Birleşmiş Milletler, dünyadaki nükleer silah sayısının Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana ilk kez yeniden artabileceği uyarısında bulundu. Günümüzde dünya genelinde 12 binden fazla nükleer savaş başlığı bulunurken, bunların 2 bin 100 ila 2 bin 200'ü kısa sürede ateşlenebilecek yüksek alarm.
Dünyadaki toplam nükleer silah sayısı, Soğuk Savaş'ın ardından uzun yıllar boyunca düşüş gösterdi. Ancak BM'ye göre bu eğilim tersine dönme noktasına geldi. Ülkelerin cephaneliklerine eklediği taze ve daha gelişmiş nükleer savaş başlıklarının sayısı, kullanımdan kaldırılıp imha edilen eski başlıkların sayısını geçmeye başladı.
Bu nedenle küresel nükleer silah stokunun önümüzdeki dönemde yeniden büyümesi bekleniyor. Aynı zamanda birçok nükleer güç mevcut silahlarını modernize ediyor ve onları taşıyacak güncel füze ve diğer sistemlere yatırım yapıyor. Guterres, teknolojideki gelişmelerin hata ve yanlış hesaplama ihtimalini de artırdığı konusunda uyardı.
Endişeyi artıran gelişmelerden biri de ABD ile Rusya arasındaki New START anlaşmasının 5 Şubat 2026'da sona ermesi oldu. İki ülkenin stratejik nükleer silahlarını sınırlayan anlaşmanın yerine yenisi getirilemedi. Böylece yarım yüzyıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez dünyanın en büyük iki nükleer gücünün stratejik cephaneliklerini bağlayan bir sınır kalmadı.
Nükleer risk yalnızca savaş başlıklarının sayısıyla da sınırlı değil. Yapay zeka, siber teknolojiler ve taze nesil silah sistemlerinin askeri adım süreçlerine girmesi, nükleer silahların kontrolü konusunda taze belirsizlikler oluşturuyor. BM, artan uluslararası gerilimlerle silah kontrol anlaşmalarının zayıflamasının aynı döneme denk gelmesine dikkat çekiyor.
Guterres, ABD ile Rusya'ya yeniden müzakere masasına dönerek New START'ın yerini alacak güncel bir anlaşma üzerinde uzlaşmaları çağrısında bulundu. BM'ye göre güncel bir silahlanma yarışının önüne geçilememesi halinde, Soğuk Savaş sonrasında onlarca yılda sağlanan nükleer silahsızlanma ilerlemesi tersine dönebilir.
Www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası | Haberler editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- Birleşmiş Milletler, dünyadaki nükleer silah sayısının Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana ilk kez yeniden artabileceği uyarısında bulundu. Günümüzde dünya genelinde 12 binden fazla nükleer savaş başlığı bulunurken, bunların 2 bin 100 ila 2 bin 200'ü kısa sürede ateşlenebilecek yüksek alarm
- Dünyadaki toplam nükleer silah sayısı, Soğuk Savaş'ın ardından uzun yıllar boyunca düşüş gösterdi. Ancak BM'ye göre bu eğilim tersine dönme noktasına geldi. Ülkelerin cephaneliklerine eklediği taze ve daha gelişmiş nükleer savaş başlıklarının sayısı, kullanımdan kaldırılıp imha edilen eski başlıkların sayısını geçmeye başladı
- Bu nedenle küresel nükleer silah stokunun önümüzdeki dönemde yeniden büyümesi bekleniyor. Aynı zamanda birçok nükleer güç mevcut silahlarını modernize ediyor ve onları taşıyacak güncel füze ve diğer sistemlere yatırım yapıyor. Guterres, teknolojideki gelişmelerin hata ve yanlış hesaplama ihtimalini de artırdığı konusunda uyardı
- Endişeyi artıran gelişmelerden biri de ABD ile Rusya arasındaki New START anlaşmasının 5 Şubat 2026'da sona ermesi oldu. İki ülkenin stratejik nükleer silahlarını sınırlayan anlaşmanın yerine yenisi getirilemedi. Böylece yarım yüzyıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez dünyanın en büyük iki nükleer gücünün stratejik cephaneliklerini bağlayan bir sınır kalmadı
Neden önemli?
Soğuk Savaş'tan beri bir ilk: Nükleer silahlanmada ibre tersine döndü başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak