Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu,.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
"24 yıllık bir iktidarı ilk defa görüyoruz. Bu kadar kudretli bir iktidara rağmen bu kadar sorunun nasıl olup da çözülemediğini ilk defa tecrübe ediyoruz. Daha önce iktidarların mazeretleri vardı. İki yılda bir hükûmetin kurulmak zorunda olduğu zamanlar vardı. İstikrarsızlık bahanesi mevcut sistem içerisinde ortadan kalkmıştır. 24 yıllık iktidarın bir bahanesi kalmamıştır. Gelişinizde sizi millete sevgili yapan, sizi millete umut yapan ne varsa onları gördük. Şimdi sizi milletin nezdinde itibarsız yapan ve gidişinizin habercisi olan kabahatlerinizi görüyoruz. Gelişinizi gördük, ‘hoş geldiniz’ dedik. Gidişinizi görüyoruz, ‘güle güle demeye’ hazırlanıyoruz.
Her türlü gücünüz var, 600 vekiliniz varmış gibi kudretiniz var. Meclis’te 2023’te aldığınız seçim, 2028’e kadar elinizde büyük bir kudretle duruyor. Şimdi bu kadar kudretle yapamadığınız hangi şeyi 2028’de yapacaksınız mesela? Yani şu anda gücünüz var, ne yapıyorsunuz da gücünüz yetmiyor? Şimdi yapamadığınız neyi yapacaksınız da 2028’e hazırlanıyorsunuz? Nureddin Nebati’yi denediniz üstümüzde. O zaman ne yaptılar? 853 bin kişiye 85 milyonun hakkını yedirdiler. Kur korumalı mevduat ile bankada bir kuruş parası olmayan milletin hakkını 853 bin adamın cebine indirdiler. Katılım sayısının bu kadar yüksek olmasıyla övünüyorlardı. Sonra Mehmet Şimşek geldi; katılım sayısının her gün düştüğüyle, kur korumalı mevduattan çıkışın arttığıyla övünmeye başladı. Bu kurtarıcı diye bizi teslim ettiğiniz Mehmet Şimşek, ‘Enflasyonla mücadele edeceğim’ diye başladığı programı dar gelirlinin, asgari ücretlinin, emeklinin üstüne boca etti. Siyaset şöyle bir şeydir. Sözünü tutan kalır, tutamayan gider. Sözünü tutacağına inanılanlar gelir. Anahtar Parti’nin vazifesi şimdi milletine söz vermektir. Seçim beyannamesiyle söz vermektir, kurmaylarıyla söz vermektir.
Anahtar Parti; yapacaklarını konuşan, yapacaklarının arkasında hesap verme iradesi de cesareti de sistemi de buna uygun hâle getirecek niyeti de olan bir kadroyla geliyor. Emeklilikte ‘kök maaş’ uygulaması diye bir şey çıkarttılar 2008’de. Kaldıracağız. Kök maaş uygulaması iptal! En düşük emekli aylığı, bu yapılmasaydı o zaman 40 bin lira olacaktı. Şimdi bakın, her mevzudaki illüzyonları da şu: Diyorlar ki ‘Emekliye parayı nereden vereceksin?’ Emekliye verdiğiniz parayı cebinizden vermiyorsunuz. Emekli size, kendi emekli olurken ödediği primlerini geri vermenizi istiyor. Emekli çalışmış; çalışıp da verdiği parayı sen biriktireceksin, değerlendireceksin, kıymetlendireceksin. Sonra ben emekli olunca, kalan ömrümü rahat yaşamam için sana verdiğim emanet parayı bana geri vereceksin. Emeklilikte düzenlemeye gidilecek, İntibak Yasası gelecek. Emeklilik kriterleri yeniden belirlenecek. Bunlar çalışacak; uzmanların kollarına göre bir 80-90 kriteri vardır. Çalışmış, hak etmiş; prim günü, aldığı yıpranma payları, yaptığı işin niteliği, mahiyeti... Bunların yeniden üst üste oturtulması lazım. Yani 11 bin gün prim yatırmış olan da 3 bin - 5 bin gün yatıran kadar maaş alıyor. O orantısızlıklar dâhil hepsi düzelecek. En düşük emekli aylığı da asgari ücretle insan onuruna yakışan bir seviyeye getirilecek.
Türkiye’de 7 aylık faiz 56, Osmangazi Köprüsü yapıyor. Hiç faize para öderken ‘Nereden bulacaksın?’ demiyorlar. Faizciye bulduğunuz parayı milletinize bulacaksınız! Faizciye ödediğinizi milletinize ödeyeceksiniz! Etrafınızdaki iş adamlarınıza söz verip dolarla yaptığınız anlaşmaları TL’ye bile döndüremiyordunuz. Onlara bulduğunuz kaynaklardan milletinize bulacaksınız. Onlara buluyorsunuz, onlara bizim hakkımızı veriyorsunuz. Fakirin, 85 milyonun hakkını 853 bin tane adama verdiniz; 100 milyar dolara mal oldu. Kim denetlememişse onlar ödesin. Şimdi devlet yönetim görevini yapamadı diye, zamanında uyarılara kulak kapadı diye, bu işler böyle olup biterken vazifelerini savsakladı diye kaç bin kişi fonda? 460 bin kişi. Bire bin kazanma hevesiyle girdikleri yerde insanların bire bin kaybedebileceklerini bilmeleri gerekir. Bu milleti bire bin kazanma şehvetine düşürürken bunu nasıl yaptığınızı da fark edemezsiniz. Nasıl düşürdünüz bu milleti? Denetlemek zorunda olduğunuz firmaları denetlememişsiniz. Sizi uyarırken, uyaran iktisatçılara, finansçılara hakaret ettirmişsiniz. En son yurt dışından gelen uyarılar yüzünden mevzunun buraya geldiğini de aslında gizleyememişsiniz, mevzu patlamış. Şimdi ödemeleri nasıl yapacaksınız? Milletin üzerinden mi yapacaksınız, milletin omuzlarına mı bırakacaksınız? Bin sene yaşasa borsaya girecek parası da imkânı da hevesi de olmayan adamlara... Bu bire bin kazanma hevesinde olup borsaya paralarını, mallarını kaptıranları bize mi ödeteceksiniz? Bu fon şirketleri ödesinler! Denetlemek zorunda olanlar ödesinler bunu! Kim denetleyecekse, kim denetlememişse onlar ödesin.








