Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu ve Şef Gökhan Aksoy da konuk isimler olarak katkı sundu.
Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara’nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı.
Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Mehmet Yalçınkaya , Ankara’daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” dedi.
Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara’nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi.
Lezzet Noktalarının kenti ziyaret edenler için adeta bir gastronomi rehberi niteliği taşıdığını ifade eden Yalçınkaya, ziyaretçilerin “Nerede iyi yemek yiyebilirim?” sorusuna bu seçkiyle kolaylıkla yanıt bulabileceğini altını çizdi. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğine de dikkat çekti.
Yalçınkaya, gastronomiye verilen destek dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, TGA’ya ve projede emeği geçenlere teşekkür etti.
Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu, Ankara’ya ilk kez gelenlere özellikle Ankara tavayı önerdi.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu ve Şef Gökhan Aksoy da konuk isimler olarak katkı sundu
- Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara’nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı
- Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Mehmet Yalçınkaya , Ankara’daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” dedi
- Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara’nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi
Neden önemli?
Ünlü şefler Başkent'in lezzet haritasını çıkardı başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası | Haberler, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası | Haberler tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak