Yazarımız Emin Çölaşan SÖZCÜ TV’de değişen Türkiye’yi ve gazeteciliği anlattı: Medya ile ilgili olarak her şey beni düşündürüyor. Bende ve bütün toplumda endişe yaratıyor. Yani olacak şey değil. Bu olayları yaşayacağımızı biz hiçbir zaman bilemezdik. Öngöremezdik.
Sayın Çölaşan, yazınızda "Türkiye sürprizler ülkesine dönüştü" vurgunuz vardı. Halk TV'ye kayyum atandığını gördük ve bunu da bir sürpriz olarak değerlendirdiniz. Bu noktada sizi en çok düşündüren, belki de sizi en çok endişelendiren başlık, konu neydi?
Medya ile ilgili olarak her şey beni düşündürüyor ve endişe yaratıyor bende. Sadece bende değil bütün toplumda yaratıyor. Yani olacak şey değil çünkü bu yaşadıklarımız. İşte gazetedeki yazımda da onu biraz aktarmaya çalıştım. Bu olayları yaşayacağımızı biz hiçbir zaman bilemezdik. Öngöremezdik. Ama oldu. Yani diyoruz ki her sabah kalkınca 'vay be bu da mı oldu?' Hayretle birbirimize soruyoruz. Gerçekten öyle hem de biz gazeteci olduğumuz halde aklımız mantığımız bu işleri almıyor. Yasalar da öngörmüyor böyle bir şeyi zaten. Ve bu şekilde gidiyor. İş nereye varır, nasıl biter, onu hep beraber göreceğiz. Şu anda bilemiyoruz yani.
Emin Çölaşan, Bala Ateş Irmak’ın sorularını yanıtladı.
Yazınızda muhalif medya açısından bir gözdağı dediniz Halk TV'ye kayyum için. Halk TV'de yaşananlara baktığımız zaman, bunu sadece Halk TV özelinde mi değerlendirmeliyiz?
Tabii ki daha geniş bir anlam taşıyor. Çünkü sadece Halk TV değil. Bugün Halk TV, yarın belki Sözcü TV, öbür gün bilmem ne TV. Sadece TV'ler de değil, gazeteler ne olacak? Yani bugün gazeteleri de iflas durumuna sürüklüyorlar. Yani iki tane yönelim aldın mı zaten her şey bitiyor. İtiraz edecek güç yok. Hiçbir şey yok memlekette. Yani sade televizyonlar değil, televizyonda daha kolay tabii bu iş. Televizyonda birisi canlı yayında çıksın, mesela ağzından bir küfür çıksın kazara, anında önlem alıyorlar. Gazetede biraz daha zor. Mahkemeye falan gideceksin, orada bir takım şeyler olacak. Oradan sanıyorum ürküyorlar biraz iktidar olarak yani.
Burak Akbay bizim patronumuz. Ve onu yazmıştım, bence çok önemli bir olaydır. Çünkü Burak Akbay, Türkiye’de gazeteci olan, tırnak içinde söylüyorum, gazeteci olan, gazete patronu olan tek gazeteci. Böyle şey olur mu ya? Hepsi dolmuşlar dışarıdan, iş adamları, holding sahipleri, içlerinde bir tane gazeteci yok. Bütün gazetelere bak. SÖZCÜ GRUBU dışında, gazeteci olan bir tane patron yok. E bunlar doğal olarak kendi işleriyle uğraşıyorlar. Kendi çıkarları doğrultusunda. Burak Akbay bugüne kadar ne bir devlet ihalesine girdi, ne herhangi bir leke sürüldü üzerine. Ve sadece ve sadece gazeteci. Rahmetli babası da Ertuğrul Akbay, o da gazeteciydi. Demek aileden gelen bir durumları var, çok iyi bir, olumlu bir durum tabii. Burak Akbay’ın durumu da bu. Yani medya bugün iş adamlarına emanettir. Hikaye budur.
Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.
Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.
Öne çıkan başlıklar
- Yazarımız Emin Çölaşan SÖZCÜ TV’de değişen Türkiye’yi ve gazeteciliği anlattı: Medya ile ilgili olarak her şey beni düşündürüyor. Bende ve bütün toplumda endişe yaratıyor. Yani olacak şey değil. Bu olayları yaşayacağımızı biz hiçbir zaman bilemezdik. Öngöremezdik
- Sayın Çölaşan, yazınızda "Türkiye sürprizler ülkesine dönüştü" vurgunuz vardı. Halk TV'ye kayyum atandığını gördük ve bunu da bir sürpriz olarak değerlendirdiniz. Bu noktada sizi en çok düşündüren, belki de sizi en çok endişelendiren başlık, konu neydi?
- Medya ile ilgili olarak her şey beni düşündürüyor ve endişe yaratıyor bende. Sadece bende değil bütün toplumda yaratıyor. Yani olacak şey değil çünkü bu yaşadıklarımız. İşte gazetedeki yazımda da onu biraz aktarmaya çalıştım. Bu olayları yaşayacağımızı biz hiçbir zaman bilemezdik. Öngöremezdik. Ama oldu. Yani diyoruz ki her sabah kalkınca 'vay be bu da mı oldu?' Hayretle birbirimize soruyoruz. Gerçekten öyle hem de biz gazeteci olduğumuz halde aklımız mantığımız bu işleri almıyor. Yasalar da öngörmüyor böyle bir şeyi zaten. Ve bu şekilde gidiyor. İş nereye varır, nasıl biter, onu hep beraber göreceğiz. Şu anda bilemiyoruz yani
- Emin Çölaşan, Bala Ateş Irmak’ın sorularını yanıtladı
Neden önemli?
7 kelime için gazeteci tutuklamak inanılmaz başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak