Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Fahrettin Altun, “İnsanlık, farklılıklarını koruyarak barış içinde birlikte yaşamayı öğrenebilir mi? Diplomasi, ötekinin varlığını tanıma sanatıdır. Birini mutlaka aynı fikirde olmadan dinlemek anlamına gelir. Tek tipleştiren kültürden ya da radikal kimlik siyasetindense, üçüncü bir yola ihtiyacımız var” dedi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Altun, önceki görevindeki açıklamalarının aksine ılımlı mesajlar verdi. Fahrettin Altun, konuşmasının görüntülerini sosyal medya hesabından yayınladı.
“İnsanlık, farklılıklarını koruyarak barış içinde birlikte yaşamayı öğrenebilir mi?” diyerek sözlerine başlayan Altun, “Jeopolitik krizlerin temelinde çok daha derin bir kriz, yani antropolojik ve ahlaki bir kriz yatıyor. Geç kapitalist modernite, insanı sahip oldukları, tükettikleri veya arzuladıkları üzerinden tanımlıyor. Modernliğimizin ve çağdaş tüketim kültürümüzün en güçlü varsayımlarından biri şaşırtıcı derecede basittir: Daha fazlasına sahipseniz daha mutlu olursunuz, daha fazla tüketirseniz daha tatmin olmuş hissedersiniz. Ancak etrafımıza baktığımızda, insan deneyimi bize çok ama çok farklı bir şey söylüyor. Çünkü arzunun doğal bir sonu yoktur. Eğer mutluluğu arzularımızın tatmin edilmesi olarak tanımlarsak, mutlu olabilmek için bu arzuları çoğaltma eğilimine gireriz. Oysa bu durum, tatmin olmayı yalnızca daha da zorlaştırır. Bana kalırsa bu, çağımızın, içinde bulunduğumuz dönemin en büyük paradokslarından biridir” ifadelerini kullandı.
Dinlerin insanlara sadece bir tüketici olmadığını anımsattığını dile getirdi.
Dinler sayesinde farklılıklar içerisinde yaşamanın kolaylaştığını savunan Altun, diplomasinin de benzer bir işlevi olduğunu belirterek, “Bir farklılık ile karşılaştığımızda aslında iki seçeneğimiz var. Ötekini bir tehdit olarak algılayabiliriz ya da onu tanımaya çalışabiliriz. Birincisi korku üretirken, ikincisi diyaloğu mümkün kılar. Diplomasi, ötekinin varlığını tanıma sanatıdır. Birini mutlaka aynı fikirde olmadan dinlemek anlamına gelir. Kişinin, kendi kimliğinden ödün vermeden, başka bir toplumu anlaması manasına gelir. Farklılıklar yokmuş gibi davranmadan, ortak zemin aramak anlamına gelir. Müslüman, Müslüman kalabilir. Hıristiyan, Hıristiyan kalabilir. İnanan ve inanmayan, kendi inançlarına sadık kalabilir. Yine de insan onurunda buluşabilirler. Bir olmak, tek tipliği gerektirmez” diye konuştu.
Altun, sözlerini, “Bir yandan çok güçlü, tek tipleştirici bir küresel kültürümüz var. Öte yandan, radikal kimlik siyasetinin farklı biçimlerine sahibiz. Ama üçüncü bir yola ihtiyacımız var: Tek tip olmadan topluluk olmak. Düşmanlık olmadan farklılıklar... Dışlama olmadan kimlikler...” şeklinde sürdürdü. Papa 10. Pius’un “İnsan olmak ne demek” sözlerini anımsatan Altun, “Birbirimize ne borçluyuz? Adalet nedir? Özgürlük nedir? Gerçek nedir? Ve sonuç nedir? Bir hayatı anlamlı kılan nedir? Teknoloji bu soruları bizim için cevaplayabilir mi? Hayır. Piyasalar cevaplayamaz. Güç cevap veremez. Bunlar felsefe, etik ve dini gerektiren sorulardır. Bayanlar ve baylar, din ve diplomasinin bugün dünyaya bunları sunabileceğine inanıyorum. İnsanlar kendi başına değerli bir şekilde yaratılmamıştır. İnsanlığımız, başkalarına karşı sorumluluk yoluyla anlamlı hale gelir. Ve barış tam olarak o noktada başlar” dedi.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Fahrettin Altun, “İnsanlık, farklılıklarını koruyarak barış içinde birlikte yaşamayı öğrenebilir mi? Diplomasi, ötekinin varlığını tanıma sanatıdır. Birini mutlaka aynı fikirde olmadan dinlemek anlamına gelir. Tek tipleştiren kültürden ya da radikal kimlik siyasetindense, üçüncü bir yola ihtiyacımız var” dedi
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Altun, önceki görevindeki açıklamalarının aksine ılımlı mesajlar verdi. Fahrettin Altun, konuşmasının görüntülerini sosyal medya hesabından yayınladı
- “İnsanlık, farklılıklarını koruyarak barış içinde birlikte yaşamayı öğrenebilir mi?” diyerek sözlerine başlayan Altun, “Jeopolitik krizlerin temelinde çok daha derin bir kriz, yani antropolojik ve ahlaki bir kriz yatıyor. Geç kapitalist modernite, insanı sahip oldukları, tükettikleri veya arzuladıkları üzerinden tanımlıyor. Modernliğimizin ve çağdaş tüketim kültürümüzün en güçlü varsayımlarından biri şaşırtıcı derecede basittir: Daha fazlasına sahipseniz daha mutlu olursunuz, daha fazla tüketirseniz daha tatmin olmuş hissedersiniz. Ancak etrafımıza baktığımızda, insan deneyimi bize çok ama çok farklı bir şey söylüyor. Çünkü arzunun doğal bir sonu yoktur. Eğer mutluluğu arzularımızın tatmin edilmesi olarak tanımlarsak, mutlu olabilmek için bu arzuları çoğaltma eğilimine gireriz. Oysa bu durum, tatmin olmayı yalnızca daha da zorlaştırır. Bana kalırsa bu, çağımızın, içinde bulunduğumuz dönemin en büyük paradokslarından biridir” ifadelerini kullandı
Neden önemli?
Papa'dan alıntı yapan Vatikan Büyükelçisi Altun'dan dikkat çekici açıklamalar: 'Diplomasi ötekinin varlığını tanımaktır, onu dinlemektir' başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak