Bilim dünyası 99 yıldır bu anı bekliyor. Avustralya'da devam eden "Dünyanın En Yavaş Deneyi"nde 10. damla her an düşebilir. Bugüne kadar düşen 9 damlayı da insanlık tek bir saniyeyle, elektrik kesintisiyle veya kazayla kaçırdı. Peki bu makus talih 2026'da yenilebilecek mi?
Deneyin temelleri, 1927 yılında Queensland Üniversitesi’nin ilk fizik profesörü Thomas Parnell tarafından atıldı.
Profesör Parnell, öğrencilerine görünüşte taş gibi sert olan zift reçinesinin aslında akışkan bir sıvı olduğunu göstermek istiyordu. Reçineyi ısıtıp cam bir huniye döken Parnell, malzemenin durulması için üç yıl bekledikten sonra 1930 yılında huninin altını kesti.
İşte o günden beri bu siyah katran, yer çekiminin etkisiyle yer kürenin en yavaş akışını gerçekleştiriyor. Yapılan ölçümlere göre bu reçine, sudan tam 230 milyar kat daha yoğun bir vizkoziteye (akışkanlık direncine) sahip. Bu da huni ağzındaki malzemenin damla formunu alıp düşmesini yıllar süren bir sürece yayıyor.
Bu tarihi deneyi asıl çarpıcı kılan ise 99 yıldır düşen 9 damladan hiçbirini tek bir insanın bile canlı gözle görememiş olması.
İlk 7 damla 1938 ile 1988 yılları arasında, ortalama 7 ila 9 yıllık aralıklarla düştü, ancak laboratuvara klima takılmasıyla ortam sıcaklığı düştü ve reçinenin akış hızı daha da yavaşlayarak damlama aralığı 12-13 yıla çıktı.
Deneye yarım asırdan fazla ömrünü adayan bekçi John Mainstone, hayatı boyunca bu anı yakalamaya çalıştı ancak kaderin cilvesi hep devredeydi:.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Bilim dünyası 99 yıldır bu anı bekliyor. Avustralya'da devam eden "Dünyanın En Yavaş Deneyi"nde 10. damla her an düşebilir. Bugüne kadar düşen 9 damlayı da insanlık tek bir saniyeyle, elektrik kesintisiyle veya kazayla kaçırdı. Peki bu makus talih 2026'da yenilebilecek mi?
- Deneyin temelleri, 1927 yılında Queensland Üniversitesi’nin ilk fizik profesörü Thomas Parnell tarafından atıldı
- Profesör Parnell, öğrencilerine görünüşte taş gibi sert olan zift reçinesinin aslında akışkan bir sıvı olduğunu göstermek istiyordu. Reçineyi ısıtıp cam bir huniye döken Parnell, malzemenin durulması için üç yıl bekledikten sonra 1930 yılında huninin altını kesti
- İşte o günden beri bu siyah katran, yer çekiminin etkisiyle yer kürenin en yavaş akışını gerçekleştiriyor. Yapılan ölçümlere göre bu reçine, sudan tam 230 milyar kat daha yoğun bir vizkoziteye (akışkanlık direncine) sahip. Bu da huni ağzındaki malzemenin damla formunu alıp düşmesini yıllar süren bir sürece yayıyor
Neden önemli?
Tam 100 yıldır bunu bekliyorlar: Sadece 5 dakikalığına dışarı çıktı, hayatının fırsatını kaçırdı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak