“Sanki bir anda kıyamet koptu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ, vücudumun her hücresinde hissettiğim o korkunç patlamayı tarif etmemin imkânı yok” sözleriyle anlatmıştı, 8 Ekim 1996’daki Yunan uçağı saldırısından sağ kurtulan Pilot Yarbay Osman Çiçekli yaşananları. Arkadaşı Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan ise onun kadar şanslı değildi, kurtulamadı. Naaşına da ulaşılamadı. Olayın Yunan uçağı tarafından gerçekleştirilen bir saldırı olduğu ise kamuoyuna ancak 7 yıl sonra, 2003’te yansıdı. Yarbay Çiçekli’ye göre olay ilk aşamada örtbas edildi. Cumhuriyet, 30 yıl önce bugün, Ege Denizi’nde Türk savaş uçaklarıyla Yunan savaş uçakları arasında yaşananları, çeşitli kaynaklara başvurarak derledi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Gazeteci Hakan Cem Işıklar 8 Ekim 1996’yı, 2009’da yayımlanan “Casus Belli” kitabında detaylı bir şekilde anlattı. O gün, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Güney Ege ve Akdeniz’de tatbikat gerçekleştiriyordu. Balıkesir’deki 9. Ana Jet Üssü’nden ise Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan ve Pilot Kurmay Yarbay Osman Çiçekli, çift koltuklu F-16 savaş uçağı ile havalandı. Onlara kol uçuşunda bir F-16 eşlik etti. Dört F-4 de refakat etti. Çiçekli, o günkü faaliyetlerini daha sonra, “Görevimiz, Sakız-Sisam adaları civarındaki uluslararası sularda görevi bulunan Eskişehir konuşlu F-4 uçaklarına musallat olacak Yunan uçaklarını üzerimize çekerek, onların bu sahayı rahatça kullanmalarına yardımcı olmaktı” diye anlattı.
Türk uçaklarından bir süre sonra Yunanistan’dan iki adet Mirage savaş uçağı kalktı. İki F-16 ile iki Mirage it dalaşına girdi; birbirlerini engellemeye çalıştı, yakın manevralar yapıldı. İt dalaşı sırasında Nail Erdoğan’ın yönettiği F-16, bu tür karşılaşmalarda yaygın olan simüle (temsili) atışlar gerçekleştirdi; her iki uçağı da vurdu. Yunan uçaklarından birini komuta eden Pilot Yüzbaşı Thanos Grivas ise, temsili atışın aksine, gerçek bir güdümlü füze ateşledi. Nail Erdoğan’ın bulunduğu F-16, uluslararası hava sahasında, Sakız Adası’nın 15 mil güneybatısında arkadan isabet alarak, şiddetli bir gürültüyle sarsıldı ve düşmeye başladı.
Ön tarafta oturan Yarbay Çiçekli, kendisini fırlatma koltuğuyla kurtardı. O anları, “Sanki bir anda kıyamet koptu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ, vücudumun her hücresinde hissettiğim o korkunç patlamayı tarif etmemin imkânı yok. İçinde bulunduğum kokpit birden paramparça oldu. Aniden içeri dolan kavurucu petrol yangınının neden olması beklenen acıyı, sanırım içinde bulunduğum şok etkisinden olacak, hissetmedim bile. İşte bu noktada ‘öldüm’ diye düşündüm” sözleriyle anlattı. Yüzbaşı Nail Erdoğan ise kurtulamadı, Ege Denizi’ne düşerek şehit oldu. Işıklar’ın kitapta “doğrulatması güç” sözleriyle aktardığı duyuma göre Türk F-16’lara refakat eden F-4’ler, durumu anlayınca Mirage'ı takip etti, hedeflerini ona kilitleyip atış izni istedi. Ancak harekât merkezi onay vermedi ve geri döndüler.
Nail Erdoğan’ın naaşı çıkarılamadı. Olayın basına yansıma şekli ise çok farklı oldu. Türk Genelkurmay Başkanlığı, uçağın “normal eğitim uçuşu sırasında denize düştüğünü” açıkladı. İt dalaşından bahsetmedi. Yarbay Çiçekli’nin Yunan helikopteri ile kurtarıldığını vurguladı. Basında ise, olayın Yunan uçaklarının tacizi sonucu gerçekleştiği yazıldı. Olaydan iki gün sonra, iddiaya göre iki Türk F-16’sı, bir Yunan Mirage uçağı ile yine Ege’de angajmana girdi. Yunan uçağı yanarak denize çakıldı, pilotu paraşütle atlayarak kurtuldu. Sözkonusu olay, bir misilleme olarak değerlendirildi.











