Kerguelen Takımadaları’na 1874 yılında gıda kaynağı olması amacıyla bırakılan tavşanlar, adadaki tek C vitamini deposu olan endemik Kerguelen lahanasını yok olma noktasına getirdi. Kontrolsüz çoğalan tavşanlar, adanın ekolojik dengesini bozuyor...
Tavşanların aşırı çoğalması sonucu, denizcileri iskorbüt hastalığından koruyan ve bölgeye özgü tek bitki olan Kerguelen lahanası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
1874 yılında Britanyalı denizciler, olası gemi kazalarında karaya çıkan kazazedelerin beslenme ihtiyacını karşılamak amacıyla Kerguelen Takımadaları’na tavşan bıraktı. Ancak doğal yırtıcının bulunmadığı ve bitki örtüsünün otoburlara karşı savunmasız olduğu adada tavşan popülasyonu hızla kontrolden çıktı.
Gelişimi oldukça yavaş olan ve yüksek miktarda C vitamini içermesi nedeniyle geçmişte iskorbüt hastalığı tedavisinde kullanılan Kerguelen lahanası (Pringlea antiscorbutica), tavşanların yoğun otlatması nedeniyle adanın büyük bölümünde silindi. Günümüzde söz konusu bitki türünün sağlıklı örneklerine yalnızca tavşanların ulaşamadığı dik kayalıklarda ve çevre adacıklarda rastlanabiliyor.
Tavşan istilası adadaki Azorella gibi diğer yerli bitki türlerini de olumsuz etkiledi. Ortaya çıkan ekolojik boşluğu ise işgalci bir tür olan Acaena magellanica kapladı. Bitki örtüsünün tahrip olması, bölgedeki şiddetli rüzgar ve yağmurlarla birleşerek toprak erozyonunu hızlandırdı ve deniz kuşlarının üreme alanlarına zarar verdi. Ayrıca 1956'da adaya getirilen kediler, tavşanlarla beslenerek çoğaldı ve adadaki biyolojik dengeyi daha da karmaşık bir hale getirdi.
Gelişmeler üzerine yetkililer, geçmişte serbestçe toplanan Kerguelen lahanasını koruma altına alarak tüketimini kesin olarak yasakladı. Bölgede başlatılan ekolojik restorasyon projeleri kapsamında, örneğin Yeşil Ada'da tavşanların temizlenmesiyle yerli bitki örtüsünün yeniden canlanmaya başladığı bildirildi.









