Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Su çekildi, geriye zehirli topraklar kaldı: 748 milyon ton atmosfere karışmış

Orta Asya'da büyük bölümü kuruyan Aral Gölü'nün geride bıraktığı tehlike, bilim insanlarının yaptığı araştırmayla ortaya çıktı. Bir zamanlar suyla kaplı olan toprakların atmosfere yüz milyonlarca ton karbondioksit saldığı belirlendi. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Su çekildi, geriye zehirli topraklar kaldı: 748 milyon ton atmosfere karışmış — ne oldu, sırada ne var?

Orta Asya'da büyük bölümü kuruyan Aral Gölü'nün geride bıraktığı tehlike, bilim insanlarının yaptığı araştırmayla ortaya çıktı. Bir zamanlar suyla kaplı olan toprakların atmosfere yüz milyonlarca ton karbondioksit saldığı belirlendi.

Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Aral Gölü'nün kuruyan tabanından 1960 yılından bu yana atmosfere yaklaşık 748 milyon ton karbondioksit salındı. Araştırmacılar, göl tabanında uzun yıllar boyunca biriken organik maddelerin suyun çekilmesiyle havayla temas ettiğini belirledi.

Bu maddelerin ayrışması sonucunda toprakta depolanan karbon, karbondioksit olarak atmosfere karışmaya başladı. Gölün yaklaşık yüzde 90'ının kuruduğuna dikkat çeken bilim insanları, geride kalan alanların hâlâ büyük miktarda karbon barındırdığını tespit etti.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kuruyan göl tabanından gelecekte de büyük miktarda karbondioksit salınabilecek olması. Bilim insanlarının hesaplamalarına göre, gölün yeniden suyla kaplanması durumunda yaklaşık 605 milyon ton karbondioksitin atmosfere karışması önlenebilir.

Uzmanlar, suyun geri getirilmesinin yalnızca bölgedeki doğal yaşamın yeniden canlanmasına değil, göl tabanında kalan karbonun korunmasına da yardımcı olabileceğini belirtiyor. Böylece kuruyan topraklardan atmosfere yayılan sera gazı miktarının azaltılması hedefleniyor.

Araştırmada, Aral Gölü'nün yeniden canlandırılmasına yönelik olası maliyetler de hesaplandı. Su yönetiminin iyileştirilmesine yaklaşık 9,7 milyar dolar yatırım yapılması halinde, gölün 1960 yılındaki yüzölçümünün yaklaşık yarısına yeniden ulaşılabileceği öngörülüyor.

Ancak bunun için sulama sistemlerinin geliştirilmesi, su kayıplarının azaltılması ve bölge ülkeleri arasında iş birliği sağlanması gerekiyor. Araştırmacılar, Aral Gölü'nde yaşananların dünyanın farklı bölgelerinde kurumaya başlayan diğer göller açısından da önemli bir uyarı niteliği taşıdığını vurguluyor.

Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.

Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.

Kısa özet

  • Orta Asya'da büyük bölümü kuruyan Aral Gölü'nün geride bıraktığı tehlike, bilim insanlarının yaptığı araştırmayla ortaya çıktı. Bir zamanlar suyla kaplı olan toprakların atmosfere yüz milyonlarca ton karbondioksit saldığı belirlendi
  • Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Aral Gölü'nün kuruyan tabanından 1960 yılından bu yana atmosfere yaklaşık 748 milyon ton karbondioksit salındı. Araştırmacılar, göl tabanında uzun yıllar boyunca biriken organik maddelerin suyun çekilmesiyle havayla temas ettiğini belirledi
  • Bu maddelerin ayrışması sonucunda toprakta depolanan karbon, karbondioksit olarak atmosfere karışmaya başladı. Gölün yaklaşık yüzde 90'ının kuruduğuna dikkat çeken bilim insanları, geride kalan alanların hâlâ büyük miktarda karbon barındırdığını tespit etti
  • Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kuruyan göl tabanından gelecekte de büyük miktarda karbondioksit salınabilecek olması. Bilim insanlarının hesaplamalarına göre, gölün yeniden suyla kaplanması durumunda yaklaşık 605 milyon ton karbondioksitin atmosfere karışması önlenebilir

Neden önemli?

Su çekildi, geriye zehirli topraklar kaldı: 748 milyon ton atmosfere karışmış başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →