Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı köy ve mezralarda üzüm hasadının sona ermesiyle pekmez mesaisi başladı. Köylülerin imece usulü hazırladığı doğal üzüm pekmezi, dedelerinden miras geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Üretici Erkan Özer, pekmezi, büyük emekle hazırlayıp Türkiye'nin değişik illerinde satışa sunduklarını ifade etti.
Bitlis'in Hizan ilçesinde çok sayıda üzüm bağına sahip köy ve mezralarda, bağ hasadı sonrası pekmez üretimi için yoğun çalışma yürütülüyor. Asırlardır sürdürülen gelenek, bölge halkının kültürel mirasının önemli bir parçası olarak yaşatılıyor.
Hizan ilçesi Akşar köyü Kılavuz mezrasında yetiştirilen yöreye özgü siyah üzümler, hem sofralık olarak tüketiliyor hem de ihtiyaç fazlası ürünler, pekmez yapımında değerlendiriliyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan pekmez, bölgenin öne çıkan lezzetleri arasında yer alıyor.
Pekmez yapımında ilk olarak bağlardan toplanan üzümler, havuzlarda çizmelerle çiğnenerek sıkılıyor. Elde edilen üzüm suyu, mayalama amacıyla kullanılan beyaz toprakla karıştırılıyor. Ardından dinlendirilen üzüm suyu, büyük kazanlara alınıp saatlerce kaynatılıyor. Yaklaşık 5-6 saat süren işlemin sonunda koyulaşan üzüm suyu, pekmeze dönüşüyor. Hizan ilçesindeki 13 köyde sürdürülen üretim, özellikle hasat döneminde köylerde hareketliliğe neden oluyor. Üretimin her aşamasında geleneksel yöntemlerin korunması, geçmişten günümüze uzanan kültürün güncel kuşaklara aktarılmasını sağlıyor.
Mezrada geleneksel yöntemlerle üzüm pekmezi üreten Erkan Özer, üzüm bağlarının bakımından hasada, sıkım işleminden kaynatmaya kadar tüm aşamaları dedelerinden öğrendikleri yöntemlerle gerçekleştirdiklerini konuşmasında değindi.
Üzüm bağlarında budama ve çapalama işlemlerini doğal yöntemlerle yaptıklarını belirten Özer, “Sonbaharda hasadını gerçekleştirdiğimiz üzümleri mezraya getirip sıkıyoruz. Elde edilen üzüm suyunu bidonlarda mayalanmaya bırakıyoruz. Mayalama sürecinin ardından üzüm suyunu kaynatıp kazanlara alarak pekmeze dönüştürüyoruz. Yaklaşık 100 kilogram üzüm şırasından 30-35 kilogram pekmez elde ediyoruz" dedi.
Üretimin ardından pekmezi dinlendirdiklerini ve kaplara doldurup satışa hazırladıklarını ifade eden Özer, ürünleri Türkiye’nin farklı illerine gönderdiklerini ifade etti.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı köy ve mezralarda üzüm hasadının sona ermesiyle pekmez mesaisi başladı. Köylülerin imece usulü hazırladığı doğal üzüm pekmezi, dedelerinden miras geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Üretici Erkan Özer, pekmezi, büyük emekle hazırlayıp Türkiye'nin değişik illerinde satışa sunduklarını ifade etti
- Bitlis'in Hizan ilçesinde çok sayıda üzüm bağına sahip köy ve mezralarda, bağ hasadı sonrası pekmez üretimi için yoğun çalışma yürütülüyor. Asırlardır sürdürülen gelenek, bölge halkının kültürel mirasının önemli bir parçası olarak yaşatılıyor
- Hizan ilçesi Akşar köyü Kılavuz mezrasında yetiştirilen yöreye özgü siyah üzümler, hem sofralık olarak tüketiliyor hem de ihtiyaç fazlası ürünler, pekmez yapımında değerlendiriliyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan pekmez, bölgenin öne çıkan lezzetleri arasında yer alıyor
- Pekmez yapımında ilk olarak bağlardan toplanan üzümler, havuzlarda çizmelerle çiğnenerek sıkılıyor. Elde edilen üzüm suyu, mayalama amacıyla kullanılan beyaz toprakla karıştırılıyor. Ardından dinlendirilen üzüm suyu, büyük kazanlara alınıp saatlerce kaynatılıyor. Yaklaşık 5-6 saat süren işlemin sonunda koyulaşan üzüm suyu, pekmeze dönüşüyor. Hizan ilçesindeki 13 köyde sürdürülen üretim, özellikle hasat döneminde köylerde hareketliliğe neden oluyor. Üretimin her aşamasında geleneksel yöntemlerin korunması, geçmişten günümüze uzanan kültürün güncel kuşaklara aktarılmasını sağlıyor
Neden önemli?
Bitlis'te asırlık pekmez geleneği başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak