Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınları bulunanlar feryat ediyor

25°C Kapalı İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Pla

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Günün notu | Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınları bulunanlar feryat ediyor

25°C Kapalı İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Geminin ikinci kaptanı Rahmi Temel’in kızı Merve Temel, arama çalışmalarının istedikleri gibi ilerlemediğini söyledi. 40 gün öncesine dönen Temel, “Geminin yeri 4 Eylül’de tespit edilince, mürettebatın -ben dahil- yakınlarını, arama çalışmalarında görev alan TCG Akın’a davet ettiler. İstanbul Valisi vardı, komutanlar vardı. Bize, ‘Geminin yerini tespit ettik ama bunu çıkaracak olanak bizde yok’ dediler. Buna çok şaşırdık. ‘Bu çıkarılamaz’ deyip kabullenmemizi mi bekliyorlardı? Biz ise hazırlıklı gitmiştik, mühendislerle konuşmuştuk, gemiyi çıkarmanın nasıl mümkün olduğunu onlara anlattık. Dünyada bunun örnekleri var. Ardından Vali, Ulaştırma Bakanlığına talebimizi ileteceğini söyledi” diye konuştu. Daha sonra Bakanlığın bu çalışmayı yapabilecek bir firmaya ulaştığını belirten Temel, “Uzaktan kumandalı araçlarla (ROV) görüntüler aldılar ve bizi toplantıya çağırıp ‘Bu gemiyi çıkaramayacağız çünkü bir kısmı 720 metrede çamura batmış’ dediler” sözlerini sarf etti.

Temel, bu noktada, aynı günlerde Kuzey Kıbrıs açıklarında 554 metre derinlikte batan feribotu anımsatarak, “Orada kaybolanların neredeyse tamamının naaşına ulaşıldı. Bunu ve orada yapılan çalışmaları yetkililere söylediğimizde, ‘Kıbrıs berrak, yukarıdan bakınca aşağıyı görüyorsun. Orada daha kolay’ dediler. Evet, Marmara daha derin, daha bulanık ve demirler var. Ama daha zor diye hiç denenmeyecek mi? Yalnızca deniz yüzeyi taraması yapılıyor, yüzeye cenaze çıkarsa diye… Deniz dibine bakılmıyor. Mesela bizde güvertede 3 kişinin görüldüğünü sanıklar söylüyor. Diyelim ki çeşitli araçlar yardımıyla geminin demirleri kesilmeyecek ve içine bakılmayacak… Ama bir kişi bile güvertedeyse, onların dip taramasında bulunma ihtimali var” diye konuştu. Bunlara karşın Temel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 17 Eylül’deki açıklamalarını üzüntüyle anımsattı: “Denizden artık bir insan çıkarma ihtimalimiz zor gözüküyor. Arama kurtarmaya devam edeceğiz (...) Geminin çıkarılmasını beklemeyeceğiz. Bu mümkün değil”.

Babasının hayatından da bahseden Merve Temel, “İki kız babasıydı. 61 yaşındaydı ama kardeşim Almanya’da yaşıyor diye Almanca öğrenmeye çalışıyordu. Çok fitti, sportifti. Bizle her şeyi yapardı. Birlikte koşardık, denizde yüzerdik, tatile çıkardık. Hayat dolu bir adamdı. Çok tatlıydı, bize çok düşkündü. Biz de ona çok düşkündük. Onu çok özlüyoruz. Böyle saçma, absürt bir kazada onu kaybetmek, naaşına bile ulaşamamak çok yıpratıyor bizi. Normal hayatımıza dönemiyoruz” diye konuştu.

Geminin aşçıbaşı Abdülbaki Mirzaoğlu’nun amcası Recai Yılmaz ise 2 Eylül’den beri AFAD’ın Silivri’de kurduğu kriz masasından gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, “Gemiye müdahale edilmedi, deniz dibi tarama yapılmadı. AFAD yetkilileri bize 2-3 gün önce, ‘İki gemi bir denizaltı gelecek, çalışma yürütecek’ dedi. O biraz heyecan yarattı. Hep bunu istedik. Hâlâ bunu talep ediyoruz. 9 insanın her birinin bir ailesi, sevenleri, çevresi var. Kiminin eşi, çocukları, kiminin nişanlısı, kiminin babası, kiminin kardeşi… Böyle olunca ister istemez buradan kopamıyoruz. Kopabilmemiz için en azından naaşlarını almamız gerekiyor. Naaşlarına kavuşup onlara bir bayram günü, bir cuma günü mezarları başında Fatiha okumak... Mezarlarına dokunabilmek için metanetle bekliyoruz” dedi.

Toplumu duyarlı olmaya çağıran Yılmaz, “Benim yeğenim 48 yaşındaydı. 7 ay sonra emekli olacaktı. Bunca yıl emek verdi. Bir sürü planı vardı. Bu kaza belki on aileyi ilgilendiriyor ama aslında çok daha büyük bir olay. Allah göstermesin, binlerce insanın içinde bulunduğu bir turizm gemisi de olabilirdi. Ülkenin hali çok daha kötü bir durumda olurdu. Deniz işletmeciliğinin eksiklerinin giderilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Merve Temel de, Tuğberk İmamoğlu gemisinin takip cihazının (AIS) bozulmuş olduğunu anımsatarak, “Bu, bilirkişi raporunda söyleniyor. Sistemin bozulduğunu kıyı emniyeti trafik hizmetleri tespit etmeliydi. Radardan görebilirdi. Burada bir ihmal var” diye konuştu.

Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.

Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.

Kısa özet

  • 25°C Kapalı İstanbul Dolar 49,34 Euro 55,28 Sterlin 65,15 Bitcoin 4.026.846,81 Gram Altın 6.616,40 Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
  • Geminin ikinci kaptanı Rahmi Temel’in kızı Merve Temel, arama çalışmalarının istedikleri gibi ilerlemediğini söyledi. 40 gün öncesine dönen Temel, “Geminin yeri 4 Eylül’de tespit edilince, mürettebatın -ben dahil- yakınlarını, arama çalışmalarında görev alan TCG Akın’a davet ettiler. İstanbul Valisi vardı, komutanlar vardı. Bize, ‘Geminin yerini tespit ettik ama bunu çıkaracak olanak bizde yok’ dediler. Buna çok şaşırdık. ‘Bu çıkarılamaz’ deyip kabullenmemizi mi bekliyorlardı? Biz ise hazırlıklı gitmiştik, mühendislerle konuşmuştuk, gemiyi çıkarmanın nasıl mümkün olduğunu onlara anlattık. Dünyada bunun örnekleri var. Ardından Vali, Ulaştırma Bakanlığına talebimizi ileteceğini söyledi” diye konuştu. Daha sonra Bakanlığın bu çalışmayı yapabilecek bir firmaya ulaştığını belirten Temel, “Uzaktan kumandalı araçlarla (ROV) görüntüler aldılar ve bizi toplantıya çağırıp ‘Bu gemiyi çıkaramayacağız çünkü bir kısmı 720 metrede çamura batmış’ dediler” sözlerini sarf etti
  • Temel, bu noktada, aynı günlerde Kuzey Kıbrıs açıklarında 554 metre derinlikte batan feribotu anımsatarak, “Orada kaybolanların neredeyse tamamının naaşına ulaşıldı. Bunu ve orada yapılan çalışmaları yetkililere söylediğimizde, ‘Kıbrıs berrak, yukarıdan bakınca aşağıyı görüyorsun. Orada daha kolay’ dediler. Evet, Marmara daha derin, daha bulanık ve demirler var. Ama daha zor diye hiç denenmeyecek mi? Yalnızca deniz yüzeyi taraması yapılıyor, yüzeye cenaze çıkarsa diye… Deniz dibine bakılmıyor. Mesela bizde güvertede 3 kişinin görüldüğünü sanıklar söylüyor. Diyelim ki çeşitli araçlar yardımıyla geminin demirleri kesilmeyecek ve içine bakılmayacak… Ama bir kişi bile güvertedeyse, onların dip taramasında bulunma ihtimali var” diye konuştu. Bunlara karşın Temel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 17 Eylül’deki açıklamalarını üzüntüyle anımsattı: “Denizden artık bir insan çıkarma ihtimalimiz zor gözüküyor. Arama kurtarmaya devam edeceğiz (...) Geminin çıkarılmasını beklemeyeceğiz. Bu mümkün değil”
  • Babasının hayatından da bahseden Merve Temel, “İki kız babasıydı. 61 yaşındaydı ama kardeşim Almanya’da yaşıyor diye Almanca öğrenmeye çalışıyordu. Çok fitti, sportifti. Bizle her şeyi yapardı. Birlikte koşardık, denizde yüzerdik, tatile çıkardık. Hayat dolu bir adamdı. Çok tatlıydı, bize çok düşkündü. Biz de ona çok düşkündük. Onu çok özlüyoruz. Böyle saçma, absürt bir kazada onu kaybetmek, naaşına bile ulaşamamak çok yıpratıyor bizi. Normal hayatımıza dönemiyoruz” diye konuştu

Neden önemli?

Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınları bulunanlar feryat ediyor başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →