü bunları birbirinden ayıramayız.
Türkiye’nin uzun vadeli istikrarı; güçlü kurumlara, hukukun üstünlüğüne ve yurttaşların kendilerini yönetecek iktidarı özgürce belirleyebilmesine bağlıdır. Türkiye yoruldu. Ekonomik sıkıntılardan, maceracı politikalardan ve yıllardır bedelini ödediği yanlış kararlardan yoruldu. Adaletin önünün kesilmesinden, demokratik değerlerin aşındırılmasından ve yargının siyasetin bir aracı haline getirilmesinden yoruldu. Devlet kurumlarının sürekli küçük bir çevrenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmesinden yoruldu. Tarihi ve kimliği üzerinden yürütülen kutuplaştırıcı tartışmalardan, bir o yana bir bu yana savrulan, tutarlılıktan ve stratejik bir hedeften uzak dış politikadan yoruldu. Ama artık güncel bir başlangıç yaklaşıyor. YENİ Parti işte bu değişim talebinden doğdu. Geleceğe umutla bakan, topluma güncel hedefler gösteren bir parti olmak zorundayız. Geleceğin partisi, ilerlemenin itici gücü ve Türkiye’yi geçmişten gelen ayrışmaların ve bugünün otoriter siyasetinin ötesine taşıyacak bir güç olmalıyız.
20 yılı aşkın süredir giderek tek bir kişinin etrafında şekillenen siyasi düzen artık yolun sonuna yaklaşıyor. Bunun ilk açık işareti 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıktı. O dönem genel başkanı olduğum CHP, Türkiye’nin birinci partisi oldu. Bu tarihi bir başarıydı ve yaklaşan değişimin de habercisiydi. 2024 yerel seçimlerinin mesajı çok açıktı: Seçmen değişim istiyordu. Türkiye’nin dört bir yanında son yüzler ortaya çıktı. Daha genç yöneticiler, daha fazla kadın ve toplumdaki yenilenme talebini temsil eden son bir siyasetçi kuşağı göreve geldi. Bu sonuç belli ki iktidar açısından ciddi bir kırılma yarattı. Ardından verilen siyasi tepki giderek demokratik rekabetle bağdaşmaz hale geldi ve siyaset, sandıktan mahkeme salonlarına taşınmaya başladı.










