Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir. Çin’in küresel boyutta jeopolitik amaçları vardır. Kendisini “dünyanın merkezi”.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir. Çin’in küresel boyutta jeopolitik amaçları vardır. Kendisini “dünyanın merkezi” olarak tanımlayan Çin, farklı bir dünya düzeni kurmayı ve son düzenin lideri olmayı istemektedir. Çin bu amacına ulaşmak için ABD ile rekabet etmek zorundadır. Çin, “ağır bir çarpışmaya girmeden ABD’ye üstünlük kurma”çabasındadır. Bu yaklaşım, Çin’in stratejik kültürünün gereği olan “dolaylı tutum” stratejik anlayışının yansımasıdır.
Çin’in uzun vadeli kalkınma, iç cepheyi tahkim etme, güçlenme ve jeostratejik hedeflerine erişme gayretleri için zamana gereksinimi vardır. Çin’in ABD’ye karşı en önemli silahı zamandır. Çünkü, zaman Çin’in lehine, ABD’nin aleyhine çalışmaktadır. Zamanı silah gibi kullanmak için gerekli olan ‘’stratejik sabır’’ zaten Çin’in stratejik kültüründe, stratejik aklında mevcuttur. Stratejik sabır ABD ile diyaloğu gerektirmektedir. İşte bu nedenle de Şi (Cinping) zirvede Trump’ı diyaloğa ikna ederek zaman kazanmaya çalışmıştır.
Şi Cinping’in zirvede yaptığı konuşmada kullandığı “Stratejik istikrar için yapıcı ABD- Çin ilişkisi kurulmalıdır”, “Çin ve ABD rakip değil ortak olmalıdır”, “Çin ulusunun büyük yeniden doğuşu ve Amerika’yı yeniden büyük yapmak düşünceleri birlikte ilerleyebilir” ifadeleri, Çin’in zaman kazanmak için ABD’yi diyaloğa davet çabalarıdır.
Şi Cinping liderliğindeki Çin, iddialara göre, ABD’nin kurduğu kurallara dayalı düzene karşıdır ve uluslararası sistemin kurallarını değiştirmeyi, çok kutuplu, egemenlik odaklı son bir düzenin kurulmasını amaçlamaktadır. Şi Cinping, tek taraflı üstünlüğü, özellikle de ABD ve Batı üstünlüğünü reddeden, çok kutupluluğun oluşturduğu küresel dengeleri savunan, müdahaleci dış politikalara karşı çıkan, devletlerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü esas alan, reforme edilmiş BM’yi, alternatif küresel finans ve yönetim mimarisinin inşa edilmesini, kalkınma odaklı dünya düzenini istemektedir.










